Posts tagged: Photography

Berlin Berlin

By , April 17, 2012 10:38 am

 

Berlin Berlin!

Çok kısa bir Berlin seyahati vardı geçen haftasonu. Çok severim Berlin’i en son altı yıl önce fırsat olmuştu gezmek, çok az şehir bu kadar şaşırtabilir insanı avrupa içinde. Neyse lafı fazla uzatmak niyetinde değilim o nedenle fotoğraflara yavaştan geçelim diyorum müsaitseniz. Kısa seyahatlerde yanıma Nikon ve tüm aksamını alamıyorum bu durumda kurtarıcım küçük Olympus E-PL1 devreye giriyor. Bu fotoğraflar da onunla çekildi, sayıca fazlalar ama keşke daha da fazla olabilselerdi.

Gospodi pomogi mne vyzhit etoi smertelnoi lyubvi!

Господи ! Помоги мне выжить среди этой смертельной любви!

Tanrım, bu ölümcül sevginin arasında hayatta kalmama yardım et! Leonid Breznev, doğu alman komünist partisi genel sekreteri Eric Honecker’i kardeşçe öpüyor. Bölünmüş Almanya ve bölünmüş Berlin’in en güzel simgelerinden birisi, bu sahne Dimitry Vrubel tarafından 1990 yılında duvarın bir parçasına resmedilmiş. Duvar artık yok, bazı parçaları şehrin bazı yerlerinde sergileniyor ama duvarın izleri her yerde. Silinmeleri için bir kaç nesil geçmesi gerek.

 
Check Point Charlie

Soğuk savaş döneminin simgelerinden Charlie Nizamiyesi ya da Checkpoint Charlie, doğu ve batı arasında duvar çekilmişken kullanılan üç  kapıdan birisi, şimdi yerinde bir kopyası duruyor, orada bekleyen üniformalı adamlarla fotoğraf ektiriyor turistler, nostaljik bir durum söz konusu, benim ilgimi ise fotoğraf çektirirken kullandıkları şapkalar daha çok çekti, klasik rus askeri şapkaları dışında yeşil nefteli Pogranvoiska (Sınır birlikleri) şapkaları çekti. Neyse yolculuğumuz devam ediyor, Charlie Nizamiyesi, kontrol noktası ya da adına her ne derseniz deyin, oradan Friedrichstrasse boyunca yürüyoruz amacımız Brandenburg kapısına ulaşmak. Avrupa’da bir yerlerde yürürken dikkatli olmak gerek.

 

Davicso Asriel - Stolperstein

Burada cadde boyunca yürürken tertipli düzenli kaldırım taşları içinde parlak bir metal yüzey dikkatimi çekiyor. Yazı şöyle diyor: “Davicso Asriel burada oturdu, doğumu 1882. 25 Ocak 1942′de sınırdışı edildi, Riga’da öldürüldü.” Bu yazının olduğu metal plaka oldukça lüks bir mağazanın önündeki kaldırımda yer alıyor. Berlin’de bunlardan çok var, ismi Stolperstein (takılma, sendeleme taşı) aslında yaptığı da tam olarak bu, duygusal olarak sendeliyorsunuz. Bir zamanlar burada Davicso Asriel’in evi varmış, Asriel kürk tüccarıymış, Berlin  Türk-Yahudi cemiyetinin eski başkanıymış, apar topar evinden koparılıp kilometrelerce uzakta öldürülen 6 milyon yahudiyle aynı kaderi paylaşıyor. Bunu yolda yürürken gırtlağınıza çaktığı için sendeletiyor sizi bu taş. Bu ve benzeri taşlar Günter Demnig isimli bir sanatçının projesi konuyla ilgili şurada bir haber var.
 

Brandenburger Tor - Protesters

Yolun sonu beni Brandenburger Tor’a (Brandenburg kapısı) getiriyor, burası Berlin’in en sevdiğim yerlerinden birisi, Tripadvisor’da burası ile ilgili yorum yapanlar “Hayal kırıklığına uğradık, alt tarafı bir kapı!” mealli şeyler yazmışlar, evet alt tarafı bir kapı ama bence üst tarafı da bir kapı. Yani beklentilerinizi insancıl boyutlarda tutar ve Brandenburg kapısından başka galaksilere portal açmasını beklemezseniz aradığınızdan çok fazlasını sunacaktır size. Burada geçirdiğim 2 saat zarfında mükemmel bir techno-trance müzik eşliğinde Tacheles sanat evi’nin boşaltılması kararını protesto eden insanları, inanılmaz bir dans gösterisini, gitar eşliğinde kendi bestelerini çalan bir müzisyeni, Darth Vader’ı ve Doğu Alman sınır polislerini izleme fırsatım oldu. Bir saniye sıkılmak mümkün değil.
 

Memorial to the Murdered Jews of Europe

 
 Kapıdan geçip sola doğru 200 metre kadar yürürseniz karşınıza Avrupa’nın katledilen yahudileri için yapılan anıt çıkacaktır. Burası değişik boyutlarda ve yüksekliklerde 2711 adet beton stelden oluşan bir anıt, topoğrafyası da bir labirent oluşturuyor. Yeraltında da yukarıdaki topoğrafyanın izlerinin devam ettiği bir müze var. Anıtın karmaşık ve ilginç bir hikayesi var yukarıdaki wikipedia linkinden okuyabilirsiniz. Müze ise insanı derinden sarsacak şeylerle dolu.
 

Portraits - Etty Hillesum

 Müze içerisinde Nazi vahşetinin kurbanları olan milyonlarca insanın arasından Etty Hillesum gibi günlükler tutanların hikayelerini ve sistematik yoketmenin dehşetini okuyabiliyorsunuz. Burası yüreğinizi burkacak ama buna benzer olayların bir daha olmaması için insanların bütün gerçekleri öğrenmesi gerek. Herkes kendi şeytanlarıyla yüzleşmeli.

Bride of Kyme

 Buradan yolumuz Bergama Müzesi’ne düşecek, orada Bergama, Milet, Yazılıkaya, Babil gibi yerlerden Berlin’e gelmiş bir çok eseri göreceksiniz, içiniz burkulacak, size tavsiyem önce müzeyi gezip sonra ASISI panoraması’nı gezmeniz o zaman çok daha etkileneceksiniz. Müzede bir çok şaheser var ancak beni en çok etkileyenlerden birisi yukarıdaki gelin heykelciği. Bu heykel İzmir – Aliağa antik Kyme kentinden buraya gelmiş. Daha önce iş gereği defalarca dolaştığım Kyme’den bir eseri burada görmek ilginç.

Son olarak uzun bir yürüyüşle Bundestag’a geliyoruz, buradan en yakındaki birahaneye ulaşıp weizbier gezegenine ışınlanmadan önce parkta devasa baloncuklar yapan adamcağızı huzurla seyrediyorum.

 

Bubblemaker

 

 dev baloncuklar havada süzülüyor, yorgunluk yerini huzura bırakıyor.
 
Berlin’e gelin gerçekten insanı sarsan bir şehir burası.
 
Namaste,
 
PS: Fotoğrafları farklı bir linkte açarak büyük hallerini de görebilirsiniz.
PPS: Arkadaşlarımı arayamadım, kızmasınlar bir dahaki sefere daha uzun geleceğim o zaman ararım :)

Hypselodoris infucata

By , February 9, 2012 2:47 pm
Hypselodoris infucata _ Lembeh Indonesia
 
Hızla ilerleyen 2012 senesinin Şubat ayı içerisinde eski fotoğrafları karıştırıp tür tespitleri için debelenirken bu fotoğraf karşıma çıktı. En son Endonezya – Lembeh seyahatinin deniz tavşanlarından birisi. Hypselodoris infucata dorid ailesinden bir deniz tavşanı ve Lessepsiyan göç sayesinde artık bizim sularımızda ve Kıbrıs‘ta da da bulunmakta. İlk başta bu türe çok benzeyen Hypselodoris festiva ile karıştıdığım bu dünya güzeli, festiva’nın Japonya’ya özgü endemik bir tür olmasından dolayı infucata olarak düzeltildi.
 
Diğer bazı nudibranchlerde olduğu gibi bu cicilerin de ilginç kimyasal savunma mekanizmaları var şöyle ki besinleri yoluyla aldıkları zehirli kimyasalları (nakafuran 8 ve 9 gibi) deri ve mucus taakalarında biriktirerek balıklardan korunuyorlar. Sualtı enteresan bir yer her canlının kendine özgü bir hayatta kalma stratejisi var.
 
Son olarak fotoğraf bilgilerini vereyim:
 
f29 1/200 @ISO 200
 
Namaste,
 
 

Bilim

By , January 18, 2012 11:51 am

Sualtı fotoğraflarının kullanılması ve fotoğrafçının emeğinin karşılığı ile ilgili Tony Wu’nun şurada güzel bir yazısı vardı hatta başka fotoğrafçılar tarafından başka dillere de çevirisi yapılmıştı. Profesyonel fotoğrafçı denilen ve hayatını bu işten kazanan insanların karşılaştığı en önemli sorunlardan birisidir bu. Basit bir fotoğraf karesi gibi görünen bir eserin (eser diyorum farkındaysanız) fotoğrafçıya olan maliyeti konusunda bir fikriniz olmayabilir. Olmak zorunda da değil ancak bir fotoğrafı ticari bir üründe kullanmak size gelir kazandıracaksa bu fotoğrafın kullanım bedeli asla bedava olamaz olmamalıdır.

 

Thunnus thynnus - Blue fin tuna

 
Bunun bir çok sebebi var ama ilk akla gelenler fotoğraf için yaptığımız ekipman yatırımı, o fotoğrafı çekmek için yapılan çalışma, okuma, öğrenme sürecinin maliyeti, fotoğrafın çekildiği yere yapılan seyahat ve yapılan dalışların maliyeti ve hepsinden önemlisi fotoğrafçının emeği söz konusu. Dünyanın öbür ucuna saatler bazen günler süren ve oldukça maliyetli seyahatler yapıp suyun metrelerce altında bazı durumlarda saatler süren çalışma sonucu çektiğiniz, çekebilmek için binlerce dolar ekipman yatırımı yaptığınız bir fotoğrafın birileri tarafından bedava kullanılmak istenmesi ya da bir adım ileri giderek utanmazca kullanılması insanı üzüyor.
 

Thaumoctopus mimicus - The mimic octopus - Indonesia

 Bu bilimsel yayın ya da doğa koruma – konservasyon organizasyonları için geçerli değil elbette ancak geri kalanlar için durum budur.

Dün Barcelona Üniversitesi’nden gelen bir fotoğraf talebi üzerine aklıma geliverdi bu okuduklarınız. Büyük predatörlerin trace elementler kullanılarak takip edilmesi ile ilgili bir makale için bir fotoğrafımı kullanmak istemişler, mutluluk duydum.

Namaste, 

Bir Macro Müptelasının İtirafları

By , October 5, 2011 3:48 pm

Bu gün yazmak istemiyorum, bir kaç fotoğraf karesi koyup gideceğim. Bir nevi “Bir arkadaşa bakıp çıkacağım” durumu yani. Aslında yazmak istiyorum da nedense gücüm yok kusuruma bakmayın. Hayat bu aralar çok dinamik, yetişme çabam sürüyor, durmayalım düşeriz modunda kürek çekmeye devam ediyorum.

Hermit Crab - Lembeh - Indonesia

 

Keşiş yengeçlerini seviyorum, gerçi bütün canlılar sualtında ekmeğinin peşinde ama keşiş yengeçleri daha bir kalender daha bir gün görmüş hayvanlar. Zaten bu evrim dedikleri acımasız süreçten çıkıp varlığını sürdürebilmek için bütün canlılar seksen takla atıyor.

Denizatı - Hippocampus hystrix - Lembeh

Evet, deniz atları da var mesela onlar da çok güzel canlılar, çok da kırılganlar. Bu hayvanları doğru düzgün fotoğraflamak çok zor mutlaka son dakikada kadrajı, kompozisyonu bozacak bir numara yaparlar bunlar. İlk Lembeh seyahatimde görmek istediğim yaratıklar listesi’nin (wishlist) en tepesinde denizatları vardı. Seyahatin 2. günü toplam 7. dalıştan sonra artık deniz atlarına dönüp bakmaz olmuştum. Her yerde envai çeşit deniz atı vardı.

Pigme Sübye - Pigmy cuttlefish - Lembeh

Fotoğraf sandığını deşelerken bir yandan yazıyorum, kusura bakmayın sakın. Mesela şu üstteki pigme sübye, çok oyuncu bir kardeşimiz 3cm ya vardır ya yoktur boyu. Şimdi bu arkadaş, bu karede örneğin, “Gelme, gelme fena yaparım, gelme dedim bak!” hareketini yapıyor. Tentaküllerin biri göğü biri yeri gösteriyor “Kako i na nebu tako i na zemlji” diyor gibi gibi. Ama RAW çekmenin önemini de anlatıyor aslında, bu fotoğrafı aslında eksik pozlamışım, 1EV kadar düzelttim RAW’dan çevrirken, JPG çeksek bu imkan olamazdı oysa ki.

Juvenile Boxfish - Lembeh - Indonesia

Sonra photoshop bilmek de önemli tabii, misal yukarıdaki fotoğrafta çok küçük ama fotoğrafın kalitesini bana göre olumlu etkileyen bir müdahale var. Sualtı fotoğrafçılığı’nın duayenlerinden Cathy Church sayesinde öğrendiğim bu ufak numara gerçekten çok işe yarıyor. Oldukça da basit tüm fotoğrafa az miktarda Filters > Noise > Dust and Scratches uygulayıp daha sonra History Brush ile sadece konuyu silerek eski haline getiriyoruz, sonra da istediğiniz yöntemle sharpening uyguluyoruz ve hop! Konu arka plandan soyutlanıyor.  Fotoğraf çekip de Photoshop ya da benzeri görüntü işleme programlarını dışlamak malesef imkansız.

Ghost shrimp - Pliopontoni furtiva - Lembeh

Yukarıdaki fotoğrafta görülen karides bir hayalet karides, ghost shrimp, Pliopontoni furtiva, bunlar genellikle bir tür anemonun içerisinde ve çift olarak yaşıyorlar, tehlike geldiği zaman anemonun ağzının içine yerleşiyorlar. İlk gördüğümde anemon karidesi öğle yemeği olarak seçti sanmıştım ama commensal hayatın bir aksiyonuymuş bu. Neredeyse şeffaf olan gövdesi yüzünden düzgün ışıklandırmak kolay değil, kayıtlara geçsin istedim. Yani hayvanı buldun, çök deklanşöre çat, çat, çat değil bu iş. Konuyu bul, yüzerliğini, havanı idare et, güvenlği elden bırakma, konuyu taciz etme, gereğinden fazla oyalanma, adam gibi fotoğraflar çekmeye çalış gerçekten zor zenaat.

Saron shrimp - Lembeh - Indonesia

Son konuğumuz ve kapanışı yapacak olan güzelimiz Saron karidesi, Saron marmoratus, uzun süredir istek listemde olan bir canlıydı, onunla da tanışmak kısmet oldu. Mutluyum. Bu arada şunu farkettim, Macro ve özellikle Lembeh alışkanlık yapmış bende. Dalış düşününce aklıma ilk gelen şey macro fotoğraf çekmek oluyor.
Tedavi falan mı olsam ne?
Namaste,

Değişiklik

By , August 15, 2011 12:31 pm

Yakın zamanda kısa ancak yorucu bir Amerika seyahati yaptık, 4 şehir gördük, 3 uçak ve 2 tren yolculuğu yaptık. Uzun zamandır görmediğimiz dostları görme şansımız oldu bir kısmını da görmek isteyip göremeden döndük malesef. Aşağıdaki fotoğraflar bu seyahatin izlenimleri ve herhangi bir önem sırası ya da ayrıcalık olmadan birazdan burada arz-ı-endam eyleyecekler. Her zaman sualtı yazacak değiliz ya bu sefer de böyle olsun ey okur.

Best Friend - Freedom Trail - Boston MA

İlk fotoğraf Boston – Massachusets – Freedom Trail dedikleri gezinti yolundan. Amerikan tarihi için önemli bir çok hadisenin geçtiği bölgeyi yürüyerek dolaştığınız bu güzergahta fotoğraftaki amcanın kırmızı ayakkabılarına ve köpeğine tav oldum. Bu arada en çok beğendiğim şehir de Boston oldu, birincilik telini izninizle Boston’a veriyorum. İki gün burada debelendikten sonra bir trene koyulup Providence – Rhode Island’a yola koyulmuştuk bile, kızımızı üniversiteden almak gibi önemli bir misyonumuz vardı.

Korean War Memorial - Providence - RI

 Trenden indikten sonra bir süre sağda solda dolaştık ve ders saati bitene kadar zaman öldürdük, sonra College Hill denilen tepeye tırmanarak üniversite avlusunda beklemeye başladık. Yol üzerinde Kore şavaşında ölenlerin anısına yapılan anıtı gördük, soluklanmak için beş dakika dururken yerde döşeli tuğlalarda yazan isimleri ve kaderlerini inceledik. O zavallılar sonlarının Providence’ta bir parkta yere çakılı bir tuğlaya kazınacak bir isim olacağını bilseler taa buralardan kalkıp Kore’ye giderler miydi acaba? Neyse, yolumuza devam ettik ve üniversite avlusuna ulaştık. Hava güzeldi ve sincaplar ortalıkta fink atıyordu. (Türk sincapları olsalar cirit atarlardı oysa Amerikan sincapları fink atmayı tercih ediyorlar. Bilmeyenler için ise Fink buralarda atılabilen bir şey). Bu sincapların akrabaları bir gün önce Harvard Üniversitesi’nin bahçesinde halay çekiyorlardı. Neyse daha ders saatinin bitmesine çok vardı ve zamanı etraftaki gençleri gözlemleyerek geçirdik. Bir süre sonra beklenen buluşma gerçekleşti, arkasından uzunca bir zamandır Providence’ta yaşayan dostlarımızı da ziyaret ettikten sonra Boston’a döndük bir sonraki macera yarın başlayacağı için erkenden yatmak gerekiyordu.

Hogwarts and Hogsmeade - Orlando FLA

Ertesi sabah bir uçağa atlayıp doğruca Orlando, Florida’ya yollandık çünkü öyle yapmamız gerekiyordu ve aklıevvel tüm insanların Ağustos ayında Florida hudutlarından çıkmalarına aldırış etmeden cesurca bir aldırmazlıkla kendimizi Orlando’da buluverdik. Hava cehennem gibi sıcak olmasından başka tamamen random bir şekilde yağan ve süresi belirsiz yağmurlar maceramızı başka boyutlara taşıyordu ama kararlıydık. Kissimee’de göl kıyılarında dolaşacak timsahlara selam söyleyecek Universal Studios’u karış karış gezecektik. Sayılı gün çabuk geçiyor dostlar, zamanımızın çoğunu geçirdiğimiz Hogwarts ve Hogsmeade atraksiyonlarının tadı damağımızdan silinmeden başka bir sabah erkenden kalkıp bizi New York’ a götürecek olan uçağa kurulmuştuk bile.

Too many instructions - New York NY

Isınamadığım tek şehir New York oldu, sanırım çok yaşlıyım burası için. İlk gün gökdelenlere bakmaktan boynum ağrıdı ve her tarafı sarmış olan trafik işaretleri ve insan kalabalığı resmen boğdu beni. Sabah dokuzda şehre ulaşmıştık ama otel odası saat 15.00 te boşalıyordu ve eşyaları otele bırakıp sokaklara dökülmekten başka yapacak bir şey de yoktu. Bu durum bolca gökdelen fotoğrafı çekmeme sebep oldu. Amerikalıların da çocuklarıyla ilgili dertleri varmış ve onları anlatan t-shirtler yapmışlar.

Complaining - New York NY

 Sokaklarda amaçsız bir şekilde yürümenin zevki kendisini yorgunluğa bırakmaya başlamıştı ki çift katlı hop-on  / hop off tur otobüslerini ve onları komisyon karşılığı pazarlayan Senegal’li kardeşlerimizi gördük. Otobüse kurulduk ve rehberin binalarla ilgili gerçekten ilgi çekici sunumunu dinleyerek Manhattan’ı turlamaya başladık.

Stairway to Heaven - New York NY

Değişik binalar, değişik fasadlar, değişik dokular sunuyordu şehir bize bu arada bu seyahat için yanıma aldığım eşimin kamerası Olympus Micro 3/4 E-PL1 hiç fena bir kamera değil diye düşündüm birden. Rehber abla binalarla ilgili gerçekten ilginç şeyler anlatıyordu.

Facade - New York NY

İki saatlik bu otobüs yolculuğu sırasında bir sürü ilginç şey öğrendim ve unuttum. Tura katılmadan Broadway’de Chicago müzikaline bilet almıştık ve sabah 4.00 ten beri ayakta olduğumuz için artık iyice yorulmuştuk. Trump Tower civarına geldiğimizde makinenin şarjı bitti aşağıdaki kareyi çekip makineyi kapattım.

Monolith - New York NY

Otobüs başlangıç noktasına geri döndüğünde odamız hazırdı, akşamki oyuna kadar güç topladık. Sonrasında oyunu seyrettik gerçekten inanılmazdı ve salon neden tıklım tıklım dolu anlaşılıyordu.

Şimdilik bu kadar, bir sonraki yazıda Türk’ün B&H Photo Video ile imtihanı var a dostlar.

Namaste,

Mind controlling alien parasites

By , July 13, 2011 5:07 pm

Aziz efendi’nin Lembeh tefrikalarının yeni bir bölümüyle karşınızdayız. “Ayı’nın on tane fıkrası vardır onu da armut üstüne” diye bir çok sevdiğim bir söz vardır, benim de dalış hikayelerimin içinde Lembeh’in ayrı bir yeri var. Kim bilir belki bir gün sadece Lembeh’e özel bir kitap bile yazabilirim. Neyse en son lembeh seferinde gördüğüm ilginç canlılardan birisi bu hikayenin konusu.

Alpheus frontalis with Rhizocephalan

Dalış rehberi yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz karidesi gösterdiğinde “Aaa yumurtaları var” diye düşündüm. Bir kaç kare fotoğrafını çektikten sonra da dalışa devam ettim. Döndükten sonra tür tayini için internet’i araştırırken ümlü sualtı fotoğrafçısı Tony Wu’nun blog‘unda şu yazıyla karşılaştım. yazıyı ve altındaki yorumları okuyunca fotoğrafta görülen karidesin altındakilerin yumurta değil de bir tür parazit organizmanın organları olduğunu anladım ve eldeki kaynakları kullanarak Rhizocephala denilen bu parazit canlıları araştırmaya koyuldum. Bu arada yukarıda linkini verdiğim yazı bir sene önce yazılmıştı.

Etimolojik açıdan bakacak olursak Rhizo kelimesi yunanca kök anlamına gelen Rhiza kelimesiznden geliyor cephala ise yine yunanca kafa anlamına gelen kefalos kelimesinden yani anlamı kök kafa. Konuk olduğu organizmadan suya salındıktan sonra günlerce serbest dolaşan bu tür karından bacaklılardan uygun bir örneğe bulaştığında ilk iş sindirim sistemine yerleşerek kendi hücrelerini enjekte ediyor ve gelişmeye başlıyor. Bulaştığı canlıyı salgıladığı kimyasallar vasıtasıyla kısırlaştırdıktan sonra onun karın kısmından tomurcuklanarak yumurta içeren organlarını dışarıya salıyor. Bu aşamada salgıladığı kimyasallarla kurbanını cinsiyetine bakmaksızın hamile olduğuna inandırıyor ve parazit organlara kendi yumurtaları gibi bakmasını onları korumasını sağlıyor. Erkek organlarla birleşen dişi parazit hücreler yumurtalar olarak suya salınıyorlar ve kurbanın içinden ikinci nesil parazitler ürüyor.

Korku filmi senaryosu gibi ama tümüyle gerçek. Konu ile ilgili şurada güzel bir yazı var ve Wikipedia‘da oldukça detaylı bilgiler içeriyor. Yani bu dünyada yengeç ya da karides olmak da kolay değil sen günlük hayatında business as usual gezip yengeçlik karideslik yaparken başkaları senin hayatını bitirmek için planlar peşindeler hem de öyle böyle değil. Bulaş, kısırlaştır, beynini kontrol et, üre, bırak ölsün gibi basit bir algoritma ama kompleks kimyasal ve fiziksel yöntemlerle. Yazıyı bağlarken aklıma son zamanlarda radyolarda kulağımı tırmalayan Katy Perry ve Kanye West şaheseri olan E.T. isimli şarkı geliyor. Uzaylıları aramak için fazla uzağa gitmemize gerek yok aslında.

Namaste,

PS: Konuyla azıcık ilgisi olduğu için bu tırt şarkıyı buraya koyduğum için pişmanım ama bir yemin ettim ki dönemem.

English Abstract:

Rants and ravings about a photograph that i took in Indonesia – Lembeh Straits. The photo is very similar to a photograph taken by famous underwater photographer Tony Wu in the link provided above. I too was thinking that the shrimp had eggs when i was taking the phot however reading the blog post in Tony Wu’s blog i have realised that it is in fact a shrimp infested by a Rhizocephalan parasite.

It is a small world even in Lembeh Strait.

Namaste,

Banggai Cardinalfish

By , July 8, 2011 9:53 am

Merhaba,

Şu şarkıyı dinleyerek başlıyorum bu yazıya, şarkı Moskva-Odessa Vladimir Vysotsky’nin sevdiğim şarkılarımdan birisi. Vladimir Vystostky sevdiğim rus ozanlarından biri tıpkı Okudzhava gibi Rosenbaum gibi. Bu şarkıları sevmek için rusça bilmenize gerek yok gerçi bilseniz daha da süper olur ama o kadar insani duygularla yazılmış şarkılar ki bunlar anlamasanız da size bir şeyler hissettirirler. Bazı zamanlar hayatımın azımsanmayacak bir kısmını geçirdiğim o soğuk ülkeyi özlüyorum hele şimdi tam da o zamanlar başımdan geçenleri yazmaya başlamışken eski dostları ve anıları hatırlayıp hüzünlenebiliyorum aptalca.

Neyse, Endonezya’dan döneli fazla olmadı sağ elimdeki hydroid yarası daha iyileşmedi dolayısıyla henüz kurumuş sayılmam ve bu gün sualtı konuşmak istiyorum geçmişi yad etmek değil. Bu seyahatte bir çok şaşırtıcı şey gördüm sualtında, bir sürü nadir ve hayranlık verici canlı ile karşılaştım (işte tam bu anda sanki bir kaşif edasıyla yazdığımı farkedip yazıdan nefret ediyorum ama kusuruma bakmayın) daha önceden çekmeyi planladığım canlıların da bir çoğunun iyi kötü fotoğrafını .çekebilme şansım oldu. Mesela geçen seyahatte ilk kez gördüğüm Mantis karidesinin (Peacock Mantis Shrimp – Odontodactylus scyllarus) şu fotoğrafını çekebildim.

Peacock Mantis Shrimp - Odontodactylus scyllarus - Eye detail

Bu canlının öylesine gelişmiş gözleri var ki bakışından kaçabilmek imkansız her iki göz de bağımsız olarak farklı farklı noktalara ve aynı anda birden fazla noktaya odaklanabiliyor. Bu canlının göz yapısı ve polarize ışığı görebilmesini inceleyen bilim insanları bu sayede yeni veri saklama yöntemleri geliştirmeye çalışıyormuş. Bu sefer bu canlıyı hem fotoğraflamayı hem de video görüntülerini çekmeyi başardım bir ara onları da göstereceğim. Ama asıl konumuz bu değil.

Konumuz Banggai Kardinal Balığı – Banggai Cardinalfish – Pterapogon kauderni, akvaryum ticaretinde çok tercih edilen bir cins olan bu balık aslında Endonezya’nın Banggai adasında endemik bir tür olarak yaşamakta iken akvaryum tacirleri tarafından bir şekilde Lembeh boğazı’na salınıyor asıl yaşam alanının 400 mil kuzeyine ve bu hareket sonucunda orada bulunan anemon balıklarını sindirerek kendisine bir yer ediniyor.  Korunması gerekli canlılar listesindeki bu balığı hayatının çeşitli evrelerinde değişik hayatta kalma stratejileri izlerken görmek mümkün örneğin ufak tefek yavrular deniz kestanelerinin dikenleri arasında düşmanlarından korunuyorlar.

Banggai Cardinal Fish Babies among Urchin Spikes

Bu fotoğraf şekil 1 A tadında oldu ama devam edelim, bu balıklar büyüdükçe anemonların arasında yaşayarak hayatlarını sürdürüyorlar. Güzel bir balık ve fotoğraflaması da göreceli olarak kolay. Ama konumuz bu değil, normal şartlar altında daha önceden defalarca fotoğrafladığım bu balık Lembeh gibi türlerin harman olduğu bir yerde çok da ilginç bir konu değil aslında. Ancak şöyle bir durum söz konusu burada sizin değil dalış rehberinizin ne gördüğü söz konusu ve rehberler o kadar tecrübeli ve o derece keskin gözlere sahip ki çoğu zaman gösterdikleri konunun ne olduğunu anlamakta zorladığım oluyor.

Son dalışların birisinde artık dalışın sonlarına doğru emniyet beklemesi yaptığımız sığlıkta rehber bana oradaki Banggai kardinal balıklarını gösteriyor. Ben başlangıçta ne olduğunu anlamıyorum ve bir süre rehberle bakışıyoruz.

Banggai Cardinalfish - Easter Egg Hunt

Evet, fotoğrafta sıradışı olan bir şey var bakalım fark edebilecek misiniz? Bakmakla görmek arasındaki fark tıpkı oyuncu ile oduncu arasındaki rehber ile dalıcı arasındaki fark gibi hepimiz bakıyoruz farkı görebilenlerimiz yaratıyor. Biraz durduktan sonra rehber denge yeleğinin cebinden bir yazı tahtası çıkartıp bir cümle karalıyor ve bana gösteriyor ve ben donup kalıyorum. Sonra bir yarım saat aşağıdaki fotoğrafı çekmeye uğraşıp tüpte 30bar hava kalınca dalışı bitirip çıkıyoruz. Aşağıdaki fotoğrafa bakıp sıradışı olanın ne olduğunu göremezseniz üzülmeyin çünkü fotoğraf hayalimdekinden çok uzak ama o an çekebildiğimin en iyisi ve kusur sizin değil benim.

Banggai Cardinalfish - Surprise surprise

Evet, fotoğrafta sıradışı olanın ne olduğunu hala bulamadıysanız şöyle söyleyeyim yazı tahtasında şu yazıyordu “BABIES IN MOUTH” (ağzında yavruları var) fotoğrafa da dikkatli bakarsanız balığın ağzında yavrularının gözlerini görebilirsiniz. Sualtında bu detayı görebilen fark yaratıyor. Tabii fotoğrafı çekebilmek sadece beceri değil şans da gerektiriyor çünkü balık sürekli hareketli ve ağzındaki yavruları koruyabilmek için sürekli alarm durumunda. Dalış bitiminde teknede havlulara sarınmış sohbet ederken rehberin balığın ağzında kaç yavru olduğunu söylemesi de ayrı bir hayret konusu.

Tabii bu sadece keskin görüş değil rehberin  o bölgede yaptığı 20000+ dalışın birikimlerinin de sonucu. İşte Lembeh bu yüzden güzel iyi bir rehberle daha da güzel. Bakmakla görmek arasındaki farka dair güzel bir yazı ve nefis fotoğraflar için vaktiniz varsa Çiğdem Cooper’ın şu yazısına da bakmanızı salık veririm.

Kendinize iyi bakın

Namaste,

PS: Ben yazı falan okumayayım, bana hikaye anlatma fotoğrafları göster yeter diyenler için fotoğraflar Kahvi Collective müzikleri eşliğinde aşağıda.

Critter Hunting in Lembeh Indonesia

 

Hayat devam ediyor.

By , April 26, 2011 1:25 pm
Umm Arouk

Umm Arouk - Southern Redsea

Evet dalmayalı uzun zaman oldu, o kadar uzun zaman oldu ki güneşte serilmiş dut pestilinden beter vaziyetteyim. Kurudum kaldım, kıpırdanamıyorum. Bir sürü irili ufaklı şey olup bitti ve olup bitmekte. Mesela yakında hazırlandığım bir kuşak sınavı var epey terletiyor bizleri bu aralar. Başlayıp yarım bıraktığım projeler var (LED fener, Ring light, Macro Light projeleri). Ekmek arası Tenoksikam’a mecbur eden sırt ağrıları var, arkadaşlarla başlayıp bitirdiğimiz bir öykü kitabı var “Asla Yalnız Yürümeyeceksin!” adında şurada haberi ve bizlerin bir grup fotoğrafı var.

Planladığım ama kursağımda kalan seyahatler, başlanan ve yarım kalan projeler, kaybettiklerim, yitip gidenler, çıkıp gelenler ve daha bir dolu şeyle birlikte ömrümüzün kum saatinden eksilen kumlar var. Deniz de var ama dalış eksik açığı çok acele kapatmak gerek. Fotoğraf iki yıl önce çıktığımız dalışlı deniz yolculuğundan bir güney kızıldeniz karesi. Kitap uzun zamandır uğraşamadığım ancak belli bir düzen içerisinde kendi kendine ağızdan ağıza yayılan bir konuya dönüştü. Hiç tanımadığım insanlardan çok olumlu geri dönüşler aldım kitapla ilgili ve bu beni çok ama çok fazla mutlu etti.

Kafamda iki yeni proje var bir tanesi küçük bir öykü kitabı; neredeyse doğduğu zamandan bu yana kızım için çeşitli yerlerde yazıp biriktirdiğim kendi hayatıma ve başımdan geçenlere dair kısa öykülerin toplanmasından oluşan Aziz Efendi’nin kısa tarihi. Diğeri ise son zamanlarda aklımda olan bir sergi+kitap projesi (daha fazla efor+para gerektiriyor) sanıyorum bu sene yapılacak seyahatten sonra şekillenecek.

Hayat devam ediyor, deniz uzaklardan sesleniyor ben dalacağım günün hayalini kuruyorum.

Kendinize iyi bakın,

Namaste,

Ghost pipefish

By , December 27, 2010 6:05 pm

Bu günkü konumuz ghost pipefish yani hayalet borubalıkları. Bali dalışları sırasında Tulamben yakınında gittiğim Seraya’s Secrets dalış noktasında bu balıklardan bolca fotoğraflamak şansına eriştim. İlk başta fark edilmeleri oldukça güç olan bu canlılar başaşağı yüzüş pozisyonları ve yaşadıkları ortama olan inanılmaz uyum (kamuflaj) yeteneği ile hayatta kalma savaşında bir avantaj elde ediyorlar.

Solenostomus paradoxus - Ornate ghostpipefish

Solenostomus paradoxus - Ornate ghostpipefish

 Bu fotoğraftaki örnek süslü hayalet borubalığı yani Solenostomus paradoxus, arkadaki mavi arkaplanı elde edebilmek için örtücü süratini 1/20-1/60 arası ayarlayıp diyaframı da F7-F13 gibi bir açıklığa getirmelisiniz, konuyu da karışık arkaplandan ayırıp arka planında sadece su olacak şekilde ayarlarsanız masmavi bir arkaplan olur ki bazı konularda tadından yenmez. Bu fotoğrafta TTL doğru çalışmadığı için ışık istediğim gibi değil ama ana fikir değişmiyor tabii. Normalde macro fotoğraflarda ana amaç konuyu arka plandan soyutlamak olduğu için yukarıdaki gibi yaratıcı teknikler dışında klasik siyah arka planı elde etmek için f18 ve üzeri bir diyafram ve 1/200 ve üzeri bir örtücü hızı ve flaş kullanarak konuyu arkaplandan soyutlamak mümkün.

Solenostomus sp. - Thin ? Ghostpipefish

Dalış noktası daha önceki bir yazımda da bahsettiğim gibi, çamur dalışı diye tabir edilen ve sığ suda yaratık avlayarak macro ağırlıklı çekim yapılan dalışlara ev sahipliği yapan bir yer. Lembeh boğazındaki hayalet borubalıkları Bali kuzenlerine göre daha huysuz olduğundan mıdır bilmem orada bu türü fotoğraflarken çok zorlanmıştım. Zaten konu ufacık bir de tam fotoğraf çekilirken dönme huyu var ki sormayın gitsin.

Solenostomus paradoxus - Ornate Ghost pipefish

Bu balıkları fotoğraflamak ve sualtında izlemek çok çok zevkli. Seraya’s Secrets, Lembeh ile kıyaslamak mümkün olmasa da güzel bir dalış noktası ve yıllardır peşinden koştuğum 2 türü orada fotoğraflamak şansına kavuştuğum için kalbimde belirli bir yeri var. Ancak genelde Bali dalış açısından bir çok dalış türüne imkan verdiği için iyi bir seçim. Hem akıntı dalışı, hem batık, hem çamur dalışı hem ilginç canlılar (özellikle Mola Mola ve Manta balıkları) için dalgıç insanının mutlaka gitmesi gereken bir yer.

Buna Endonezya’nın kendi güzelliklerini ve kültürünü de katacak olursanız karar vermeniz daha da kolaylaşacaktır.  Bu yazı Bali yazılarını bu sefer gerçekten sona erdiriyor yeni bir konuyla huzurlarınıza gelene kadar kendinize iyi bakın.

Namaste,

Fish Portraits

By , December 23, 2010 9:49 am

Balık portresi çekmenin püf noktalarını ustalarımız şöyle anlatmıştı bize:

  • Balığın gözü mutlaka net olmalıdır, izleyici ilk önce balığın gözüne bakar
  • Balığın yüzünde bir ifade yakalayabilmek önemlidir, tecrübe ister ama başarabildiğinizde çok güzel neticeler verir
  • Balığı herhangi bir faaliyet sırasında (beslenmek, kavga vs.) görüntüleyebilirseniz fotoğrafınıza daha fazla anlam katabilirsiniz
  • Balık fotoğraflarında balığın tamamı veya sadece fotoğrafın konusu olan kısmı kadrajda olmalıdır, kuyruk yüzgeç gibi kısımları kesmemeye dikkat edin.
  • Balık fotoğraflarında balığın yüzgeçlerinin açık olması ayrıca önemli bir noktadır, fotoğrafa güzellik katar
  • Aynı türden iki canlı karede daha güzel görünürler (ön plan ve arka plan konuları olarak)

Unuttuklarım varsa affola tabii ancak zaman içerisinde bu noktalara dikkat edilerek çekilen balık fotoğraflarının daha başarılı ve etkileyici olduğunu ben de gözlemledim.

Amphiprion clarkii - Clark's Anemone Fish

Amphiprion clarkii - Clark's Anemone Fish

Bu maddelere sadık kalınarak çekilmiş ve doğru pozlanmış bir balık fotoğrafı diğerlerinden kalitesiyle ayrılacaktır. Bir sonraki fotoğrafta yer alan ve Stichodactyla haddoni isimli anemonla ortak bir yaşam sürdüren Panda Anemon balığı üzerindeki temizleyici karidesle hem davranış hem tür çeşitliliği kriterlerini sağlamakta.

Amphiprion polymnus - Panda Anemonefish

yazıyı bitirmeden değinmek istediğim bir başka konu da sualtı fotoğrafçılığında en önemli şeylerden bir tanesi, vizyon sahibi olmak.

—————  Buradan sonraki linklerde parazit fotoğrafları var eğer hassassanız bakmayın ama bence çok kötü değil :) ———————–

Lembeh’te fotoğraf çekerken tanıştığım amerikalı bir sualtı fotoğrafçısı’nın amacı balıkların sıklıkla da anemon balıklarının ağzında yaşayan bir paraziti fotoğraflamak için oradaydı. Duyunca ilk başta çok acaip gelse de balığın dilini yiyerek onun yerini alan ve hem dilin işlevini yerine getirip hem de kendisi beslenip barınan bu küçük kabuklu parazit Cymothoa exigua çok ilginç bir canlı ve eğer şanslıysanız anemon balığının ağzından size bakan gözlerini görebilirsiniz.

Burada ben balıkları fotoğraflarken hanımefendinin balıkları çoktan bitirip köşeye koymuş ve parazitleri kovalıyor olduğu gerçeği beni hem motive ediyor hem de yapacak ne çok işim olduğunu acımasızca hatırlatıyor.

Namaste,

Panorama Theme by Themocracy