Posts tagged: Maldives

2011

By , December 26, 2011 11:40 am

2011 hayatımda en az sevdiğim sene oldu, pek çok sevdiğimi 2011 de kaybettim, kaybediyorum. Bu nedenledir ki bir an önce bitmesini istiyorum bu annus horribilis‘in.

Yine de gelecek olan yeni yıla yüzümüzde bir gülümsemeyle girebilmek için şuracığa yukarıya en son yaptığım sualtı sunumunda gösterdiğim kısacık bir sualtı filmini koyuyorum. Maldivler, Endonezya, Güney Kızıldeniz ve İzmir’de çekilen görüntülerin kısacık bir kolajı.

Yeni yıl hepinize ve hepimize sağlık ve mutluluk getirsin.

Namaste,

Tropical Sunsets

By , February 13, 2010 10:29 pm

Gün batımı, iyi geçirilmiş bir günün en güzel saati. Havalar soğuyup kar kendini gösterdi göstereli her boş anımda aklıma sıcak denizler, gün doğumu, gün batımı, dalış sonraları geliyor. Aşerme gibi bir şey bu tarif edecek sözcük bulmakta zorlanıyorum. Kış mevsimini de seviyorum aslında ama yılın geri kalanına kıyasla bu sevgi eser miktarda, ne yakın zamanda yapılacak kayak tatili ne de kışın getirdiği diğer eğlenceler avutuyor beni.

The sky is on fire - North Ari Atoll - Maldives

The sky is on fire - North Ari Atoll - Maldives

İyi geçirilmiş bir günün akşamı henüz dalışta kana karışan azot vücudu terk etmemişken elinizde en sevdiğiniz içkiden bir kadeh, yanınızda sevdiceğiniz, eğer yoksa en azından iyi arkadaşlarınız ile paylaşacağınız gün batımının tadı hiç bir şeyde yok. Günün en güzel zamanı bunlar, gün doğumundan önceki hareketlilik ve gün batımının sükuneti ikisi de ayrı güzel.

Sun sets - North Ari Atoll - Maldives

Sun sets - North Ari Atoll - Maldives

Yazının bir yerinde mühendislik terbiyesine uygun olarak ortalama bir insan ömrü boyunca kaç gün batımı görebileceğimizi hesaplamıştım ancak sonra o hesabı kaldırıp attım fazla moral bozucu olduğu için. Ancak sayı ne kadar büyük olursa olun asla yeterli olmayacak mantık da bunu gerektiriyor, sonsuza kadar yaşayacak olsak hiç bir şeyin kıymeti kalmazdı zaten.

Uzun lafın kısası, Starship Troopers filminde Jean Razscak’in (Michael Ironside) dediği gibi “Never pass up a good thing” çünkü ne kadar zamanımız kaldığını asla bilemeyeceğiz. Fotoğraflar Maldivler Kuzey Ari Atolünde bulunan ufak bir adada iki farklı makine ile çekildi, burada olmalarının sebebi süper fotoğraflar olmaları değil bu yazıyı yazarken hissettiklerimi iyi ifade etmeleri, yine de ilk fotoğrafta Cokin Natural Density filtre kullandığımı ikincisinde ise kompakt bir kamera ile yüksek ISO değeri kullanarak elde pozladığımı söylemem faydalı olabilir.

Namaste,

Seçimler …

By , November 5, 2009 7:19 pm
Hang in there !

Hang in there !

Caddebostan Balıkadamlar Spor Kulübü diğer ismiyle BSK bir sualtı fotoğraf yarışması düzenliyor. Genellikle sonu iyi bitmediği için bu tür yarışmalar katılmamayı tercih ederdim hep, ama bu sefer nedendir bilmem, katılmaya karar verdim.
Bu kararı vermenin ardından, yapmaktan nefret ettiğim fotoğraf seçme ritüeli başladı. İyi kötü 6-7 yıl zarfında çektiğim onbinlerce karenin aranıp taranıp altı tane fotoğrafa indirgenmesi demek bu. Bu onbinlerce karenin içerisinde çok başarısız fotoğraflar da var, anahtar kelimelerle kodlanmışlar, atış serbest ama seçmek ölümden beter.
Zevkler o kadar fark ediyor ki, benim için süper bir fotoğraf olan bir kare başkasına hiç ama hiç bir şey ifade etmeyebiliyor veya benim hiç beğenmediğim bir kareyi başkaları çok beğenebiliyor.
Evet bu hissiyatla elimde 4 tane fotoğraf oldu ama daha 2 tane geniş açı bulmam gerek. Bu vesileyle son çektiklerime bakarken bu kareyi buldum. Bakıp bakıp kendime sözvdüğüm kaçan fırsatlardan birisi bu, bir kovukta 2 müren var, devasa boyutlardalar ve biri neredeyse tamamen dışarda, modele dert anlatmak mümkün değil çünkü model model değil. Dalış lideri, ekibin kalanı uzaklaşmaya başlamış bile, ben ise kuma inip mürenleri ve bir dalıcıyı kadraja alıp güzel bir kare yakalama sevdasındayım.
Aksilikler bununla da bitmiyor, flaşlarım yanımda değil, filtre ile fotoğraf çekiyorum ve derinlik her 1 metre değiştiğinde beyaz ayarını yeniden yapmam gerekiyor, dalış lideri sabırsızlanıyor, grup uzaklaşıyor, ben kumda kıvranarak 10.5mm fisheye ile mürenlere daha çok yaklaşmaya çalışıyorum.
Sonuçta ortaya bu kare çıkıyor, ahım şahım bir şey mi? hayır! Ama benim için ayrı bir anlamı var, bir daha görülmesi zor bir anı eldeki imkanlarla olabilecek en iyi şekilde fotoğraflamayı başarmışım kendimce, bir dahaki sefere daha iyi donanım ve hazırlıkla daha iyisini yapmaya kararlıyım. Bu kare yarışma kazanır mı? çok zor! ama benim için kendi yerini kazandı bile.
Kendime not: Tokina 11-17mm gibi bir lensle daha da yakına girerek çok farklı kompozisyonlar elde edilebilirdi, flaş olsaydı arkada bu mavi tonlarını elde etmek çok daha zor olurdu, bu kadar iyi yüzerlikli bir model bulmam gerek kendime, geniş açı için hala 2 kare daha bulmam lazım. İyisi mi Monem fotoğraflarımdan bir kaç tane seçeyim.
Kendinize iyi bakın, Namaste.
f4.5  1/160th @ISO 400 No Strobes, Magic Filter, Manual White Balance.

Malzeme

By , October 5, 2009 9:11 am
A school of oriental sweetlips in maldives

A school of oriental sweetlips in maldives

Dalış sporunun en önemli unsurlarından biridir malzeme. Belli sayıda dalışı ardınızda bıraktığınızda artık kendi malzemelerinizle dalmak istemeniz kaçınılmazdır. Bu malzemeler hem size özel ve tam anlamıyla size göredir, çünkü seçerek, deneyerek almışsınızdır hem de bakım ve servisinin zamanında ve ehil ellerce yapıldığından eminsinizdir.
Kiralık malzemeyle dalmak ise bunun tam tersidir, malzeme sizden önce yüzlerce, binlerce dalgıcın elinden geçmiştir, bakımının ve servisinin yapaılıp yapılmadığını, dünyanın neresinde dalarsanız dalın, kiminle dalarsanız dalın, asla bilemezsiniz.
Son seyahatimiz sırasında havayollarının bagaj kısıtlamaları yüzünden kendi denge yeleğimi (buoyancy compensator) ve regülatörümü fazla ağırlık yapmaması için evde bırakmayı yeğlemiştim. Bunun nasıl büyük bir hata olduğunu dalışlarım sırasında başımdan geçen 2 ayrı olay ile anladım. Fotoğraf veya video çekmek gibi zaten ayrıca dikkat isteyen bir işle meşgul olduğunuz dalışlarda ekipman sizi yarı yolda bırakmamalı. Dalış öncesi kontrollerini yaptığım ve çalıştığından emin olduğum kiralık regülatör aşağıda tüpte henüz 40-50 bar hava varken birden havayı kesti, derinlik fazla değildi ve buddy ile olan mesafe de yakın sayılırdı, dolayısıyla bozuk regülatörden son soluğu çektikten sonra buddy ye ulaşıp onun yedek regülatörüne (ahtapot) yapışmam saniyeler aldı diyebilirim. Dalış sonrası debriefing de hava göstergesinin arıza yaptığı ve 50 bar da takılı kaldığını anladık. Bir başka dalışta da benzeri bir hikaye regülatörde meydana geldi, bunlar tecrübesiz ve tecrübeli dalıcılar için çok tehlikeli kazalara sebebiyet verebilecek şeyler.
Bu nedenle bundan sonraki dalışlara kendi malzemelerimi ne olursa olsun götürmeye karar verdim. Bu fotoğraf Holi Maru resifinde yaptığımız bir dalıştan, maalesef sürüyü istediğim gibi manipüle edemediğim için kafamdaki kompozisyonu yapamadım.
Oriental Sweetlips özellikle sürü halindeyken kolay kolay ürkmeyen ve fotoğraflaması kolay bir tür, estetik olarak da çok güzel, ancak dalışın sonunda ve sığ suda karşılaşmamız ve akıntı yüzünden bir oraya bir buraya sallanmamız kadraj yapmayı veya sürüyü yönlendirmeyi engelledi.
Bir sonraki seyahatte bu seyahatin tecrübelerini değerlendirip ona göre adımlar atmak gerek, lessons learned denilen şey bu. Şimdiden mazleme listemi hazırlıyorum. Şarjlı piller, yedek o-ringler, hafıza kartları, flaşlar ve senkron kabloları. Yine ağırlık sorunu yüzünden bu seyahate sadece tek flaş götürmüş onu da sadece gece dalışı sırasında macro çekim yaparken kullanmıştım. Bütün geniş açı çekimleri magic filter ve manual white balance ile yapmıştım, bu sefer tüm malzemelerimi götüreceğim.
Haftasonu video kurgu ile ilgili kısa bir kaynak okudum ve video kurgulama işini tamamen yanlış yaptığımı anladım. Okuduklarıma göre kurguladığım maldivler dalış videosunu şurada görebilirsiniz:
Sanırım bu versiyon daha iyi oldu. Şimdilik bu kadar tekrar görüşene kadar ….
Namaste,
f4.5 1/500 @ISO 200  Manual White Balance

Saklambaç !

By , September 23, 2009 5:33 pm
Allogalathea elegans

Allogalathea elegans

Bir gece dalışı sırasında karşılaştığım bir crinoid üzerinde hayatını sürdüren Allogalathea elegans ilk bakışta mükemmel kamuflajı ile neredeyse fark edilmesi imkansız bir konuydu.
60mm micro nikkor f 2.8 D ve tek YS90 Auto flaş ile indiğim bu dalışta daha ilk dakika içinde inanılmaz fırsatlarla karşılaşmış ve elbette onların yalan olmasını hüzünle izlemiştim. Dakika bir içerisinde yumruğum kadar bir keşiş yengeci ben 60mm yi netlemeye ikna edene kadar kayaların arasında kayboldu.
Ben talihime övgüler, methiyeler düzerken karanlığın içerisinde uyuyan bir balığı henüz çarpmış ve mideye indirmek üzere olan bir elektrik balığı (torpedo ray) iş üzerinde yakalanmanın verdiği rahatsızlıkla ölü balığı bırakıp karanlığa doğru fenerlerimizden kaçarken ben şaşkınlıktan değil fotoğraf çekmek regülatörün mapsını ağzımda tutmaya çalışıyordum. Netice itibarıyle sadece arkadan bir kare alabilmiştim çarpan vatozdan. Ancak dalışın daha henüz başındaydık, su 29 dereceydi ve hava henüz kararmıştı Maldivlerin kuzeyindeki bu küçük adada.
Başlangıçta rastladığımız ve normalde başında koca bir dalışı bitirebileceğim konular dalış eşim Mark için nedense fazla sıradan şeylerdi herhalde, tabii insan hayatının son dokuz senesini Maldivlerde o ada senin bu ada benim binlerce dalış yaparak geçirince gerçekten şaşırabilmesi için çok ama çok sıradışı bir şey görmesi gerekiyor. Dalış devam ederken kumlukta tek başına uyuyan balıkları fotoğraflıyor bir yandan da o “mükemmel fotoğraf” için gereken müstakbel konuyu arıyordum.
Bir gün önce burada elimizden kaçırdığımız pegasus balığı için tetikteydik ama zaten bir serçe büyüklüğüne olan bu canlıyı gündüz zor bela bulmuşken gece bulacağımızdan yana hiç umudum yoktu. İkinci resifin başına geldiğimzde 14 metre derinlikte Mark ile işaretleştik ben konu aramaya başladım o da pegasus’un peşinden karanlığa karıştı, balığı bulabilirse bana ulaşacak bulamazsa aynı resifin başında buluşacaktık.
Ben resifi turalarken o karanlıkta kaybolmuş sadece hayal meyal görünen fenerinin ışığı ile gece dalışının ürkütücü bir detayı haline gelmişti bile. resif küçük bir kayalıktı, bir iki braincoral ve elkhorn coral ile arada kalmış table coral denilen mercanlar ve deliklerde kıyıda köşede uyuyan balıklar, temizlikçi karidesler, mürenler, anemonlar, tüm kollarını açmış suyu süzen crinoidler (tüy yıldızları). Resifin solunda güzel renkli bir tüy yıldızı buldum, önce biraz uzaktan tüm kolları açılmış görüntüsünü aldım, sonra biraz video çektim. Oldukça estetik bir canlı olan tüy yıldızlarının üzerinde genellikle hayatını orada geçiren küçük yengeç, karides taifesinden kiracılar olur.
Detay fotoğraflarından sonra onları aramaya koyuldum, bir süre sonra yıldızın ağzına  yakın bir noktada aradığımı buldum.
Uzunca bir süre bu ürkek canlıyı düzgün fotoğraflayabilmek için uğraştım, sonuçta elimde 8-10 tane işe yarar kare oldu. Bu arada dip zamanı azalıyordu ve Mark’dan ses seda yoktu uzaktan fenerinin ışığı hayal meyal görünüyordu. Karidesi bırakıp oracıkta bir kovukta uyumakta olan bir papağan balığına yöneldim. Onun da üzerinde iki temizlikçi karides mesai yapıyordu ve oldukça güzel kareler almak mümkündü. Bir süre sonra Mark yenilgiyi kabullenerek geri geldi, ve yavaş yavaş yükselmeye başladık, dalışı EAN36 ile yapıyor olmamız bu göreceli olarak sığ sayılabilecek derinlikte dip süremizi oldukça uzatmıştı.
Dönüş yolunda küçük bir ahtapot, 2 keşiş yengeci ve uyuyan diğer zevatın ardından yavaşça yükselerek dalışı kıyıda noktaladık. Yukarıda nefis bir dolunay vardı ve açlık iyice kendisini hissettiriyordu, ekipman alelacele yıkandı ve yemeğe doğru yola çıkıldı.
Bu güzel türle olan karşılaşmamın kolay unutulmayacak bir gece dalışı sırasında olması benim için ayrıca hatırlanacak bir artı, bu arada değil gece gündüz dalışlarında bile badinizi bırakıp balık aramaya gitmezsiniz ancak dalışı yapanların biri eğitmen diğeri divemaster olunca kurallar esnetilebiliyor.
Bayram sonrasında herkese sağlık ve esenlikler diliyorum.
Namaste,
f18 1/200 @ISO 400 +0.3 poz telafisi ve tek YS90 Auto flaş.

Panorama Theme by Themocracy