Hayat ! Onu neden yoruyorsun?
Hayatı yaşamaya değer kılan şeyler sürprizlerdir diyerek klişe bir cümleyle başlayalım sonra klişe klişe üstüne koya koya yazıyı kotarırız evelallah! Şimdi karbon bazlı tüm yaşam formları gibi zamana karşı sonunda kaybedeceğimiz bir savaşın içerisinde debelenip duruyoruz ya, hah işte tam orada bir çizgi çekip durabiliyorsanız kısa bir süre için bile olsa, işte o duraksamanın tadı bir başka oluyor.
Ben genellikle en bunaldığım zamanlarda yapıyorum bu duruşu, “hop, dur, nefes al, seni en çok mutlu eden 3 şeyi düşün!” rutinin açılımı bu. Neden yazı böyle başlıyor? Çünkü bu aralar hafiften bunaltılıyorum ey ziyaretçi. TÜYAP Kitap fuarı bitti, Efes Pilsen Blues Festival’da gelip geçti, uzun süredir dereye su gelene kadar gözleri pörtleyen kurbağa simülasyonu yaparak beklediğim tatile şurada günler kaldı.
Hayatımda cereyan eden acaip hadiseler gerilimi tırmandırıyor, bu sefer olağandışı şüphelilere karşı Tarzan yine zor durumda! Ama Tarzan bu duruma alışkın zaten her daim ters köşeye yatmaya çeyrek kala bir yerlerden gelecek sarmaşığı gözler vaziyette bize ayrılan sürenin sonuna gelmemizi bekliyor.
Evet durum böyleyken yakınlaşan seyahate hazırlanacak zamanım bile olmuyor malesef. Oysa gönül isterdi ki ekipmanı çıkarayım, bakım yapayım, götüreceklerimi seçeyim. Neyse kısmet. Ne olursa olsun bu seyahatte yapmayı istediğim bir kaç şey var ki onları yapabilirsem çok mutlu olacağım:
- Tulamben’de en az 2 dalış yapmak.
- Şafak vakti pirinç tarlalarını büyük bir gezgin edasıyla fotoğraflamak
- Yağmur ormanı ve maymun konulu en az 3 cümle kurmak
- Gün batımında bir şişe Bintang’ı eşimle paylaşmak
- Volkan tepesine çıkıp türkü söylemek
- Kızımla deniz kenarında gün batımı fotoğraflamak, Kata çizmek (Heian San Dan olabilir mesela)
- Aynı gün batımında kızım Jodan Yoko Geri vururken silüet fotoğrafı çekmek (Evet ailece garibiz ne var?)
- Tulamben’e kaçıp 2 dalış daha yapmak
- Huzura ermek, deryaya karışmak
Liste daha uzayacak gibi ancak sıkıcı olmaması için burada kesmekte fayda var. Fotoğraf geçen sene güney kızıldeniz seyahatinden. Fıçı süngeri, Shaab Claudio mağaralarından.
Bir süre başka yazı olmayacak ama eğer planlar gerçekleşebilirse dönüşte anılar birikecek fotoğraflar derya olup taşacak buraya da koyacak bir şeyler çıkacak haliyle.
Namaste,
Post scriptum: Yazıya 3 Eylül günü bunaltılı bir anda başlayıp bu gün bunaltılı bir anımda bitirmişim meeeeh meh.



