
Up close and personal ...
Uzun zamandır tropik sularda çekilmiş fotoğraflar yükleyip onlar için bir şeyler yazıyorum. Eski çektiğim fotoğraflar ise sandık dediğimiz dijital arşivde tozlanıyor.
Küsüyorlar size bir süre sonra, dijitalin kötü tarafı bu işte, eskisi gibi banyo ettir, çerçevele, bas vesaire gibi aşamalar ortadan kalktığı için fotoğraf ile olan ilişkimiz daha bir sentetik.
Sınıflandır, isimlendir, etiketle, arşivle, bitti. Sonra unut, ta ki aklına esene veya o etiketle ilgili bir kare gerekene kadar.
Lahoz, Ephinephelus aeneus, White grouper, Grida, Plaka, Kaya hanisi, Kum Lahozu ve daha kim bilir ne çok değişik yöresel adı vardır benim bilmediğim. Lezzetli bir balıktır bu, zıpkınla avı yasaktır ama akdeniz de sübye ile yemlenen paraketalardan eksik olmazdı eskiden.
Yiğit bir balıktır en az yakışıklı olduğu kadar, geçen yaz bodrum küçük reef te yaptığımız bir kafa dalışı sırasında iki adet orfozu önüne katmış sürüyordu resifin altından yukarıya doğru. Av baskısı olmayan yerlerde umursamaz da sizi pek, selamsız sabahsız zıpkını alnına yemediği yerlerde meraklıdır bekler sizin sokulmanızı.
Ve siz elinizde kamera, nefesinizi tutup sokulursunuz, sonra biraz daha, biraz daha, kadraj tamamen dolunca basarsınız deklanşöre, klik, fotoğrafı izle, histograma bak, ayarları düzelt, klik, diyaframı kıs arka planı karart, klik, bir de dik kadraj çekeyim derken dakikalar akar gider, sizin balıkla yakınlaşmanız kişisel bir andır. En az tango kadar ustalık ister ve en az tango kadar güzeldir bence. Karşılıklı sabır ve tahammül vardır bu dans sırasında, siz onu kaçıracak regülatör sesini çıkartmamak için özen gösterirsiniz o da size meraklı gözleriyle poz verir.
Sonra dans biter ve ayrılırsınız onun mekanından, istediğiniz kareleri aldıysanız huzur ve mutluluk vardır içinizde. Başka bir konu bulmak için ilerlersiniz mavi cennetin katlarında. Balıklar daha az ve dalış daha zor olduğundan mıdır nedir? Bizim sularımızda çekilen fotoğrafların ayrı bir değeri var bence. Her tarafın konu kaynadığı coğrafyalar, verimlilik ve dalıştan alınan zevk düşünülünce elbette daha cazip, ancak bizim vatanımızın da saklı hazineleri, güzellikleri var görmesini bilen gözlere. Sanırım özlemişim buz gibi suda derin maviye süzülmeyi, yassıadayı, sivriyi, yatak adasını, bin bir zorlukla fotoğrafladığımız ürkek lahozları, orfozları, eşkinaları.
Evet, bu fotoğraf dört yıl öncesinin Kıbrıs karelerinden, 23.10.2005 tarihinde saat 10:49 da çekmişim bu fotoğrafı, Zephyros dalış noktasında, f16 1/80 @ISO 200 Spot metering, 105mm f2.8 D micro nikkor ile çekilmiş. Bu arada geçen zamanda Capture NX programını kullanmayı daha iyi öğrendiğim için NEF olarak çektiğim dosyayı önce Capture NX ile işleyip sonra Adobe Photoshop ile düzenlemek üzere TIFF olarak export ediyorum.
Bu arada şaşırtıcı bir sürpriz de Capture NX in D300 için olan picture control özelliği D50 için de çalışıyor. Kasım ayında yapacağım son dalışları iple çekiyorum, sezonu kapatıp bir sonrakine hazırlanacağımız dalışlar olacak bunlar.
Kendinize iyi bakın, Namaste.