Posts tagged: Kıbrıs

Mediterranean Dance

By , February 17, 2010 10:59 am

Kıbrıs sadece dalış yapmak için mükemmel bir yer değildir. Diğer bütün adalar gibi mükemmel bir karakteri vardır. İmkanım elverdiği sürece her sene genellikle bahar veya sonbaharda Girne’de bir kaç dalış yapmaya çalışırım, hem ulaşımın kolaylığı hem sualtı flora ve faunasının inanılmaz zenginliği hem de dostluklarımız bu dalışlara koşa koşa gitmemin sebebidir. Herhangi bir av baskısının olmadığı bu sularda balıklar özellikle de orfoz ve lahozlar cirit atarlar. 

Northern Cyprus Diving from Aziz Saltık on Vimeo.

A brief video of northern cyprus flora & fauna.

Bu videoyu Vimeo linki üzerinden HD olarak da izleyebilirsiniz. Orada göreceğiniz ahtapotlar bu güne kadar ahir ömrümde gördüğüm en büyük bireyler. Renk kalibrasyonu ve beyaz ayarı çok başarılı değil kamerayı yeni aldığım zamanlarda yapılan bir çekim olduğu için ancak bendeki değeri tropikal sularda çektiklerimle kıyas kabul etmez.

Namaste,

Yerli malı yurdun malı

By , October 19, 2009 1:27 pm
Up close and personal ...

Up close and personal ...

Uzun zamandır tropik sularda çekilmiş fotoğraflar yükleyip onlar için bir şeyler yazıyorum.  Eski çektiğim fotoğraflar ise sandık dediğimiz dijital arşivde tozlanıyor.
Küsüyorlar size bir süre sonra, dijitalin kötü tarafı bu işte, eskisi gibi banyo ettir, çerçevele, bas vesaire gibi aşamalar ortadan kalktığı için fotoğraf ile olan ilişkimiz daha bir sentetik.
Sınıflandır, isimlendir, etiketle, arşivle, bitti. Sonra unut, ta ki aklına esene veya o etiketle ilgili bir kare gerekene kadar.
Lahoz, Ephinephelus aeneus, White grouper, Grida, Plaka, Kaya hanisi, Kum Lahozu ve daha kim bilir ne çok değişik yöresel adı vardır benim bilmediğim. Lezzetli bir balıktır bu, zıpkınla avı yasaktır ama akdeniz de sübye ile yemlenen paraketalardan eksik olmazdı eskiden.
Yiğit bir balıktır en az yakışıklı olduğu kadar, geçen yaz bodrum küçük reef te yaptığımız bir kafa dalışı sırasında iki adet orfozu önüne katmış sürüyordu resifin altından yukarıya doğru. Av baskısı olmayan yerlerde umursamaz da sizi pek, selamsız sabahsız zıpkını alnına yemediği yerlerde meraklıdır bekler sizin sokulmanızı.
Ve siz elinizde kamera, nefesinizi tutup sokulursunuz, sonra biraz daha, biraz daha, kadraj tamamen dolunca basarsınız deklanşöre, klik, fotoğrafı izle, histograma bak, ayarları düzelt, klik, diyaframı kıs arka planı karart, klik, bir de dik kadraj çekeyim derken dakikalar akar gider, sizin balıkla yakınlaşmanız kişisel bir andır. En az tango kadar ustalık ister ve en az tango kadar güzeldir bence. Karşılıklı sabır ve tahammül vardır bu dans sırasında, siz onu kaçıracak regülatör sesini çıkartmamak için özen gösterirsiniz o da size meraklı gözleriyle poz verir.
Sonra dans biter ve ayrılırsınız onun mekanından, istediğiniz kareleri aldıysanız huzur ve mutluluk vardır içinizde. Başka bir konu bulmak için ilerlersiniz mavi cennetin katlarında. Balıklar daha az ve dalış daha zor olduğundan mıdır nedir? Bizim sularımızda çekilen fotoğrafların ayrı bir değeri var bence. Her tarafın konu kaynadığı coğrafyalar, verimlilik ve dalıştan alınan zevk düşünülünce elbette daha cazip, ancak bizim vatanımızın da saklı hazineleri, güzellikleri var görmesini bilen gözlere. Sanırım özlemişim buz gibi suda derin maviye süzülmeyi, yassıadayı, sivriyi, yatak adasını, bin bir zorlukla fotoğrafladığımız ürkek lahozları, orfozları, eşkinaları.
Evet, bu fotoğraf dört yıl öncesinin Kıbrıs karelerinden, 23.10.2005 tarihinde saat 10:49 da çekmişim bu fotoğrafı, Zephyros dalış noktasında, f16 1/80 @ISO 200 Spot metering, 105mm f2.8 D micro nikkor ile çekilmiş. Bu arada geçen zamanda Capture NX programını kullanmayı daha iyi öğrendiğim için NEF olarak çektiğim dosyayı önce Capture NX ile işleyip sonra Adobe Photoshop ile düzenlemek üzere TIFF olarak export ediyorum.
Bu arada şaşırtıcı bir sürpriz de Capture NX in D300 için olan picture control özelliği D50 için de çalışıyor. Kasım ayında yapacağım son dalışları iple çekiyorum, sezonu kapatıp bir sonrakine hazırlanacağımız dalışlar olacak bunlar.
Kendinize iyi bakın, Namaste.

Aç gözünü seyret tekrarı yok bunun

By , April 27, 2009 9:14 am

Bazı anlar olur ki hayatta gerçekten tekrarı yoktur. Gördün gördün göremedin .. avucunu yalarsın. Maalesef hayat böyle.

Bu kare sualtında gördüğüm o nadir anlardan birinden hırsızlandı. Fotoğrafın konusu olan ahtapot yani bildiğininz Octopus vulgaris.

Ama ne vulgaris ? Arkadaşımız bir kuzu büyüklüğünde, üstelik bir tane de değil tam iki taneler ve aile saadeti gereği bir takım türün devamı, soyun sürdürülmesi gibi işlerle meşguller. O sırada çıkıp geliveren kabarcıklı paparazzi sürüsü ambiyansı biraz bozuyor tabii. Neyse tabii derinlik 25 metre civarı olunca arkadaşların yanında geçirebileceğimiz süre de ona göre kısıtlı oluyor.

İlk başta kayanın başına çökmüş bunları seyreden iki dalıcının neredeyse regülatörler ağızlarından fırlayacaktı. Ben biraz aşağıdan yaklaştım ve iki taş arasından izlemek istedim ancak ahtapot ilgiden rahatsız olmuş ve köşeyi dönüvermişti. Kayanın üzerinden aşağı doğru süzülünce karşılaştık, açıkta olanı bir kuzu kadar büyüktü ve karşılaşmamız sırasında açıkta olmaktan pek de hoşnut olmamıştı doğal olarak.

Kendini ölçülü hareketlerle sol tarafa doğru attı, bu arada divemaster arkadaş çırpınıyor eliyle 2 işareti yaparak bir tane daha var diyordu. Gösterdiği 2. ahtapot yuvadaydı ve en az bunun kadar büyüktü. Derinliği de hesaba katarak video çekmeye karar verdim, 4 dakika kadar çekim yaptım. Arada iki ahtapot arasında gidip geliyor ikisini de kadraja almaya ve boyutları belli olsun diye kadraja bir dalıcı da eklemeye çalışıyordum.

Bu kare o çabalardan biri, arkadaki dalıcı ahtapotun gerçek boyu hakkında bir fikir verecektir size. Bu arada hala Kıbrıs ta dalmamış olanlarınız çok şey kaybediyor özellikle bahar aylarında. Hala dalmamış olanlara ise söyleyecek sözüm yok.

Sea & Sea DX1200-HD f2.8 1/70 @ISO100 Magic Filter

Namaste,

Down the memory lane

By , May 11, 2008 5:22 pm

Uzun zamandır yazamadığım için ihmal ettiğim blog. Beni affetmen için bu satırları yazıyorum. Istanbul dayım yarın sabah İzmir e dönüyorum. Yorgunum.
Eski bilgisayarımdaki fotoğraflara bakarken bu kareyi buldum. Bu benim sualtında ilk çektiğim kare. Kıbrıs ta bundan tam 4 sene önce 3 megapixel lik bir sea&sea DX3000 ile çekildi. Bu kareden sonra ilk kameram olan DX5000G yi aldım.
Sonra ilk kameramı bir Nikon D50 ile aldattım, D-SLR a geçiş yapmak kaçınılmaz olmuştu ne de olsa :-) Uzun zaman D50 ile uğraştım tam macro ve geniş açı ayarlarını sökmüş ve işe yarar kareler çekmeye başlamıştım ki hayatıma D300 denilen afet girdi :) Daha önce gördüğüm hiç bir şeye benzemiyordu. Kaprisli, soğuk ama doğru ayarlarla tavına getirildiğinde ölümcül bir aletti bu. Her yeni kamerayla kısa da olsa yeni bir öğrenme süreci bir cilveleşme dönemi başlıyor. Ama siz ustalaştıkça makineden aldığınız randıman ve zevk te artıyor.
D300 ü uzun bir süre aldatmayacağımı gerçekten ümit ediyorum. Şimdi bavul toplamam gerek, kendinize iyi bakın ve sevdiklerinize, zevklerinize şu darı dünyada zaman ayırmayı unutmayın.
Namaste,

Micro cosmos un tillahı

By , September 21, 2007 11:53 am
Flabellina affinis isimli afili deniz tavşanı. Kıbrıs ta çektiğim geçen yıl karelerinden bir tanesi, yaklaşık 1.5-2cm boyunda ve evet gerçekten bu renk.
Şimdi tillah olayına gelirsek, dalışa başlamadan evvel bu mahlukatlardan hiç haberim yoktu. İlk brövemi almam ile ilk deniz tavşanımı görmem arasında da neredeyse 6 ay var.
Sualtında üstün başın ile uğraşmadan etrafı farkedip zevk alabilmek belli bir tecrübe ile oluyor. Sonra başlıyorsun o maviliklerin içerisinde hidroid çayırlarının üzerinde otlayan yada siyah süngerleri geveleyen, birbiriyle savaşan deniz tavşanlarını fark etmeye. Bir dalışta ismi lazım olmayan bir alman arkadaşa 8-10 tane deniz tavşanı (2-3 farklı tür) gösterdim. Dalıştan sonra adam bana yahu sen bana bir şeyler gösterdin ama neydi o otlar dedi almanca. Adam zaten azotu yemiş bir de alman genlerine sahip bir türlü idrak edemedi. Neden sonra fotoğraflarını gösterdim de ikna oldu.
Bu hayvancıklar sualtının gerçek mücevherleri bence. Keşke bizim sularımızda da tropik sulardaki gibi rengarenk olanları bulunsa, hayat bayram olsa. Deniz tavşanları ile ilgili güzel bir link Bu hafta sonu Fethiye de dalışta olacağım bir aksilik olmazsa.
On behalf of hede hödö… Namaste,

UFO

By , May 10, 2007 6:35 pm

Kıbrıs, Paradise Reef, Dekompresyon beklemesi.

Zincire asılmış sıkıntıyla zamanın geçmesini beklerken gözüm aşağıdan gelen kabarcıklara takıldı. Altta bekleyen dalgıcın regülatöründen fırlayan kabarcıklar yüzeye bir an önce kavuşmak için fırlarken 105mm Micro Nikkor ile bir tanesine bir saniyecik odaklandım.

Ortaya bu kare çıktı, sevdiklerimden bir tanesi, en sıkıcı dalışlardan birinde bile insan fotoğraflayacak bir şey bulabiliyor bazen. Geçen seneden kalan karelerden birisi bu. Bu haftasonu dalış yok, eve gideceğim. Bu arada eskilerle idare etmek gerek.

Namaste,

Life is a box of chocolates

By , February 20, 2007 12:44 pm

Flabellina affinis, türkçe ismiyle deniz tavşanı, sade ve gösterişsiz bir isim. Bu mahluk 1-1.5cm boyunda, genellikle deniz çayırları üzerinde beslenirken görebilirsiniz. Parlak renkleri zehirli olduğunun göstergesidir balıklar ve diğer predatörler için.

Ege ve Akdeniz dalışlarının tamamında görülebilir. Çok sevimli bir hayvandır ve ideal bir makro konusudur. Bu kare Kıbrıs / Zephyros reef te çekildi, f/18 1/100 enstantane ve diyafram değerleri ile ve tabii ki 105mm Micro Nikkor ile, ki kendisi muhteşem bir makro lensidir. Belki arka planı biraz daha karartabilsem daha da iyi bir kare olacaktı ama kıfsmet .

Havaların ısınmasıyla yeni dalış sezonunun yaklaşmaya başladığı yönündeki hislerim örümcek içgüdülerimin de alttan alttan gaz vermesiyle depreşiyor. Yeterin gari kuruduk kaldık diyorum.

Namaste,

Love of my miserable life

By , January 31, 2007 7:37 am

İnsanın hayatta en az bir hobisi olmalı derler. Hobiler günlük hayattan kendimiz için çaldığımız hırsızlama anlarda yapılan aktivitelerdir. Kimi pul biriktirir, kimi kuş besler, gözetler, kimi başka işlerle iştigal eder.

Lakin hayatın gerçekleri de vardır gözardı edilemeyen, misal evlilik, çoluk çombalak, geçim, seçim vs. Bu ve türevleri hobileri ikinci plana itmenize sebep olur. Nedense onlara ayırdığınız zaman sorumluluklarından kaçmak gibi algılanır başkalarınca.

Böyle bir durumda naçizane fikrim insanların ortak yapabileceği hobilerinin olmasıdır. Tadından yenmez o zaman, benim gibi suyun altında fotoğraf çekmek gibi bir tutkusu olan bir insan evladının duasının kabulünün fotoğraflı vesikasıdır bu kare. Beş yıldır dalış tutkumu paylaşan biricik dalış eşim, hayat arkadaşım, hayatımın ışığının resmidir. allah seni benim başımdan havada, karada, suda eksik etmesin :-)

Kıbrıs, Zephyros Reef, Dekompresyon beklemesi.

Militarist

By , December 28, 2006 8:57 am

Redcoat Squirrelfish, Asker balığı, Sargocentron rubrum, kaya kovuklarında yaşamayı seven çekingen bir balıktır. Ülkemizde ege denizinin güneyi ve akdenizde bulunur. Çok çekingen bir tür olduğu için doğru düzgün fotoğraflamak genellikle mümkün olmaz.

Bu arkadaşı fotoğraflayabilmek için epey mücadele ettim. Yer Kıbrıs, Zephyros Reef, yaklaşık 26-27 metre derinlikte. f/9 , 1/60 ile çektim. Biraz daha sola dönük olsaydı daha iyi olacaktı. Kıfsmet :-)

Panorama Theme by Themocracy