Posts tagged: Huzur

Kış işleri Düş işleri

By , February 8, 2011 3:17 pm

Kış mevsimini pek sevemedim oldum olası. Şimdi bana “Her mevsim ayrı güzel” gibi argümanlarla gelmeyin lütfen. O size ayrı güzel, ben sevmiyorum. Ancak bu mevsimi çekilir hale getirmek için insanoğlu bir takım aktiviteler icat etmiş, tamamen fuzuli ancak soğuk ve erkenden kararan hava ile depresyonun bini bir para iken ayağı kayarak kış sporlarını icat eden atalar bu dandik mevsimi bir nebze çekilir hale getirdiklerinin bilincinde miydi merak ediyorum.

Snowscape

Neyse, malum mevsim kış dalış yok yarıyıl tatili de gelince soluğu Sarıkamış’ta aldık tekrar, iki yıl aradan sonra bir çok şey değişmiş bir çoğu da aynı kalmış. İlk seyahatimizde oynadığımız yavru köpeklerin tüm oymağını kurtlar götürmüş. Belki anlaşılmamıştır diye KURTLAR GÖTÜRMÜŞ!  Nasıl ya hu? diyecek olduk “E beyim Kurt acıkınca sürüyle geliyor ehin ehin” dediler. 

Sarıkamış gerçekten olağanüstü güzel bir doğaya sahip, sadece inanılmaz incelikteki toz kar ve her biri tornadan çıkmış gibi düzgün kalem gibi çam ağaçları bile hayran olmanız için yeterli. Bu sene yeni pistlerin de açılması kayak merkezinin çekiciliğini arttırmış. Yeni açılan Karanlık Dere isimli pist çok güzel, ismi orta dünya romanlarından çıkmış gibi ancak kendisi pek leziz. Geçen bayram Bali seyahati sırasında çaldırdığımız video kameranın yerine eşimin aldığı Olympus PEN PL1′i deneme fırsatını da bu seyahatte buldum. Çekim süratinin yetersizliği dışında gerek boyut gerekse de çekim kalitesi olarak son derece tatmin edici bir kamera olduğunu gördüm.

Snowscape again - Exciting eh?

Bu seyahat sırasında kış mevsimini sevmediğimin dışında -25 ila -9 arası seyreden sıcaklıkların, buzzzz gibi esen rüzgarların bana göre olmadığını tekrar anımsamanın yanında dalışı ne kadar özlediğimin de farkına vardım. Kısa vadede bir kaç seyahat ve Weekend Divers’da yapılacak bir sualtı sunumu var. Kendinize iyi bakın.

Namaste,

PS: F11 1/1600 @ISO 200 @ 36mm of Olympus M.Zuiko Digital 14-42mm.   f 3.5-5.6

Ghost pipefish

By , December 27, 2010 6:05 pm

Bu günkü konumuz ghost pipefish yani hayalet borubalıkları. Bali dalışları sırasında Tulamben yakınında gittiğim Seraya’s Secrets dalış noktasında bu balıklardan bolca fotoğraflamak şansına eriştim. İlk başta fark edilmeleri oldukça güç olan bu canlılar başaşağı yüzüş pozisyonları ve yaşadıkları ortama olan inanılmaz uyum (kamuflaj) yeteneği ile hayatta kalma savaşında bir avantaj elde ediyorlar.

Solenostomus paradoxus - Ornate ghostpipefish

Solenostomus paradoxus - Ornate ghostpipefish

 Bu fotoğraftaki örnek süslü hayalet borubalığı yani Solenostomus paradoxus, arkadaki mavi arkaplanı elde edebilmek için örtücü süratini 1/20-1/60 arası ayarlayıp diyaframı da F7-F13 gibi bir açıklığa getirmelisiniz, konuyu da karışık arkaplandan ayırıp arka planında sadece su olacak şekilde ayarlarsanız masmavi bir arkaplan olur ki bazı konularda tadından yenmez. Bu fotoğrafta TTL doğru çalışmadığı için ışık istediğim gibi değil ama ana fikir değişmiyor tabii. Normalde macro fotoğraflarda ana amaç konuyu arka plandan soyutlamak olduğu için yukarıdaki gibi yaratıcı teknikler dışında klasik siyah arka planı elde etmek için f18 ve üzeri bir diyafram ve 1/200 ve üzeri bir örtücü hızı ve flaş kullanarak konuyu arkaplandan soyutlamak mümkün.

Solenostomus sp. - Thin ? Ghostpipefish

Dalış noktası daha önceki bir yazımda da bahsettiğim gibi, çamur dalışı diye tabir edilen ve sığ suda yaratık avlayarak macro ağırlıklı çekim yapılan dalışlara ev sahipliği yapan bir yer. Lembeh boğazındaki hayalet borubalıkları Bali kuzenlerine göre daha huysuz olduğundan mıdır bilmem orada bu türü fotoğraflarken çok zorlanmıştım. Zaten konu ufacık bir de tam fotoğraf çekilirken dönme huyu var ki sormayın gitsin.

Solenostomus paradoxus - Ornate Ghost pipefish

Bu balıkları fotoğraflamak ve sualtında izlemek çok çok zevkli. Seraya’s Secrets, Lembeh ile kıyaslamak mümkün olmasa da güzel bir dalış noktası ve yıllardır peşinden koştuğum 2 türü orada fotoğraflamak şansına kavuştuğum için kalbimde belirli bir yeri var. Ancak genelde Bali dalış açısından bir çok dalış türüne imkan verdiği için iyi bir seçim. Hem akıntı dalışı, hem batık, hem çamur dalışı hem ilginç canlılar (özellikle Mola Mola ve Manta balıkları) için dalgıç insanının mutlaka gitmesi gereken bir yer.

Buna Endonezya’nın kendi güzelliklerini ve kültürünü de katacak olursanız karar vermeniz daha da kolaylaşacaktır.  Bu yazı Bali yazılarını bu sefer gerçekten sona erdiriyor yeni bir konuyla huzurlarınıza gelene kadar kendinize iyi bakın.

Namaste,

Fish Portraits

By , December 23, 2010 9:49 am

Balık portresi çekmenin püf noktalarını ustalarımız şöyle anlatmıştı bize:

  • Balığın gözü mutlaka net olmalıdır, izleyici ilk önce balığın gözüne bakar
  • Balığın yüzünde bir ifade yakalayabilmek önemlidir, tecrübe ister ama başarabildiğinizde çok güzel neticeler verir
  • Balığı herhangi bir faaliyet sırasında (beslenmek, kavga vs.) görüntüleyebilirseniz fotoğrafınıza daha fazla anlam katabilirsiniz
  • Balık fotoğraflarında balığın tamamı veya sadece fotoğrafın konusu olan kısmı kadrajda olmalıdır, kuyruk yüzgeç gibi kısımları kesmemeye dikkat edin.
  • Balık fotoğraflarında balığın yüzgeçlerinin açık olması ayrıca önemli bir noktadır, fotoğrafa güzellik katar
  • Aynı türden iki canlı karede daha güzel görünürler (ön plan ve arka plan konuları olarak)

Unuttuklarım varsa affola tabii ancak zaman içerisinde bu noktalara dikkat edilerek çekilen balık fotoğraflarının daha başarılı ve etkileyici olduğunu ben de gözlemledim.

Amphiprion clarkii - Clark's Anemone Fish

Amphiprion clarkii - Clark's Anemone Fish

Bu maddelere sadık kalınarak çekilmiş ve doğru pozlanmış bir balık fotoğrafı diğerlerinden kalitesiyle ayrılacaktır. Bir sonraki fotoğrafta yer alan ve Stichodactyla haddoni isimli anemonla ortak bir yaşam sürdüren Panda Anemon balığı üzerindeki temizleyici karidesle hem davranış hem tür çeşitliliği kriterlerini sağlamakta.

Amphiprion polymnus - Panda Anemonefish

yazıyı bitirmeden değinmek istediğim bir başka konu da sualtı fotoğrafçılığında en önemli şeylerden bir tanesi, vizyon sahibi olmak.

—————  Buradan sonraki linklerde parazit fotoğrafları var eğer hassassanız bakmayın ama bence çok kötü değil :) ———————–

Lembeh’te fotoğraf çekerken tanıştığım amerikalı bir sualtı fotoğrafçısı’nın amacı balıkların sıklıkla da anemon balıklarının ağzında yaşayan bir paraziti fotoğraflamak için oradaydı. Duyunca ilk başta çok acaip gelse de balığın dilini yiyerek onun yerini alan ve hem dilin işlevini yerine getirip hem de kendisi beslenip barınan bu küçük kabuklu parazit Cymothoa exigua çok ilginç bir canlı ve eğer şanslıysanız anemon balığının ağzından size bakan gözlerini görebilirsiniz.

Burada ben balıkları fotoğraflarken hanımefendinin balıkları çoktan bitirip köşeye koymuş ve parazitleri kovalıyor olduğu gerçeği beni hem motive ediyor hem de yapacak ne çok işim olduğunu acımasızca hatırlatıyor.

Namaste,

Kopi Luwak

By , December 4, 2010 11:52 pm

Bali yazıları tam gaz devam ediyor, daha önce de bahsettiğim gibi Bali’nin sentetik turistik ortamından bir günlüğüne de olsa sıyrılmak, deryaya karışmak, balıklara kolcu, mercanlara dost, anemonlara yem olmak için (sonuncusu hesapta yoktu ama oldu) Nusa Dua’dan arabaya atlayıp geze dolaşa Tulamben’e gittik ya. İşte bu yolculuk sırasında araya bir safari, pirinç teras tarlaları ve Kintamani yanardağı ziyaretini de sıkıştırdık.

Cold is the snake.

Safari biraz fazla turistik bir atraksiyondu, çok sıcak ve yorucu bir parkurda sıcaktan bezmiş hayvanları güvenli bir mesafeden izleyebileceğiniz bir yer. Bir daha gitmeye veya tavsiye etmeye değmez. Aklımda kalanlar ise sıcaktan kendisini su kanalına atmış zavallı bir sibirya kaplanı ve oldukça büyük ve serin yılanlar.

Fruit Vendor

Yol boyunca herkesin yorulup acıktığı bir anda yol kenarında taze meyve satan bir kadının dükkanında durduk, kucağında iki aylık kızıyla çok sevimli görünüyordu. Meyve ikmalinden ve yorulan bacaklarımızı açtıktan sonra devam ettik yolumuza. Bu arada sualtına yoğunlaşmanın genel fotoğraf becerilerimi körelttiğini düşünerek hayıflanmaya başladım. Karada fotoğraf çekerken istediğim kompozisyonları oluşturmak daha zor nedense.

Coffe Plantation Boy

Son durağımız yol üzerindeki bir kahve plantasyonuydu, değişik türde kahveler, kakao, egzotik bitkiler yetiştirilen bu mekana vardığımızda hava kararmak üzereydi. Bize kahve ikram ettiler, kahve kavuran bir adamın oğlu arkasındaki taburede oturmuş elindeki Barong maskesi ile oynuyordu. Bu esnada bu ülkenin tükenmez geyik kaynağı olan Kopi Luwak kahvesinin en önemli üretim aşaması olan Luwak hayvanlarını (ki gelinciğe benzer bir hayvan) kafesler içerisinde görme şansımız oldu.

Herkesin ballandıra ballandıra anlattığı gibi bu Luwak denen canlı kahve çekirdeklerini yiyor ve sindirim sisteminin içerisinden geçirerek çıkarıyor (dışkılıyor) işte Endonezya’nın cevval köylüleri bu hayvanın *okundan bu kahve çekirdeklerinin toplayıp kavurup öğüterek süper aromatik kahve diye satıyorlar. Konunun özü budur. “Abi adamlar maymun *okundan kahve toplayıp içiyor ehe mehe” geyiğinin de aslı budur. Maymun değil Luwak kardeşim, hayvanları rencide etmeyelim.

Bu arada samimiyeti iyice ilerlettiğimiz şoförümüz Wayan Darmawan (Bim Bim) durduğumuz yerlerde yediği yemekleri bana ballandıra ballandıra anlatıyordu “Abi şurada harika köpek etinden satay (şiş) yapıyorlar, bir deniz kaplumbağası yedim parmaklarını yersin abi” bu adamların yemek kültürünün bizimkinden farklı olduğu aşikar ama köpek etinden şiş pek cazip değil.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Tulamben’e vardık ve ertesi gün dalış yapacağımız yere yerleştik, ama bu başka bir hikayedir.

Namaste,

Mediterranean Dance

By , February 17, 2010 10:59 am

Kıbrıs sadece dalış yapmak için mükemmel bir yer değildir. Diğer bütün adalar gibi mükemmel bir karakteri vardır. İmkanım elverdiği sürece her sene genellikle bahar veya sonbaharda Girne’de bir kaç dalış yapmaya çalışırım, hem ulaşımın kolaylığı hem sualtı flora ve faunasının inanılmaz zenginliği hem de dostluklarımız bu dalışlara koşa koşa gitmemin sebebidir. Herhangi bir av baskısının olmadığı bu sularda balıklar özellikle de orfoz ve lahozlar cirit atarlar. 

Northern Cyprus Diving from Aziz Saltık on Vimeo.

A brief video of northern cyprus flora & fauna.

Bu videoyu Vimeo linki üzerinden HD olarak da izleyebilirsiniz. Orada göreceğiniz ahtapotlar bu güne kadar ahir ömrümde gördüğüm en büyük bireyler. Renk kalibrasyonu ve beyaz ayarı çok başarılı değil kamerayı yeni aldığım zamanlarda yapılan bir çekim olduğu için ancak bendeki değeri tropikal sularda çektiklerimle kıyas kabul etmez.

Namaste,

La Tortuga

By , January 15, 2010 9:01 pm

La Tortuga – Turtle – Schildkröte – Черепаха – Kaplumbağa , kim bilir başka dillerde nasıl adlandırılıyor. Deniz kaplumbağaları çok enteresan yaratıklar, bu güne kadar sualtında 4 kere karşılaştım onlarla, bir kere Girne’de Zephyros resifinde bir kere Kaş’ta Fener adasında, Bir kere Maldivler’de Holi Maru Resifinde bir kere de Çeşme’de açık denizde. Her seferinde heyecan kaynağı oldular benim için ancak Kaş Fener adası sakini kadar yakınlaştığım hiç olmadı.

Daha önce o dalışı “Yaşama Sevinci” isimli bir yazıyla anlatmıştım. Hala gözüm gibi baktığımı iddia ettiğim dome port’un üzerinde o dalışta çarptığım kayanın çizikleri duruyor. O çizikleri yok etmek için daha sonra denediğim çeşitli yöntemler pek başarılı olamadı ama konumuz bu değil. O dalışta gördüğüm kamplumbağa hem gördüklerimin en irilerinden biriydi hem de oldukça uysal olduğu için etrafında pervane olan onlarca dalıcıya aldırmadan sadece kendisinin bildiği bir rotada telaşsız hareketlerle yüzüyordu.

La Tortuga muy buena

Haramiler - Caretta caretta - Kaş

Daha makineyi D300′e terfi ettirmemiş, D50 gövde ve housing’i elden çıkarmamış, YS90 ana ve Ikelite 50s köle flaşlarla mücehhez sistemimi gururla taşıyor, kalabalıktan bunalmaya başlayan kaplumbağayı kadraja alabilmek için çalapalet yüzüyordum peşisıra. Bu tür atraksiyonlar cereyan ederken dalış grubunda sözsüz bir iletişim, kelimelere gerek duyulmayan asude bir birliktelik gözlemleniyor. Orta Asya kökenimizden gelen yarım ay taktiği ile düşmanları helak etme alışkanlığının bir tezahürü müdür yoksa dairesel dayak atma geleneğimiz’in bir uygulaması mıdır bilinmez ama konu olan hayvan kendisini bir anda bir çember içerisinde buluyor birden.

Bu çemberde herkesin rolü belli, herkes hem kaplumbağayı izliyor hem de kaçıp gitmemesi ve bu birliktelikten alınan zevkin maksimizasyonu için (kulunuz mühendis olduğu için böyle şeyler yazmadan duramıyor) elinden geleni yapıyor. Bu  durum devam edip süre uzadıkça kaplumbağa çemberi yarmak için hamleler yapıyor, huruç harekatları düzenliyor kendi ortamında olmanın avantajıyla pek de istifini bozmadan yavaş ama kararlı hamlelerle çemberin dışına çıkmaya çalışıyor.

Ben kaplumbağa ile karşılaşmanın şokunu ve hemen sonrasında makinenin önündeki dome port’u kayaya çarpmanın dayanılmaz lezzetini geride bırakmış flaşlar daha çabuk dolmadığı için söverek iyi bir kare yakalamaya çalışırken kaplumbağa yavaşça yanımdan geçip kendisini bekleyenlerle karşı karşıya kalıyor, son savunma hattı dizilmiş, fotoğraf çekenler deklanşörlere basıyorlar, ekim ayı ve günün ikinci dalışı olduğu için ışık iyice azalmış o nedenle bazıları fotoğrafı bırakıp videoya dönmüşler, bu mevsimde çoktan Kıbrıs kıyılarında olması gereken kaplumbağa ani bir dönüşle suyun yüzüne doğru yöneliyor ve oradan derin bir nefes aldıktan sonra mavilikte kayboluyor.

Joy of life

Zevk -- Joy -- Pадость

Kaplumbağa bu son “akıl dolu hareket” ile takipçilerini atlatıp mavilere karışırken bu karşılaşmanın verdiği zevk ve yaşama sevinciyle bizler ne yapacağımızı şaşırmıştık resmen, dalış eşim Julian kendini dibe bırakıp sırt üstü yatmış sırıtmaktan neredeyse ağzından maps fırlayacak, ben hala ulan şöyle de çekseydim diye pişman flaşlarıma sövüyorum ama öyle mutluyum ki umurumda değil. Herkes sarhoş gibi dalışı bitirip çıktığımızda herkes 90 desibel aşağısı yok.

Eski fotoğrafları karıştırmanı böyle güzel bir tarafı var işte, eski anıları da depreştiriyorlar, sanki tüm olanları yeniden yaşıyor insan. Hayatınızdan muhteşem anların eksik olmaması dileğiyle.

Namaste,

See you later …

By , August 28, 2009 4:14 pm
The river that flows through Hades
The river that flows through Hades

As of today, i will be gone on vacation. To a place of which i have dreamt for a long time to spend some time with my loved ones. to retreat, regroup, revitalize myself and take as many underwater and topside photographs and videos as possible. Wish me luck :) and see you when i am back.

Merhaba, uzun zamandır hayallerini kurduğum bir tatile çıkıyorum. Sevdiklerimle beraber olmak, hayatı paylaşmak, dinlenip enerji toplamak, sualtı ve su üstünde tonlarca fotoğraf ve video çekip uzun zamandır planladığım kitabımın sonunu yazmak için gidiyorum. Beni bekleyin ve şans dileyin, dönüşümün muhteşem olması için elimden geleni yapmaya da ben söz veriyorum. Kendinize iyi bakın.
Zdarova Miliye ;
Poka vy etot schedevr chitaete, ya budu v dolgo zhdannom otpuske so svoimi lyubimomy lyudmi. Zhdite menya , po tomu chto ya vernus’ so tesyachami fotografiemi i video snimkami. Zhelaeti menya uspehov i udachi i Ya klyanus’ sdelat’ vse chto vosmozhno chto by vernutsya tselom i zdorovym. Do skoroi,
Namaste,

Çekirdek Aile …

By , August 24, 2009 10:24 am
Cave walls are fabulous ...

Cave walls are fabulous ...

Mağara duvarları bazen çok güzel küçük detayları saklarlar. Fotoğraftaki anemonlar gibi, küçücük mücevherler karanlık duvarlarda üzerlerine düşecek flaş ışığını beklerler.
Uzunca bir süreyi dalıştan uzak ama evimde sevdiklerime yakın geçirdim. Yıllardır hayalini kurduğum sıcak denizlere inme emelimi gerçekleştirmeme ise bugün itibarıyle bir hafta kaldı. Dün gece hazırladığım malzeme listesini tekrar gözden geçirdim.
Sonunda dalış malzemelerinden sadece ABC ve 3.5mm shorty gidecek, Mares Nemo, Mares M1, D300, 60mm Micro Nikkor, 10.5mm Fisheye, 18-55mm ve focus gear, YS90Auto çift flaş, 28-200mm kara fotoğrafları için, DX1200 HD, WA conversion lens, Magic Filter ve yedek kamera olarak DX5000-G alacağım yanıma.
Havayolları kilo sınırlamalarına takılmamak için bavulların geri kalanının oldukça hafif olması gerekiyor, dolayısıyla BC, regülatör vs gibi ağır malzemeleri almıyorum.
Fotoğraflamayı umduğum canlıların arasında manta, whale shark, white tip, black tip, hammer head shark gibi köpekbalığı ailesinin güzide üyeleri ve gece dalışları için bol miktarda nudibranch ve balık portresi var.
Kafamda fotoğraflamak istediğim kompozisyonlar bile belli, uzun zamandır yazdığım kitabımın son bölümü olacak bu seyahat. Yıllar önce Antalya’da bir tatil köyünün dandik havuzunda yapılan bir deneme dalışıyla (ki yemin ediyorum neredeyse ilk seks deneyimi ile aynıydı, çok çabuk bitti ve hiç bir halt anlamadım :D ) başlayan aletli dalış maceramın birinci bölümünün bitişi olacak.
Uzun zamandır dalamadım ama hazırlıklar tamam, yarın ekipmanlaımı toparlayıp İzmir’den Istanbul’a getireceğim. Ondan sonra bakımlar, yedek o-ring setleri, adaptörler, bataryalar, şarj aletleri hazırlanacak ve ver elini macera…
Hayallerimin bir kısmını gerçekleştireceğim kısmetse, sizlerin de hayallerinizin hepsinin gerçek olması umuduyla.
Namaste,
PS: Fotoğraf , Çeşme de bir mağarada çekildi, f22 1/200 @ISO 200 , 105mm Micro Nikkor + 4d diopter, manuel netleme.

Bakmak Görmek Fark etmek

By , January 7, 2008 12:26 pm

Evet, yeni yılın ilk yazısı, hayırlı olur umarım. Dalış sezonunun ülkemiz sularında aklı selim sahibi kişiler için kapanmış olmasından naşi, İzmir de geçirmek zorunda olduğum haftasonları değişik uğraşılar arıyorum kendime. Bu minval üzre, geçtiğimiz cumartesi civarda namını duyduğum Uçansu şelalesine gitmeye karar verdim. Fotoğraf makinem, lenslerim, tripodum vesaire derken sırtımda 7 kiloluk bir çanta ile yola koyuldum. Çantanın bu kadar ağır olmasının sebeplerinden birisi de kuş fotoğrafı çekmek için yanıma aldığım 500mm lik rus malı Maksutov tele objektif ve diğer ıvır zıvırdı.
Şimdi, yolu biraz tarif etmek gerekirse, Aliağa dan Karakuzu köyüne doğru arabayla yol alıp, Karakuzu dan sonra Türkmen köyünde aracı park edip yola yayan devam etmek suretiyle diz boyu çamura kesen bir yolda 7km lik inişli çıkışlı (bol tarafından) bir parkurla şelaleye ulaşıyorsunuz. Yol boyunca koyun sürüleri, çobanlar, oduna giden amcalar karşınıza çıkıyor, köpekler sırtında ağır çantasıyla çamurda debelenen adama sarma gereği duymuyorlar. Yol boyu karşılaştığınız insanlarsa “Ne işin var orada?” “Aslında görülecek bir şey yok ama git bakalım” gibi yorumlarla iyice şevklendiriyor insanı. Hava sıcaklığı 0 derece, güneş tepede ama ısıtmıyor, arada bir bir tilki uzaktan seyrediyor, ağaçların arasından kızıl gerdanlar boy gösteriyor, saka kuşları ötüşüyor. Yolun yarısında fotoğraftaki amca ile karşılaşıyorum. Amca oduna gidiyor, bakımsız, beyaz , çelimsiz bir atın üzerinde. Biraz sohbet ediyoruz, 70 yaşında, adı Mustafa, çocukları şehirde yaşıyor. Atını sulamak için duruyor, izin isteyip bir kaç kare fotoğraf çekiyorum. Amcanın baltasının boyu atının bacaklarından daha uzun :) . Dinlenme bitince amca yamaca sarıyor ben yola devam ediyorum. At bakımsız, amca bakımsız, toprak yabani, hava soğuk, uzun uğraşlardan sonra şelaleye varıyorum bu sefer fotoğraf makinesinin pilleri soğuktan su koyveriyor. Kısa bir mola verip dönüş yoluna koyuluyorum. Sırt çantası daha da ağırlaşıyor, yaşlandığımı kabullenesim yok ama kabul etsen de etmesen de gerçek ortada, 14 kilometre tamamlandığında terden sucuk gibi ve yorgun ama tüm sıkıntılarımı o yola döküp bırakmış ve hafif bir şekilde arabaya oturuyorum. Daha uzun bir yol var, dönüşte gün batımı fotoğrafları için makineyi şarj etmem gerekecek.
f/16 1/80 @ISO 200
Kendinize iyi bakın,
Namaste,

Jingle bells

By , December 27, 2007 9:39 am

Evet, 2007 senesi bitiyor. Bu arada bu sene ile ilgili bütün yaşananlar da hafızamızın tozlu raflarına kaldırılmaya hazır. Yeni gelecek senenin bu seneden daha iyi, daha neşeli, daha sevgi dolu olmasını diliyorum.
Yeni yılda tüm sorunların çözülmesini, sigarayı bırakabilmeyi, sipadan, bali, maldivler gibi bir dalış cennetine akabilmeyi, emektar d50 mi bir d300 ile aldatabilmeyi, yarışma kazanacak fotoğraflar çekebilmeyi, öğrenmeyi ve öğrenmekten zevk almanın devamlılığını kendim için diliyorum. Sizler için ise tüm isteklerinizin gerçekleşmesini diliyorum. Posta kutuma sıklıkla düşen çoğu zaman gudik bazen ise çok güzel olan power point sunumlarından bir tanesini yeni yıl için hazırladım. Olmuşken mega gudik olsun dedim hiç bir masraftan kaçınmadım :) .
Gününüzü, gecenizi şenlendirmesi dileğiyle http://getir.net/455 ney taksimi “İzmir den esintiler” kim üflüyor bilmiyorum malesef, fotoğraflar ise bana ait.
Bu arada bu fotoğraf kızıldeniz, şarm el şeyh, woodhouse resifinde çekildi, 2006 yılından kalma bir kare, kendinize iyi bakın.
Namaste,

Panorama Theme by Themocracy