Posts tagged: Fish face

Karagöz

By JustAddWater, February 3, 2010 11:10 pm

Diplodus vulgaris, two banded sea bream ve başka dillerde kim bilir hangi garip isimlerle anılan bu güzel balık bu günkü güzellemenin konusu. Ülkemiz sularında balık fotoğraflamaya çalışan yurdum fotoğrafçısının kurtarıcısı, sinek iğneli çocukluk oltalarımızın bir numaralı müşterisi bir garip balık.

Çifte Karagöz - Diplodus vulgaris - Çeşme

Çifte Karagöz - Diplodus vulgaris - Çeşme

Her ne kadar tropik sularda fotoğraf çekmekten çok zevk alsam ve çekilen fotoğrafları gıptayla izlesem de o bol balıklı, yaratıklı zengin fotoğraflar bizim sularımızda fotoğraflanmış türlerin – ne kadar sıradan olurlarsa olsunlar – yerini tutmuyorlar. Tıpkı öğrenciliğimde yediğim ekmek arası helvaların lezzetini hiç bir tatlıda bulamamam gibi bir şey bu. Bilemiyorum belki ben huysuzlaşıyorum gün geçtikçe – arada sırada eşim ve kızımın ifadeleri de bunu doğruluyor – ya da memleketin her şeyinin güzel gelmesi DNA seviyesinde incelenmesi gereken bir şey.

Ancak sualtında kimi zaman ufak kimi zaman büyük sürüler halinde rastladığımız Karagöz efendi’nin ayrı bir yeri var, neden derseniz, bir kere yüz ifadesi ilginç, özellikle gece dalışlarında uyurken yakalarsanız çok güzel portre fotoğrafları çekebiliyorsunuz sonra geniş açı çalışırken özellikle büyük gruplara denk gelebilirseniz ve dalış becerileriniz ortalamanın üzerindeyse oldukça iyi kompozisyonlar yakalayabilirsiniz.

Çeşme’de Makri (Yatak) Adası’nda dalanlar bilirler 5 metreden alçalarak geçilen ve 10 metre civarına inilen bir taş kemer formasyonu vardır, o taş kemerin altı her mevsim irili ufaklı karagöz sürülerine ev sahipliği yapar ve kemerin altından geçmeyi bir zevk haline getiren detaylardan biridir bu. Eskiden o kemeri geçer geçmez sola döndüğünüzde sizi duvarın üzerindeki tahtından seyreden Orfoz amca’dan iki yıldır haber alınamıyor malesef ama kemerin solundaki duvar boyunca dikkatli gözler kumda uyuyan Adabeyi (Lipsoz) irilerini görecektir. Neyse konumuz karagöz dolayısıyla diğer güzellere takılmamak gerek.

Taş Kemer

Taş Kemer - The Stone Arch - Çeşme

Arada sırada kumu eşeleyen irice barbunların yanında yöresinde fırsatçı yancılar olarak görürüz onları kalkan kumların arasında barbunun gözünden kaçacak bir besini kapmak için tetikte beklerler, aşağıda bu davranışa ait bir video var çok başarılı değil ama yinede bir fikir verebiliyor, en fazla 25cm boyunda olan bu tür ortalama 15-20cm boyda olur, etinin lezzetli olması dolayısıyla da tercih edilen bir türdür.

http://www.vimeo.com/6047049

Uzun lafın kısası bu güzel balığı özellikle gece dalışında denk getirirseniz burun kıvırmayın, başından uzaklaşmayın hemen, en az 8-10 kare çekin hakkını vererek, gece dalışıysa zaten f18 1/200 e ayarlıdır makine, objektif en güvendiğiniz macro objektiftir, flaşı ayarlayıp basın deklanşöre, gündüz vaktiyse muhtemelen fazla sokulamazsınız geniş açınız varsa arka planı da ayarlayıp güzel kompozisyonlar yaratmaya çalışın. Balık fotoğraflarında en önemli nokta balığın gözünün net olarak görüntülenmesidir bunu başarır balığın kuyruğunu kafasını kesmeden doğru bir kadraj yapabilirseniz sonuç iyi olacaktır, fotoğrafta aynı türden birden fazla olması, varsa aralarındaki etkileşim ve arka plan da önemlidir tabii. Dedim ya hakkını verin balığın sonunda memnun kalacaksınız bana güvenin.

Namaste,

İfade

By JustAddWater, January 13, 2010 8:34 pm

Kara fotoğrafçılığı bilgilerim ancak temel fotoğraf tekniğini kapsadığından (ki onu bile tam olarak bildiğim söylenemez) güzel çekilmiş portrelere imrenirim oldum olası. Neredeyse fotoğrafın başlangıcından beri insanlar portre çekiyorlar, oldukça değişik yaklaşımlar ve ışıklandırma teknikleri kullanarak bir insanın ruh hali, ifadesi, dış görünüşü, hayatı ve kişiliğiyle ilgili bilgileri izleyene aktarıyorlar ve bir kısmı bunu çok çok başarılı yapıyor. Sualtında yüzü olan konuların fotoğraflanması da kendi içinde ayrı bir ustalık gerektiren bir uğraş.

Çekilen fotoğrafın basit bir tür tespit fotoğrafı olmaktan çıkıp bir ifadeyi yansıtabilmesi sualtının alıştığımız zorluklarına bir yenisini ekleyen çetin bir meydan okuma.

Horozbina Portresi (Parablennius gattorugine)

Horozbina Portresi (Parablennius gattorugine)

Portre fotoğrafçılığının sualtında da belirli kuralları var, kısaca söylemek gerekirse konuyu arka plandan soyutlamak, arka planı mümkün mertebe sade hale getirmek, özellikle gözleri ana netlik (odaklama) noktası olarak seçmek, kareyi konu ile mümkün mertebe doldurmak, konuda türe özel bir davranış ve/veya ifade yakalayabilmek.

İfade için Türk Dil Kurumu Sözlüğü şöyle demiş :

Bir duyguyu, yüz aracılığıyla anlatan belirtilerin, mimiklerin bütünü.

Balık portrelerinde bir ifade yakalayabilmek gerçekten çok zor, bunun için hem sabırlı olmak, hem iyi bir zamanlama hem de balık davranışlarını tahmin edebilecek tecrübe gerekiyor. Böyle bir anı yakaladığınızda eğer ilk fotoğraftaki gibi konuyu paralel olarak aldıysanız ve netlik göz çevresine olacak şekilde odak noktasını seçtiyseniz objektifinizin bokeh etkisinden yararlanabilmek ve konuyu öne çıkarıp arka planı soyutlamak için diyaframı açabilirsiniz, flaş gücünü ona göre ayarlarsanız dengeli aydınlatılmış bir portre ortaya çıkar.

Bir diğer teknik ise arka planı karartmak ve konuyu bu şekilde ortaya çıkartmak olabilir, bunu sağlayabilmek için diyaframı iyice kısmış olmanız (f16 ve üzeri) ve konuyu arka planı boş olan bir yerde veya açıkta yakalamanız gerekir bu diyafram ve 1/250-1/200 civarı bir enstantane değeri size siyah bir arka plan sağlayacak ve konunuz yeterince renkliyse fotoğrafın etkisini arttıracaktır.

Sad Lisa -- Apogon imberbis

Sad Lisa -- Apogon imberbis -- Cardinal fish

Kardinal balığı (Apogon imberbis) gibi kovuklarda yaşayan ve orta suda yakalaması zor balıklar için bu tekniği uygulamak flaş ışığı kovuk duvarlarından yansıyacağı için oldukça olacaktır. Böyle bir durumda en kısık diyafram ve idare edebileceğiniz en düşük flaş gücü kullanılabilir.

Konu seçimi de oldukça zor ancak bazı basit ipuçları vermek gerekirse korku eşiği yüksek olan kolay kolay ürkmeyen konular 60mm Macro objektif için uygundur, örnek olarak Horozbina verilebilir, istediğiniz kadar sokulabilir ani hareketler yapmadığınız sürece ürkütmeden bu meraklı ufaklıkları fotoğraflayabilirsiniz. Tropik sularda ise anemon balıkları bu türlere örnektir. Yüz yapıları dolayısıyla komik , naif ifadeler yakalamak mümkündür.

Daha ürkek konular için 150mm lik veya daha üzeri Macro objektifler kullanmak gerekecektir, bu konuları gündüz dalışlarında ürkütmeden fotoğraflamak ancak bu objektiflerin sağlayacağı uzaktan odaklama imkanı ile mümkün olur gece dalışlarında ise gece avlananlar hariç tüm balıklar uykuda olacağı için sokulmak ve fotoğraflamak konuları görebildiğiniz sürece daha kolaydır. Bazı konuları ise değil fotoğraflamak dalış lideri olarak fark edip grubunuza göstermeniz bile zordur, küçük kovuklarda yaşayan blenny balıkları, gobiler buna örnek olabilirler.

Full Frontal

Full Frontal -- Yazılı Hani -- Serranus scriba

Yukarıdaki fotoğrafta yer alan yazılı hani, bizim sularımızda bulunabilecek en renkli simalardan birisi ve oldukça güzel fotoğraflar verebiliyor. Bu yazıdaki fotoğrafları özellikle İzmir-Çeşme de yaptığım eski dalışlarda çektiklerimden seçtim, elimde bu konuyu örneklemek için oldukça fazla fotoğraf olmasına ve bunların bir kısmının tropik sularda yaşayan daha sıradışı canlılar olmasına rağmen bu seçimi yapmamın sebebi modern çağın gereği olan kavanoz dipli dünyanın küçülmesi sonucunda zaten iyice gözden düşmeye yüz tutan bizim denizlerimize vefa borcundan diyebilirim. Dünyanın bu küçülmesi ve ülkemizin ekonomik durumu Kızıldenize yapılacak mütevazı bir seyahati bizim sularımızda yapılacak bir dalış seyahatinden neredeyse daha ucuz hale getirmişken bizlerin, gözümüzü açtığımız, yüzmeyi öğrendiğimiz, balıklarını seyredip avlayıp yediğimiz denizleri unutmamamız gerek.

Bu yazıdaki bütün fotoğraflar Nikon D50 kamera, 105mm F2.8 D Micro nikkor objektif ile çekildi (2006 ve 2007 yıllarında), çekim değerleri sırasıyla   f14 1/60 @ISO 200  ,  f18 1/200 @ ISO 200 ,  f18 1 /200 @ ISO 200.

Namaste,

News and Curiosities

By JustAddWater, November 13, 2009 9:42 am
Surgeon fish / Sharm el Sheikh / 2006

Surgeon fish / Sharm el Sheikh / 2006

Yeni şeyler yazmak geldi içimden, şimdi bu alemde tek sualtı fotoğrafı çeken ben değilim elbette. Nice başarılı hatta ekmeğini bu işten kazanan insan evladı var. Kıskançlıktan yeşererek izlediğim, fotoğrafları üzerine kafa patlatıp bu adam bunu nasıl yapmış diye düşündüğüm bir çok usta fotoğrafçı var.
Değerli basınımız  Amos Nachoum‘u keşfetmiş mesela son günlerde, onun fotoğrafları “gülümseyen köpekbalığı fotoğraflandı” , “ölüm anını işte böyle yakaladı”  ve buna benzer catch phrase’lerle son kullanıcıya servis ediliyor.
Neye yanayım bilemedim, adamın ve buna benzer diğer fotoğrafçıların bin bir emek ve özveriyle çektiği ve gerçekten hem fotoğraf hem belgesel değeri çok çok yüksek olan bu fotoğrafların çerez misali ve eksik bilgiyle tüketilmesine mi yanayım, zaten adı çıkmış seksen’e inmez yetmiş’e durumunda soyu tükendi tükenecek diye soluğumuzu tuttuğumuz köpek balıkları hakkında yalan yanlış yazılanlara mı yanayım bilemiyorum.
Tabii bunlar da hayatın gerçekleri, tek teselli belki birilerinin aklında bir merak oluşur da bu adam kimdir ? nedir ? ne yapar ? diye biraz daha derinlemesine araştırır diye umut ediyoruz. Bu alemde takip ettiğim bir kaç yayın var, konudan konuya zıplıyorum ama önemi yok, ülkemizde Sualtı Dünyası / Marine Photo dergisi vardı, hala var gerçi ama artık varlığını internet ortamında sürdürüyor. 
Yurtdışında da bir çok güzel derginin arasında Underwater Photography Magazine var, geçenlerde 51. sayısı yayınlanan bu derginin içinde çok sevdiğim ama uygulamaya yeterince zaman ayıramadığım Close Focus Wide angle yani Yakın Odaklı Geniş Açı çekimler ile ilgili bir yazı var. Yazıyı başarılı bir sualtı fotoğrafçısı ve Magic Filtre’nin geliştiricilerinden olan Alex Mustard yazmış. Hem görselleri son derece başarılı hem de gerek içerdiği bilgiler ve fotoğrafların çekim bilgilerinin sakladığı küçük ip uçları ile okunması gereken bir yazı olmuş, tavsiye olunur. Fotoğrafın konu ile ilgisi yok, tamamen düzenleme faaliyetleri sırasında elime gelen ve bir anıyı tetiklediği için atmaya kıyamadığım bir kare.
Fotoğraftaki bir cerrah balığı, Acanthurus sohal veya diğer adıyla Sohal surgeonfish. Bu balıklara surgeonfish denmesinin sebebi kuyruğuna yakın kısımda neşter gibi keskin yatay bir çıkıntının olması. Fotoğraftaki balığın bendeki yeri ayrı, çünkü kendisiyle şnorkel yaparken beni didiklemeye niyetlenmesi vasıtasıyla tanıştık. Daha önce dalışlarda regülatörden çıkan hava kabarcıklarına dalıp dalıp çıktığını görmüşümdür bu balığın ama ilk tanışmamız şnorkel yaparken gelip maskeme çarpmasıyla olmuştu, sanırım belli bir bölgeyi koruma durumu vardı beni uzaklaştırana kadar defalarca saldırdı. Küçücük balığın cesaretine hayran kalıyorsunuz bir yerde.
Cesaret uğraştığımız her işte gerekli bir şey, sizi bir adım ileriye götüren şeyin ta kendisi cesaret. Amos Nachoum’u o kafesten çıkartıp o büyük beyaz’la dans ettiren şey cesaret, bende büyüyünce o kadar cesur olmayı diliyorum bir gün :)
Haftanın son gününde hayatlarımızın her gününde  her şeyin istediğimiz gibi olması dileğiyle.
Namaste,
Fotoğraf: Sea & Sea DX5000-G  f3.5 1/400 @ ISO 100
Namaste, 

Cardinal Fish / Apogon imberbis / Kardinal balığı

By JustAddWater, March 24, 2009 2:59 pm

Şarkılardaki “küçük kırmızı balık” budur sanırım. Apogon imberbis yada en az o kadar fiyakalı türkçe ismiyle Kardinal balığı, taş altlarını seven ışıktan, şöhret ve paparazzi taifesinden zerrece haz etmeyen mazbut bir aile balığıdır.
Genelde uysal tabiatıyla bilinse de ırkın genel özelliği tam fotoğraf çekileceği anda zırt diye dönmesiyle meşhur ve maruftur.
Gözlerindeki paralel beyaz çizgiler (rastık/sürme) alamet-i-farikasıdır. Havalıdır, küçüktür, cilvelidir, can yakar. Bu güne kadar 100 kare çekmişsem bunların 97 tanesinde ya kuyruk yüzgeci yada boşluk çıkmıştır. Bir nevi Nikolai Hel gibi yaptığı ninja numaraları ile fotoğrafı çektirmemeyi kendine şiar edinmiştir bu küçük serseri. Tamam ben de acemiydim, kabul ediyorum, zamanla daha iyi kareler elde ettik bir birimize alıştık bir nevi elektrik aldık bir birimizden. Neyse denizlerimizdeki canlı yaşamın tropik denizlerle rekabet edecek seviyeden geçtim, her geçen gün çevre kirliliği, balık katliamı, küresel ısınma gibi sebeplerle iyiden iyiye çölleştiği günümüzde bakıp da görmesini bilenlere mücevher gibidir haspam.
Bu yazıyı eşim okusa 18 yıldır evliyiz bana bu methiyelerin onda birini yazmadın der ve haklıdır da ama bu başka bir konu tabii. Sezonun açılışını 11 Nisan da yapacağız sanırım. O zamana kadar sandıktaki karelere bakarak iç geçirmekten başka yapacak pek bir şey yok.
Kendinize iyi bakın, Namaste
f16 1/125 @ISO 200

Post mortem

By JustAddWater, March 19, 2009 6:58 am

Sunum bitti, korktuğum gibi de olmadı bu arada. 50 kişi kadar vardı salonda, çok güzel sorular sordular. Elimizden geldiğince cevapladık.
Atasözünün dediği gibi “Ayının 10 tane şakası varsa hepsi de ahlat üzerinedir” konu dalış ve sualtı fotoğrafı olunca çene açılıyor.
Hiç ummadığım tanıdıklarla karşılaşma şansım oldu bu sayede. Bundan sonra önümüzdeki maçlara bakacağız.
Evet , ekteki fotoğraf bir berber balığı, genellikle derinlerde olurlar, bu da derinden kaş ile göz arasında dekoya girmeden çektiğim bir kare. Çok güzel balık mendebur. Çekim değerlerini hatırlayamıyorum kusura bakmayın.
Kendinize iyi bakın,
Namaste and good luck ..

Vanitas vanitatum et omnia vanitas

By JustAddWater, June 24, 2008 9:41 pm

Evet, sınav bitti, itiş kakışla dolu günler de sona erdi şimdi yaralarımızı sarıp bir sonraki kavgaya hazırlanma zamanı.
Yorgunluk henüz geçmedi ama kısa süre sonra çıkacağımız tatilde geçeceğini düşünüyorum.
Umuyorum öyle olur, hayat memat durumlarında da sürpriz hadiseler olmakta hayırlısı olur diyelim. Bu arad uzun zaman sonra geçen haftasonu dalışa gitme şansı buldum. Bu fotoğraf oradan, Apogon imberbis yada Kardinal balığı, taş altında 15 metre civarında çekildi. Bodrum da dalış yapmaya fırsatımız olur umarım. Yazıya baktım da ne çok umuyorum bu aralar elimizde patlamasa bari. Yavan yazı için kusura bakmayın, Ankara da bir otel odasında gecenin bir körü ancak bu kadar oluyor.
Kendinize iyi bakın, Namaste

Gece Dalışı

By JustAddWater, July 25, 2007 11:43 am

Gece dalışı, en sevdiğim şeylerden biri, önceden hazırlığını yaparsın, fenerlerin bakımları yapılır, piller şarj edilir, housing bakımı yapılır, flaşlar kontrol edilir.

Sonra tüm malzemeyi toparlar tekneye gelirsin, kakara kikiri muhabbet, herkeste bir heyecan, hava durumuna göre dalış noktası ve güzergah belirlenir, dalış planlaması yapılır, gruplar, dalış eşleri (buddy) belirlenir, dalış brifingi verilir.

Artık hazırsın, dalış eşinle ayrıntıları bir daha gözden geçirirsin. Bu arada tekne dalış noktasına yanaşır, baştan çapa atılır, gruplar bu arada organize olmuştur.

Heyecan iyice artar, gündüz göremeyeceğin bir çok canlı gece aşağıdadır, karavidalar, böcekler, yengeçler, sübyeler, sinaritler. Zifiri karanlık hakimdir aşağıya, alıştığın o derin mavi yoktur bir süreliğine de olsa. Sadece ve sadece senin ve dalış grubundakilerin fenerlerinin aydınlattığı alanı görerek ilerlersin. Fenerlerin ışık huzmeleri karanlığı yırtarak hırsızlama girdiğin bu karanlık bahçenin içini aydınlatmaya çalışır. Dikkatli bakan gözlere ve şansa sahipsen, yuvalarında seni seyreden veya uyuyan mürenleri, onların ağzını temizleyen temizlikçi karidesleri, eriştelerin arasında eski zaman vezirleri gibi duran ve fenerin onu aydınlatınca renkten renge giren ahtapotu görebilirsin.

Kayalıklardaki deliklerinde gün boyu uyuyan bonelyalar (şerit kurdu) nefti yeşil renkleri ve zarif gövdeleriyle metrelerce dibi arşınlamaktadır. Yengeçler taş altlarından ortaya çıkmış gezinmektedirler. Uluorta uyuyan bir sinarit seni görünceye kadar onu doyasıya seyredersin. Hele bir iki kare çekebildiysen senden şanslısı yoktur. Kırmızı daha bir kırmızı, sarı daha bir canlı, fenerinin aydınlatabildiği her köşe gerçek renk ve güzelliğiyle selamlamaktadır seni. Fener huzmelerinin arasında sübyeler bir oraya bir buraya kaçışmaktadır. Gece dalışı 10 metre derinlikten fazlasına yapılmadığı için dalış süren alabildiğine uzun aldığın zevk ise o derece katmerlidir.

Dalışın sonuna doğru teknenin altına gelinir ve yavaş yavaş yükselerek çıkılır cennetten, bir koşu üzerindekilerden kurtulur ve en sevdiğin içecek elinde güverteye yatıp yıldızları seyre dalarsın. Yıldız kayar beş dakika evvel orta suda gördüğün gümüş balıklarını hatırlar gülümsersin.

Namaste,

Haberin yok ölüyorum!

By JustAddWater, June 7, 2007 11:21 am


Haberin yok ölüyorum…..

bakma bana öyle derin
işim olmaz senle benim
hiç bu kadar sevilmedin
gözlerinden okuyorum
haberin yok, ölüyorum

Duman

Bu fotoğrafı çekerken aklımda bu şarkı vardı. Çeşme de 20 metre derinlikte kim bilir kimin attığı bir balık ağının içinde bir çift papağan balığı. İkisi de erkek, sadece bu cins papağan balığı nın , ki ismi european parrot fish (Sparisoma cretense) dişisi erkeğinden renkli olur.

Tabii ağı atanın muhtemelen bundan haberi yok. Bu balıkların eti lezzetli değildir, dolayısıyla ekonomik değeri de yoktur. Ağı atan bunları da bilmiyor, muhtemelen ağı topladığında bu iki balığı da denize atacak yada kedilere verecek.

Bu arada ağlar balıkları sıkıştırıyor, gözlerine solungaçlarına batıyor, balık çıkmak için ırgaladıkça daha çok canı yanıyor. Balık ağı bu nedenle rezil bir icat, ne var ne yoksa yakalıyor. Ayrım yapmadan. Sadece 4 kare çekebildim, sonra yaptığım bıçağı çekip ağı keserek balıkları salıvermek oldu. Vicdanım rahat, ama şarkı hala aklımda “Haberin yok ölüyorum!”

Namaste,

Ikelite DS50S Slave Flaş

By JustAddWater, May 29, 2007 6:49 am

Fotoğraftaki balık bir Symphodus ocellatus erkek bir birey. Sadece bu mevsim yani aganigi mevsiminde bu renkleri alıyor. Yuvasını yapıyor ve çılgın dansları ile etkilediği dişi bu yuvaya yumurtaları bırakınca onları dölleyip başlıyor yuvayı korumaya. Yuva konusunda oldukça hassas kendinden kat kat büyük balıkları bile kovalıyor.
Bu fotoğraf tam yuva yapma olayı sırasında çekildi. Biraz sonra da dans başladı, ama ben fotoğraf çektiğim için pek rahat edemedi garibim beni kovalamaya karar verdi. Ben de bıraktım kendi haline. Çekim değerleri, f22 1/100 at ISO 200. Fotoğrafın çekildiği yer Çeşme, No Name dalış noktası. Yazının başlığı ise 2. el aldığım ama performansından şu ana kadar çok memnun olduğum köle flaş ile ilgili.
Ikelite DS50S hakikaten çok başarılı bir flaş, üzerindeki bir sensör yardımıyla asıl flaş çaktığı anda tetikleniyor. Üzerinde öyle hassas ayarları falan yok. Ya köle modunda yada asıl flaş olarak çalışıyor. Yeniden dolma süresi 4 saniye kadar ve gücü etkileyici. Tabii bir de geniş açıda görmek gerek ama macro da f22 ile az ışıklı ortamlarda çekim imkanı sağlıyor. Üzerinde ayrıca fokus feneri olarak kullanılabilen bir fener de var kola monte edilmiş vaziyette.
Hal böyle iken bir sürü problemi bir anda çözen bir alet oldu benim için. Bu sayede 105 mm Micro Nikkor u daha fazla sever oldum.
Bu kadar baş ağrıtmak yeter aslında ama burada ekipmanla ilgili iki satır yazayım belki birilerine faydası olur dedim.
Namaste,

Yazılı Hani 2

By JustAddWater, May 28, 2007 11:27 am

Daha önce de fotoğrafladığım türlerden biri bu. Serranus scriba yada bizim bildiğimiz adıyla Hanos – Yazılı Hani.

Naçizane blogumun Fish Face adlı etiketinde diğer balık portrelerinin arasında bir örneği var.

Bu karenin özelliği ise F22 diyafram 1/100 enstantane ile ve çift flaşla çekilmiş olması. Tabii makine Nikon D50 olunca ISO200 değerinde çekildiğini söylemenin lüzumu yok. Mübarek makine ISO200 altında çekim yapmıyor çünkü.

Çeşme – No Name adlı dalış noktasında çekildi. Bu aralar en sevdiğim dalış noktalarından biri. Normal şartlar altında sualtı kerbelası dediğimiz ve sadece eğitim dalışlarını yaptırdığımız bu mekan bu aralar yuvalarından pörtlemiş 1.5mt boyunda mürenler, büyük ahtapotlar ve deniz böcekleriyle kaynıyor :-)

Fotoğrafik bereketin tüm sene sürmesi dileğiyle,

Namaste,

Panorama Theme by Themocracy