Posts tagged: Deniz Yıldızı

Saklambaç !

By , September 23, 2009 5:33 pm
Allogalathea elegans

Allogalathea elegans

Bir gece dalışı sırasında karşılaştığım bir crinoid üzerinde hayatını sürdüren Allogalathea elegans ilk bakışta mükemmel kamuflajı ile neredeyse fark edilmesi imkansız bir konuydu.
60mm micro nikkor f 2.8 D ve tek YS90 Auto flaş ile indiğim bu dalışta daha ilk dakika içinde inanılmaz fırsatlarla karşılaşmış ve elbette onların yalan olmasını hüzünle izlemiştim. Dakika bir içerisinde yumruğum kadar bir keşiş yengeci ben 60mm yi netlemeye ikna edene kadar kayaların arasında kayboldu.
Ben talihime övgüler, methiyeler düzerken karanlığın içerisinde uyuyan bir balığı henüz çarpmış ve mideye indirmek üzere olan bir elektrik balığı (torpedo ray) iş üzerinde yakalanmanın verdiği rahatsızlıkla ölü balığı bırakıp karanlığa doğru fenerlerimizden kaçarken ben şaşkınlıktan değil fotoğraf çekmek regülatörün mapsını ağzımda tutmaya çalışıyordum. Netice itibarıyle sadece arkadan bir kare alabilmiştim çarpan vatozdan. Ancak dalışın daha henüz başındaydık, su 29 dereceydi ve hava henüz kararmıştı Maldivlerin kuzeyindeki bu küçük adada.
Başlangıçta rastladığımız ve normalde başında koca bir dalışı bitirebileceğim konular dalış eşim Mark için nedense fazla sıradan şeylerdi herhalde, tabii insan hayatının son dokuz senesini Maldivlerde o ada senin bu ada benim binlerce dalış yaparak geçirince gerçekten şaşırabilmesi için çok ama çok sıradışı bir şey görmesi gerekiyor. Dalış devam ederken kumlukta tek başına uyuyan balıkları fotoğraflıyor bir yandan da o “mükemmel fotoğraf” için gereken müstakbel konuyu arıyordum.
Bir gün önce burada elimizden kaçırdığımız pegasus balığı için tetikteydik ama zaten bir serçe büyüklüğüne olan bu canlıyı gündüz zor bela bulmuşken gece bulacağımızdan yana hiç umudum yoktu. İkinci resifin başına geldiğimzde 14 metre derinlikte Mark ile işaretleştik ben konu aramaya başladım o da pegasus’un peşinden karanlığa karıştı, balığı bulabilirse bana ulaşacak bulamazsa aynı resifin başında buluşacaktık.
Ben resifi turalarken o karanlıkta kaybolmuş sadece hayal meyal görünen fenerinin ışığı ile gece dalışının ürkütücü bir detayı haline gelmişti bile. resif küçük bir kayalıktı, bir iki braincoral ve elkhorn coral ile arada kalmış table coral denilen mercanlar ve deliklerde kıyıda köşede uyuyan balıklar, temizlikçi karidesler, mürenler, anemonlar, tüm kollarını açmış suyu süzen crinoidler (tüy yıldızları). Resifin solunda güzel renkli bir tüy yıldızı buldum, önce biraz uzaktan tüm kolları açılmış görüntüsünü aldım, sonra biraz video çektim. Oldukça estetik bir canlı olan tüy yıldızlarının üzerinde genellikle hayatını orada geçiren küçük yengeç, karides taifesinden kiracılar olur.
Detay fotoğraflarından sonra onları aramaya koyuldum, bir süre sonra yıldızın ağzına  yakın bir noktada aradığımı buldum.
Uzunca bir süre bu ürkek canlıyı düzgün fotoğraflayabilmek için uğraştım, sonuçta elimde 8-10 tane işe yarar kare oldu. Bu arada dip zamanı azalıyordu ve Mark’dan ses seda yoktu uzaktan fenerinin ışığı hayal meyal görünüyordu. Karidesi bırakıp oracıkta bir kovukta uyumakta olan bir papağan balığına yöneldim. Onun da üzerinde iki temizlikçi karides mesai yapıyordu ve oldukça güzel kareler almak mümkündü. Bir süre sonra Mark yenilgiyi kabullenerek geri geldi, ve yavaş yavaş yükselmeye başladık, dalışı EAN36 ile yapıyor olmamız bu göreceli olarak sığ sayılabilecek derinlikte dip süremizi oldukça uzatmıştı.
Dönüş yolunda küçük bir ahtapot, 2 keşiş yengeci ve uyuyan diğer zevatın ardından yavaşça yükselerek dalışı kıyıda noktaladık. Yukarıda nefis bir dolunay vardı ve açlık iyice kendisini hissettiriyordu, ekipman alelacele yıkandı ve yemeğe doğru yola çıkıldı.
Bu güzel türle olan karşılaşmamın kolay unutulmayacak bir gece dalışı sırasında olması benim için ayrıca hatırlanacak bir artı, bu arada değil gece gündüz dalışlarında bile badinizi bırakıp balık aramaya gitmezsiniz ancak dalışı yapanların biri eğitmen diğeri divemaster olunca kurallar esnetilebiliyor.
Bayram sonrasında herkese sağlık ve esenlikler diliyorum.
Namaste,
f18 1/200 @ISO 400 +0.3 poz telafisi ve tek YS90 Auto flaş.

The evil that man do …

By , August 27, 2007 11:49 am

Öncelikle, “Geri döndüm…”
Tatil kısa bile olsa iyi geldi. Daldım, çıktım, fotoğraf ve video çektim. Sevdiğim insanlarla sevdiğim işi yaptım. Darısı yapamayanların başına. Bu arada tatilin göbeğinde bir günlüğüne de olsa işe çağırılmam gerçek hayatı hatırlatan tek nadide parça oldu.
Bu arada dalış olmayan bir gün kızımın sörf sevdasına alaçatıya gittim. Sörf ayrı bir alt kültür, bir sürü karayağız genç, şişen yelkenler, atraktif hareketler, birbirinin aynısı, aynı tornadan çıkmış fantastik ablalar, Aynı nal kadar marrrrka güneş gözlükleri, topuz saçlar, kayış gibi yanık ten, mayokini, pareomsu şeyler ve aynı literatüre haiz bu kuşlar genelde bir arada duruyorlar. Sörf yapan abiler de bu ablaların önünde fantastik hareketler yaparak bir nevi çiftleşme dansı icra ediyorlar.
Neyse fotoğrafa gelelim, bu vahşi dansların arasında sörf yapan kızımı fotoğraflamak için suya girdim, bir kaç kare çektikten sonra suyun altına bakayım dedim. Şeytan dürttü derler ya…
kafamı suya sokunca önce bir kaç sinarit palazı gördüm, sonra gözüme bu zavallı takıldı, sörflerin altında salma denilen ve dengeyi sağlayan bir parça vardır. Bu parça atraktif hareketler sırasında bir şekilde kuma vurmuş ve gariban deniz yıldızını ikiye biçmişti.
Bir kaç kare çektim, sonra düşündüm, ne olacak bunun hali diye. Muhtemelen merkezi daha büyük parçasının kaldığı kısım hayatına devam edecek diğer iki kol ölecek. İşte böyleyken böyle.. Kendinize iyi bakın….
f/8 1/250 @ ISO 200
Namaste,

Puf Böreeee

By , December 15, 2006 8:51 am

Sular ayaz mı ayaz, ellerim ceplerimde değil çünkü neoprenin cebi yok. Yassıada sularının dibinde 40 mt civarındayız. dalarken bir kristal tabaka geçmişiz ki sormayın, hani soğuktan tüm çıkıntılarınız içeri kaçmak ister ya işte o türden (8 C)
Neyse zaten dalanlar bilir aşağısı başka bir gezegen gibidir. Su soğuk, sadece krem renkli yumuşak mercanlar, milyarlarca deniz yıldızı, midye kabuğu, çer çöp, ilaç için bir tek balık yok.
Geniş açı çekmek neredeyse imkansız. Bu ortamda ancak macro çekilir. Neyse dalış olaysız devam ederken bir anda bu arkadaşı gördüm aşağıda, önce “Ulan dedim aç karnına dalmamak lazım, azot narkozu yüzünden puf böreği görüyorum” sonra baktım bu diğerlerinden farklı bir deniz yıldızı Sphaeriodiscus placenta tabii çöktüm tepesine, dalış bilgisayarı gıdaklayıp duruyor “Deko, dekoooo, bak dekoya kalıyorsun, aloooo kime diyorum?” Bu arada ben değişik diyafram, enstantane, kadraj komboları deniyorum. Neyse dalışı 5 dakika fazladan deko yaparak bitirdik kazasız belasız. Bu da böyle bir anımdır ..

Panorama Theme by Themocracy