Saklambaç !

Allogalathea elegans
Bir gece dalışı sırasında karşılaştığım bir crinoid üzerinde hayatını sürdüren Allogalathea elegans ilk bakışta mükemmel kamuflajı ile neredeyse fark edilmesi imkansız bir konuydu.
60mm micro nikkor f 2.8 D ve tek YS90 Auto flaş ile indiğim bu dalışta daha ilk dakika içinde inanılmaz fırsatlarla karşılaşmış ve elbette onların yalan olmasını hüzünle izlemiştim. Dakika bir içerisinde yumruğum kadar bir keşiş yengeci ben 60mm yi netlemeye ikna edene kadar kayaların arasında kayboldu.
Ben talihime övgüler, methiyeler düzerken karanlığın içerisinde uyuyan bir balığı henüz çarpmış ve mideye indirmek üzere olan bir elektrik balığı (torpedo ray) iş üzerinde yakalanmanın verdiği rahatsızlıkla ölü balığı bırakıp karanlığa doğru fenerlerimizden kaçarken ben şaşkınlıktan değil fotoğraf çekmek regülatörün mapsını ağzımda tutmaya çalışıyordum. Netice itibarıyle sadece arkadan bir kare alabilmiştim çarpan vatozdan. Ancak dalışın daha henüz başındaydık, su 29 dereceydi ve hava henüz kararmıştı Maldivlerin kuzeyindeki bu küçük adada.
Başlangıçta rastladığımız ve normalde başında koca bir dalışı bitirebileceğim konular dalış eşim Mark için nedense fazla sıradan şeylerdi herhalde, tabii insan hayatının son dokuz senesini Maldivlerde o ada senin bu ada benim binlerce dalış yaparak geçirince gerçekten şaşırabilmesi için çok ama çok sıradışı bir şey görmesi gerekiyor. Dalış devam ederken kumlukta tek başına uyuyan balıkları fotoğraflıyor bir yandan da o “mükemmel fotoğraf” için gereken müstakbel konuyu arıyordum.
Bir gün önce burada elimizden kaçırdığımız pegasus balığı için tetikteydik ama zaten bir serçe büyüklüğüne olan bu canlıyı gündüz zor bela bulmuşken gece bulacağımızdan yana hiç umudum yoktu. İkinci resifin başına geldiğimzde 14 metre derinlikte Mark ile işaretleştik ben konu aramaya başladım o da pegasus’un peşinden karanlığa karıştı, balığı bulabilirse bana ulaşacak bulamazsa aynı resifin başında buluşacaktık.
Ben resifi turalarken o karanlıkta kaybolmuş sadece hayal meyal görünen fenerinin ışığı ile gece dalışının ürkütücü bir detayı haline gelmişti bile. resif küçük bir kayalıktı, bir iki braincoral ve elkhorn coral ile arada kalmış table coral denilen mercanlar ve deliklerde kıyıda köşede uyuyan balıklar, temizlikçi karidesler, mürenler, anemonlar, tüm kollarını açmış suyu süzen crinoidler (tüy yıldızları). Resifin solunda güzel renkli bir tüy yıldızı buldum, önce biraz uzaktan tüm kolları açılmış görüntüsünü aldım, sonra biraz video çektim. Oldukça estetik bir canlı olan tüy yıldızlarının üzerinde genellikle hayatını orada geçiren küçük yengeç, karides taifesinden kiracılar olur.
Detay fotoğraflarından sonra onları aramaya koyuldum, bir süre sonra yıldızın ağzına yakın bir noktada aradığımı buldum.
Uzunca bir süre bu ürkek canlıyı düzgün fotoğraflayabilmek için uğraştım, sonuçta elimde 8-10 tane işe yarar kare oldu. Bu arada dip zamanı azalıyordu ve Mark’dan ses seda yoktu uzaktan fenerinin ışığı hayal meyal görünüyordu. Karidesi bırakıp oracıkta bir kovukta uyumakta olan bir papağan balığına yöneldim. Onun da üzerinde iki temizlikçi karides mesai yapıyordu ve oldukça güzel kareler almak mümkündü. Bir süre sonra Mark yenilgiyi kabullenerek geri geldi, ve yavaş yavaş yükselmeye başladık, dalışı EAN36 ile yapıyor olmamız bu göreceli olarak sığ sayılabilecek derinlikte dip süremizi oldukça uzatmıştı.
Dönüş yolunda küçük bir ahtapot, 2 keşiş yengeci ve uyuyan diğer zevatın ardından yavaşça yükselerek dalışı kıyıda noktaladık. Yukarıda nefis bir dolunay vardı ve açlık iyice kendisini hissettiriyordu, ekipman alelacele yıkandı ve yemeğe doğru yola çıkıldı.
Bu güzel türle olan karşılaşmamın kolay unutulmayacak bir gece dalışı sırasında olması benim için ayrıca hatırlanacak bir artı, bu arada değil gece gündüz dalışlarında bile badinizi bırakıp balık aramaya gitmezsiniz ancak dalışı yapanların biri eğitmen diğeri divemaster olunca kurallar esnetilebiliyor.
Bayram sonrasında herkese sağlık ve esenlikler diliyorum.
Namaste,
f18 1/200 @ISO 400 +0.3 poz telafisi ve tek YS90 Auto flaş.



