Posts tagged: Altın Projeler

Hayat devam ediyor.

By , April 26, 2011 1:25 pm
Umm Arouk

Umm Arouk - Southern Redsea

Evet dalmayalı uzun zaman oldu, o kadar uzun zaman oldu ki güneşte serilmiş dut pestilinden beter vaziyetteyim. Kurudum kaldım, kıpırdanamıyorum. Bir sürü irili ufaklı şey olup bitti ve olup bitmekte. Mesela yakında hazırlandığım bir kuşak sınavı var epey terletiyor bizleri bu aralar. Başlayıp yarım bıraktığım projeler var (LED fener, Ring light, Macro Light projeleri). Ekmek arası Tenoksikam’a mecbur eden sırt ağrıları var, arkadaşlarla başlayıp bitirdiğimiz bir öykü kitabı var “Asla Yalnız Yürümeyeceksin!” adında şurada haberi ve bizlerin bir grup fotoğrafı var.

Planladığım ama kursağımda kalan seyahatler, başlanan ve yarım kalan projeler, kaybettiklerim, yitip gidenler, çıkıp gelenler ve daha bir dolu şeyle birlikte ömrümüzün kum saatinden eksilen kumlar var. Deniz de var ama dalış eksik açığı çok acele kapatmak gerek. Fotoğraf iki yıl önce çıktığımız dalışlı deniz yolculuğundan bir güney kızıldeniz karesi. Kitap uzun zamandır uğraşamadığım ancak belli bir düzen içerisinde kendi kendine ağızdan ağıza yayılan bir konuya dönüştü. Hiç tanımadığım insanlardan çok olumlu geri dönüşler aldım kitapla ilgili ve bu beni çok ama çok fazla mutlu etti.

Kafamda iki yeni proje var bir tanesi küçük bir öykü kitabı; neredeyse doğduğu zamandan bu yana kızım için çeşitli yerlerde yazıp biriktirdiğim kendi hayatıma ve başımdan geçenlere dair kısa öykülerin toplanmasından oluşan Aziz Efendi’nin kısa tarihi. Diğeri ise son zamanlarda aklımda olan bir sergi+kitap projesi (daha fazla efor+para gerektiriyor) sanıyorum bu sene yapılacak seyahatten sonra şekillenecek.

Hayat devam ediyor, deniz uzaklardan sesleniyor ben dalacağım günün hayalini kuruyorum.

Kendinize iyi bakın,

Namaste,

Haftasonu Projeleri – Akıllar Fikirler

By , April 25, 2010 12:24 am

Bu haftasonu epeydir yapmak istediğim bir şeyi yaptım, kendime dairesel bir flaş dağıtıcı (diffüzör) yapmaya karar verdim. Internette benden önce bu salakça fikre kapılan bir sürü insan olduğunu ve havayollarında dağıtılan kusmuk torbalarından tutun da plastik bardaklara veya sigara paketlerine kadar bir sürü değişik tasarım ve fikir gördüm. Benim kafamdaki fikir ise daha sofistike ama yapması 20 dakikadan az sürecek bir şeydi. Benzerini Alex Mustard’ın sualtı için yaptığı ring flaş tasarımında görmüş ve aslında en başta malzemeleri de kendi kendime flaş filtresi (snoot) yapmak için almıştım, snoot daha sonra yapılacak elbet ama şimdi diffüzör yapma zamanı.

Superior Engineering of Aziz Efendi

Yukarıdaki kolajda malzemelerin hepsi ve yapım evreleri sırasıyla görülüyor, plastik saklama kabı (3TL), seloteyp (25kr), Alumiyum Folyo (öğlen yenilen kebaptan apartılma = beleş), beyaz kağıt, cerrahi makas, sağlam bir bıçak, permanent marker. Sağ alt köşede Diffuser Mark I in bitmiş halini görüyorsunuz, içinde yansıtıcı olarak kullanılar aluminyum folyo ve ön yüzeyindeki beyaz kağıt ışığı daha lezzetle dağıtıyor. Hal böyleyken bir kaç deneme fotoğrafı çekmek de farz oldu tabii onlar da şurada:

Paper Tulips - Shot One - 50mm F1.8 @ 1/125th ISO 200

Bu kağıt laleleri çok sevdiğim 50mm f1.8 D ile çektim diyafram tam olarak açık ve yerden tavana doğru flaş kullanılarak pozlandı. Sonuç fena değildi flaşın pozlamasını arttırıp azaltarak daha iyi sonuçlar da elde edebiliyordum. O nedenle bir sonraki aşamaya geçmeye karar verdim.

Attack of the Plasma Clones - 18-55mm @ 30mm F22 1/10th

Evet bana göre pek şugar bir soyut kare olmuştu bu ama nedense kafamda canlandırdığım “Uzaylıların Şile Yolunu İşgali” konseptinden uzaktı henüz bir kaç deneme daha yapmaya karar verdim.

Aliens Invading Şile Highway - 18-55mm @ 30mm F4.5 1/10th

Sonunda istediğim kareyi çekmiş olmanın huzuru içinde bu yazıyı yazmak üzere bilgisayar başına oturdum. Bu arada bu baloncukları yapan çin malı ışık ve köpük tabancasına da verdiğim 7TL yi sayarsak projenin toplam malzeme maliyeti 10.5TL sağladığı tatmin ise pırasylıs :)

Hayatın sizlere iyi davranması dileğiyle,

Namaste,

PS: Fotoğrafları biraz büyük yükledim büyütüp bakarsanız daha güzel olabiliyorlar.

Le Presentation de la pon pon !

By , March 15, 2009 9:05 am

Evet, bu sefer enteresan bir durum var. Yarın akşam , Alsancak Kültür Merkezi , Benal Nevzat Salonu , saat 19.00 da sevgili arkadaşım Yeşim Bilgin ile beraber bir sunum yapacağız.
Oldukça heyecan verici bir şey benim için, daha önce değişik vasıtalarla insanlara sualtında fotoğraf çekmenin farklılığını anlatmışlığım var ama ilk kez bir salon dolusu doğa fotoğrafçısına anlatmayı deneyeceğim.
Son yarışmanın hayal kırıklığını daha üzerimden atamadım ancak bir şeye inandım ki yarışma kazanacak fotoğrafları bizim sularımızda çekmek çok zor. Sakın bok atıyor diye anlamayın, kırılırım. Daha doğru ifade etmek gerekirse elin oğlu/kızı tarafından, Sipadan da, Andaman Denizinde , Kızldeniz de Papua Yeni Gine de çekilen börtü, böcek, köpekbalığı, balık sürüsü deniz tavşanı fotoğrafları ile benim Çeşme de çektiğim Orfoz, Lahoz, Karagöz ün rekabet edebilmesinin imkanı yok.
Dolayısıyla bu sene kendimi hiç bir fedakarlıktan kaçınmadan o coğrafyalara atmak ve karım beni boşamadan aksırıp, tıksırıp morarana kadar fotoğraf çekmek ve dalmak istiyorum.
Katip arzuhalim yaz yare böyle…
Namaste,

Geniş Açı

By , February 19, 2009 11:49 am

Kit lens laneti. Genellikle bir body ile birlikte gelen kit lens orta karar ise kendinizi şanslı saymalısınız. Çoğu zaman performansları tatminkar değildir. Bir kere prime lens değildirler, dolayısıyla zoom lenslerin tüm zaaflarına sahiptirler, iki farklı lens olmaya çalışıp ele yüze bulaştırmak gibi ancak iyi bir prime neredeyse gövde fiyatına eşittir çoklukla. Bu durumda göz kusurları görmeyince gönül onlara katlanır diyerek elinizdeki ile yetinirsiniz. Benim gibi doğa fotoğraflarına ve özellikle panoramik görüntülere tutkunuz varsa lens yetersizliği başka yetileri geliştirmenize sebep olur. Mesela temel fotoğraf yetilerinin yanında, Adobe Photoshop gibi.
Bu kare iki hafta önceki Sarıkamış seyahati sırasında çekildi, 3 karenin birleşiminden oluşuyor. Nikon D300 + AF-S 18-55 mm f/3.5-5.6 kit lens + Cokin Graduated Blue Filtre kullanıldı. Çekim değerleri f14 1/800 @ISO 400 -0.3 Poz telafisi. Sonra levels düzenlendi ve eser miktarda sharpening sonrasında hazır oldu.
Yani şair burada diyor ki : Aslında kit lensin yetersizliklerini biraz teknik bilgi, biraz da Photoshop becerisi ile gidermek bir nebze mümkün. Aslolan, doğru kadraj, netlik ve doğru pozlama geri kalanı ise halloluyor bir şekilde.
Hülasa i kelam kit lensin gıyabında kendisinden özür diliyor, dalış sezonu başlayaa kadar yapacağım kara çekimlerinde yanımda olacağını beyan ediyorum, “Daha da bok atmam sana” diyorum !
PS: Bir an önce sular ısınsın kurudum kaldım :(
Kendinize iyi bakın, Namaste

Predator

By , January 15, 2008 6:58 am

Dalış olmayan günlerde fotoğraf adına bir şeyler yapabilmek kendimi, tekniğimi geliştirmek için yeni şeyler deniyorum. Bu konuda sonsuz bir sermayeye sahip olmadığımdandır ki eldeki imkanları sonuna kadar zorlamak gibi bir alışkanlık edindim. Yoksa bende isterim tabii 4000 dolarlık makinem 10000 dolarlık lenslerim olsun, hayatta fotoğraf çekmekten başka bir gailem olmasın böyle ma-fi müşküla şukela ötesi bir hayata yelken açayım.
Bu girizgah sonrası hali hazırda sayısalı tutturamadığımdan ve hayatımı gerçek bir iş yaparak kazanmak zorunda olduğumdandır ki istediğim şeyleri her zaman yapamıyorum. Neyse bu aralar süper macro denilen fotoğraf türüne ilgi duyuyorum. Bunu sualtında denemeden önce karada yeterince öğrenebilmek için gerekli literatür taramasından sonra çuvalla para dökmeden uzatma tüpleri (extension tubes) ile iyi neticeler elde edilebileceğine ikna oldum. Arada herhangi bir optik nesne olmadığından fotoğraf kalitesinde düşme olmuyor, sadece ışık azaldığı için özellikle makineyi netlemek problem oluyor ve tabii oto-fokus çalışmıyor :) . En iyisi makineyi netleyip tripod üzerine sabitleyerek kullanmak. Tabii azalan ışık için de güçlü flaş yada flaşlar kullanmak gerekiyor. Sağlanan büyütme de gerçekten etkileyici yani uğraşınıza değiyor.
Buna alternatif olarak objektif ters çevirme halkaları veya tüm bunların kombinasyonu da düşünülebilir tabii. O zaman büyütme miktarı da şaşırtıcı derecede olabiliyor ancak hem sistem çok ağırlaşıyor hem de netliği sağlamak deveyye hendek atlatmaktan daha zor. Bu fotoğrafta 60mm micro nikkor ve uzatma halkaları kullandım. Makinenin kendi flaşı ve onun tetiklediği bir slave flaş ta ışıklandırma için, netleme yaparken de ayrıca bir focus feneri. Çekim değerleri f/32 1/250 @ISO200
Konu kaçarak uzaklaşmadan alabildiğim 10 karenin bir tanesi bu, pek fena olmadı sanırım. Daha uygun bir vakitte bunu sualtında da denemeye niyetliyim.
Kendinize iyi bakın,
Namaste,

Jingle bells

By , December 27, 2007 9:39 am

Evet, 2007 senesi bitiyor. Bu arada bu sene ile ilgili bütün yaşananlar da hafızamızın tozlu raflarına kaldırılmaya hazır. Yeni gelecek senenin bu seneden daha iyi, daha neşeli, daha sevgi dolu olmasını diliyorum.
Yeni yılda tüm sorunların çözülmesini, sigarayı bırakabilmeyi, sipadan, bali, maldivler gibi bir dalış cennetine akabilmeyi, emektar d50 mi bir d300 ile aldatabilmeyi, yarışma kazanacak fotoğraflar çekebilmeyi, öğrenmeyi ve öğrenmekten zevk almanın devamlılığını kendim için diliyorum. Sizler için ise tüm isteklerinizin gerçekleşmesini diliyorum. Posta kutuma sıklıkla düşen çoğu zaman gudik bazen ise çok güzel olan power point sunumlarından bir tanesini yeni yıl için hazırladım. Olmuşken mega gudik olsun dedim hiç bir masraftan kaçınmadım :) .
Gününüzü, gecenizi şenlendirmesi dileğiyle http://getir.net/455 ney taksimi “İzmir den esintiler” kim üflüyor bilmiyorum malesef, fotoğraflar ise bana ait.
Bu arada bu fotoğraf kızıldeniz, şarm el şeyh, woodhouse resifinde çekildi, 2006 yılından kalma bir kare, kendinize iyi bakın.
Namaste,

Hayat Güzel ?

By , September 6, 2007 8:32 am
Aslında çok kasvetli bir yazıydı bu. İnsan bir günde iki ayrı ölüüm haberi alınca pek keyfi olmuyor. Birazdan bir tanesinin cenazesine gideceğim. “Er kişi niyetine ….”
Diğeri Istanbul da onun da yakınlarını arayacağım. Bu arada Pavarotti de rahmetli olmuş onun anısına da bir kadeh yuvarlarım bu gece.
Hayat güzel, hayat çok kısa, zamanı boşa geçirmeyin.
İki haftadır dalışa gidemiyorum. Eski fotoğrafları düzenlemek ile geçiyor zamanım. Bu arada önümüzdeki günlerde bir Kalkan seferi var. Yıllardır dalıyorum ama hiç fırsatım olmamıştı o taraflara gitmeye, çok ümitliyim iyi bir seyahat olacağına dair. Bakalım göreceğiz.
Çeşme / Topuk f/11 1/100 @ISO200
Namaste,

Kasvet

By , February 7, 2007 6:04 am

Kasvet, günün anahtar sözcüğü budur. İtirazı olanları şuraya alalım. Kalanlar için ise bu sabahın blog incileri ve projesi az sonra….
Hayatımın çok az dönemi şu son 3 gün kadar kaotik olmuştur. Kaotik derken, her an her saniye her *okun değişmesini kastediyorum. Bazen “Bi durun ulaaaan” diye höyküresim geliyor. İsyanlardayım uzun lafın kısası ama vakitsizlikten başımı kaşıma işini dahi taşerona verecek haldeyim. O derece, ötesi yok.
Fotoğraf Monem Batığı, geçen yazdan kalma, bir geniş açı denemesi. Bu kare ile ilgili not, kadraj yaparken palet çırpmayı minimuma indirmek gerek.
Günün muhteşem projesi ise, sabahları banyoya girerken bizi neşelendirecek elektronik teşrifatçı projesi.
Şimdi alet hareket ve ışık sensörlü, banyo ışığı yanıp hareket algılanınca bir drum roll eşliğinde ” İşşşteeee Hede Bey teşrif ettiler ” , ” Kadıköy Baronesi Hödö Hanım karşınızda ….” gibi teşrifat anonsları yapacak. Bu alete ” Klozet kapağını kaldır! “, “Diş macununu ortadan sıkmaaaa! “, ” Kağıt bitmiş hacım değiştiiiir !” gibi uyarıcı anonslar da eklenebilir. Arada sırada “Aslansın sen seni kesseler acımaz!”, “Yürü beee kim tutar seni!” gibisinden gaz verebilir.
Hayat bayram olabilir. Tez zamanda kaosun sona ermesi temennilerimle.
Namaste

Panorama Theme by Themocracy