Hayat devam ediyor.
Evet dalmayalı uzun zaman oldu, o kadar uzun zaman oldu ki güneşte serilmiş dut pestilinden beter vaziyetteyim. Kurudum kaldım, kıpırdanamıyorum. Bir sürü irili ufaklı şey olup bitti ve olup bitmekte. Mesela yakında hazırlandığım bir kuşak sınavı var epey terletiyor bizleri bu aralar. Başlayıp yarım bıraktığım projeler var (LED fener, Ring light, Macro Light projeleri). Ekmek arası Tenoksikam’a mecbur eden sırt ağrıları var, arkadaşlarla başlayıp bitirdiğimiz bir öykü kitabı var “Asla Yalnız Yürümeyeceksin!” adında şurada haberi ve bizlerin bir grup fotoğrafı var.
Planladığım ama kursağımda kalan seyahatler, başlanan ve yarım kalan projeler, kaybettiklerim, yitip gidenler, çıkıp gelenler ve daha bir dolu şeyle birlikte ömrümüzün kum saatinden eksilen kumlar var. Deniz de var ama dalış eksik açığı çok acele kapatmak gerek. Fotoğraf iki yıl önce çıktığımız dalışlı deniz yolculuğundan bir güney kızıldeniz karesi. Kitap uzun zamandır uğraşamadığım ancak belli bir düzen içerisinde kendi kendine ağızdan ağıza yayılan bir konuya dönüştü. Hiç tanımadığım insanlardan çok olumlu geri dönüşler aldım kitapla ilgili ve bu beni çok ama çok fazla mutlu etti.
Kafamda iki yeni proje var bir tanesi küçük bir öykü kitabı; neredeyse doğduğu zamandan bu yana kızım için çeşitli yerlerde yazıp biriktirdiğim kendi hayatıma ve başımdan geçenlere dair kısa öykülerin toplanmasından oluşan Aziz Efendi’nin kısa tarihi. Diğeri ise son zamanlarda aklımda olan bir sergi+kitap projesi (daha fazla efor+para gerektiriyor) sanıyorum bu sene yapılacak seyahatten sonra şekillenecek.
Hayat devam ediyor, deniz uzaklardan sesleniyor ben dalacağım günün hayalini kuruyorum.
Kendinize iyi bakın,
Namaste,












