Octopus Intelligence
Durum böyleyken farkettim ki ayağımın tozuyla yaptığım ilk dalışta -ki bu bir gece dalışıydı- birazdan göreceğiniz muhterem ahtapotlarla karşılaştım. İlk konuğumuz uzun kollu ahtapot – Octopus defilippi sahneye çıkışı hemen dalışın başlangıcı, herhangi bir tehlike durumunda tıpkı bazı kertenkele cinslerinin kuyruklarını feda etmesi gibi bu ahtapot da kollarının bir kısmını bırakıp kaçabiliyor.
İlk dalış ve dalışın henüz başlangıcı olması sebebiyle çekim ayarlarını yaparken fazla beklemeden kayıplara karıştı. Gece dalışlarının avantajı canlılara gündüz vaktinden daha çok yaklaşabilmenizdir ancak noktürnel canlılar bu sıralarda avlandıkları için onları gözden kaybetme riskiniz de her zaman vardır tabii. Dalışın ilerleyen dakikalarında ikinci konuğumuz teşrif ediyor, bu seferki bir başka dünya güzeli Yıldızlı gece ahtapotu – Octopus luteus.
Üzerindeki beyaz noktalar sadece hayvan kendisini tehlikede hissettiği zaman ortaya çıkıyor. Genellikle gece dolaşmayı ve avlanmayı seven bu tür de kısa süre sonra varlığımızdan sıkılıp uzaklaşıyor. Ahtapotlarla ilgili internet aleminde bir çok biigi var, bilimsel ve magazin içerikli bu doğru yanlış bilgi seli içerisinde biraz araştırırsanız bu canlılara saygı duymanızı sağlayacak bir çok veriye ulaşmak mümkün. Dalış devam etmekte, bir çok canlı türünün arasından gecenin üçüncü ahtapotu çıkageliyor. Bu seferki Hindistan cevizi ahtapotu – Octopus marginatus.
Lembeh boğazında oldukça sık rastlanan bir ahtapot türü bu ve genellikle boş kabukları, konserve kutularını, cam kavanozları ve diğer çöpleri yuva olarak kullanıyor. Bu canlıya ait yüzlerce bu tarz güzel fotoğraf bulabilirsiniz. Benim şansıma bizimki serbest dolaşırken çıkıyor karşımıza. Daha sonra gündüz dalışlarında da gördüğüm bu ahtapot çok oyuncu ve gerçekten zeki. Son konuğumuz ise gerçekten son derece nadir görülen bir tür ancak malesef dalış sırasında ben bunun farkında değilim tabii. Aklımız hep mavi halkalı ahtapot gibi popüler türlerde olduğu için dalış sırasında rastladığımız bu son ahtapotu -ki kendisi bir Kıllı ahtapot – Octopus sp – bir kaç kare çekip bırakıyorum zaten dalışın da sonuna yaklaşmışız, jet lag etkisini gösteriyor bir yandan derken çıkıyoruz.
Bu canlı o kadar nadir ki henüz doğru düzgün tür tayini, isimlendirmesi bile yapılmamış. Son derece yavaş hareketlere yer değiştirip üzerinde bulunduğu yüzeye yıldırım hızıyla uyum sağlıyor ve boyutu da oldukça küçük. Dalış sonrasında rehberlerin heyecanı bunun ne kadar nadir bir canlı olduğunun altını çizercesine fazla. Bu durumda ne yapayım bilemiyorum bu nadir ahtapotu gördüğüme mi sevineyim üç kare fotoğraf çekip bıraktığıma mı yanayım?
Bu duygular içerisinde dalış eşyalarını asmış kamerayı omuzlamış kalacağım bungalowa giderken bir dalışta gördüğüm 4 farklı tür ahtapotun heyecanı kaybolmuş bile, aradan neredeyse bir sene geçtikten sonra fotoğraflara bakarken bu durumun farkına varıp gülümsüyorum.
Lembeh boğazı gerçekten mucizevi bir yer, kışın beni yavaş yavaş bunalttığı bu günlerde bu şekilde geçmişi hatırlamak bir parça da olsa beni rahatlatıyor.
Yeni sezona kadar,
Namaste,
PS: Yazının başlığı olan ahtapotların zekası ile ilgili şurada güzel bir yazı var merak edenler için.





