Kaçırılmış fırsatlar reyonu – Story of a dragon unleashed !

By , March 31, 2010 8:52 pm

Lembeh acaip bir yer, bunu gitmeden önce de biliyordum zaten. Gitmeden önce çalışmış, görmek istediğim türleri içeren bir liste de dahil olmak üzere bir sürü hazırlık yapmış, dalış noktalarını ve kalınacak yerleri de incelemiştim. Sonunda da Kungkungan Bay Resort da karar kılmıştım. Hem dalış operasyonunun profesyonelliği hem de konaklama ve yemek hizmetlerinin başarısı bu seçimimin doğru olduğunu gösterdi.

9-10 farklı dalış merkezinin ve 50 den fazla bilinen dalış noktasının bulunduğu bu acaip mekanda ilk şoku atlatıp biyo çeşitlilik yüzünden açık büfe coşkusu yaşayan aç insan sendromunu üzerimden attıktan sonra ilk farkettiğim burada canlıları bulmanın hiç ama hiç kolay olmadığını gösterdi. Siyah volkanik kum ve bulanık su dolayısıyla zaten zor olan şartlara canlıların doğa üstü uyum yeteneği eklenince bazı türleri (özellikle mimic octopus, wonderpus, rhinopias gibi nadir olanları) bulmak gerçekten de beceri istiyor.

İşte tam bu noktada yiğidi, süpermen‘den dalış rehberi’ni dalış rehberi‘nden ayırt eden doğal özellikler devreye giriyor, bunlar keskin görüş, tecrübe, dikkat ve şans. Bütün bunları bir araya toplamış bir dalış lideriyle dalmanın zevki ise gerçekten anlatılamaz.

Lembeh Sea Dragon

Lembeh Sea Dragon

Evet, Mandarin balıklarının çiftleşmesini izlemek için (sapıkça ama gerçek) yaptığımız bir dalış sırasında ki bu bambaşka bir hikayedir, mandarin balıkları için vakti kerahatin gelmesini ve aksiyonun başlamasını beklerken kurcaladığımız bir taş altında rehber dostumuz Jeffrey heyecanla sudaki bir yosun parçasını gösterdi. Gerçi bu şeye yosun bile denemezdi, daha çok bir iplikçik, bir toz, lifimsi bir şeydi. Önce işaret ettiği yeri  dikkatlice inceledikten sonra Jeffrey efendiye dönüp “Eee ne var bilader?” bakışını attım. Malum su altında iletişimimizi sağladığımız bazı işaretler var ancak “bu ne ulan?” işareti mevcut değil, işte tam bu noktada  Jeffrey ısrarcı ve katı bir yaklaşım sergileyip elindeki paslanmaz çelikten çubukla kah boşluğu kah o lif parçasını gösterip kabarcıklar saçmaya devam ettiğinden bir sonraki adımda kafama sopayla vurmasından da çekinerek klasik sualtı hevesli savma yöntemi olan “laf olsun diye bir flaş patlatayım bari” yaklaşımıyla rastgele özensiz bir iki kare çektim.

Bu patlayan flaşlar Jeffrey’i sakinleştirdi ve asıl amacımız olan Mandarin balığı pornosu çekim işlerine konsantre olarak dalışımızı bitirdik. Dalışın sonunda tekneye çıkıpta ortalık sakinlediğinde Jeffrey kardeşimize aşağıda ısrarla gösterdiği yosunumsu parçanın ne olduğunu sordum ve yeni keşfedilen bir tür olduğunu, isminin de Lembeh Sea Dragon – Kyonemichthys rumengani olduğunu öğrendim, sonradan makinedeki fotoğrafa bakıpta elemanın bana bakan gözüyle karşılaşınca kafamı taşlara mı vurayım sevineyim mi bilemedim.

Fotoğrafta sağ tarafta görülen Jeffrey kardeşimizin paslanmaz çelik çubuğu sol tarafta orta suda bana bakarak yüzen aslan parçası ise Kyonemichthys rumengani ama ben ona Ejder demeye karar verdim hem daha kişisel hem de daha fazla yakışıyor bence.

İşte böyle, Ejder unutulmaz dalış anılarım arasında yerini aldı, 60mm ile daha iyisini yapamazdım sanıyorum ama keşke biraz daha zaman ayırsaydım diye düşünüyorum şu aralar.

Kendinize iyi bakın,

Namaste,

PS: F20 1/100 @ ISO 200 – 60mm F2.8 D Micro Nikkor – YS90 Auto Flaş x 2

Panorama Theme by Themocracy