Kaza Geliyorum Demez mi?

No place like home
Uzun zamandır ihmal etmişim blogu, en son yazının üzerinden 10 gün geçmiş. Sürekli oradan oraya uçuyor olmamın bunda dahli çok tabii ama yinede vakit ayırmak gerek.
Yeni seyahat öncesi ekipmanları gözden geçirirken aklıma sualtında bir şekilde kaybettiğim ekipmanlarım geldi, uzunca bir süreyi hiç kayıp vermeden geçirmiş, etrafımdakilerin su alan housingleri , elden çıkan flaşlarını izlerken artık tüm kontrolleri rutine bindirmiş olmanın da verdiği güven duygusuyla bedelini daha sonradan çok ağır ödeyeceğim bir rehavet duygusunun kollarına kendimi bırakıvermiştim.
Çok tecrübeliydim ben, dalışa daha yeni başlamamıştım ki, detaycıydım, her ayrıntıya dikkat ederdim, dim dim dim derken özgüvene indirilen ilk darbe emektar makinem DX5000-G nin geniş açı dönüştürücü lensini Çeşme / Patlayan Kayalar’ da suyun altında bırakmam oldu. Sert bir havada elimde housing teknenin demirini dipte bir noktaya takmaya çalışırken compact kamerada takılı olan geniş açı dönüştürücü kendini ege denizinin maviliklerine bırakmış ve benim ruhum bile duymamıştı. Bu ayrıntının maliyeti 500TL civarı olması bir yana özgüvenin sarsılması parayla da ölçülemezdi. Böylece ilk altın dersi almış olduk : Düşebilecek her şeyi bağlayın. 3TL lik bir bağ yeri gelir 1000TL lik malzemeyi kurtarır.
Bu olayın üzerinden çok geçmemişti ki o zaman kullandığım D-SLR housing bir dalışta 10-15mt derinlikte cayır cayır ötmeye ve kırmızı su ikaz lambasını gözüme gözüme yakmaya başladı, kısa bir incelemeyle housing’in su aldığını farkettim ve dalışı makine/objektif kaybetmeden sonlandırdım. Housing’in ikaz sistemi olmasa kamera ve takılı olan 105mm f2.8D micro nikkor lens çöpe gidecekti. Bütün bu problemin sebebi ise macro portun macro port tabanı ile birleştiği yerde daha önceden varlığından bile haberdar olmadığım (dolayısıyla bakımını yapmadığım/yaptırmadığım) bir o-ring – ki kendisi 10 dolarlık bir malzemedir- ömrünü tamamlamış ve su geçirmeye başlamıştı. Bu ikinci altın dersin alındığı hadise olarak kayda geçti: Bütün o-ring leri kontrol edin/ettirin. 10 TL lik bir o-ring size binlerce liralık zarar verebilir.
Bu iki olayın üzerinden yıllar geçmiş ve yüzden fazla dalış kaza ve kayıpsız bitrilmiş, hesapsız özgüven denilen başderdi hastalık tekrar nüksetmişti ki, bir haftasonu dalışa gitmeden önce, cuma gecesi hazırlıklarımı tamamlamış ve housingleri gece geç bir saatte kapatarak yatmıştım. Ertesi gün çarşaf gibi bir havada en sevdiğim batıklardan biri olan Monem’e doğru alçalıyorduk ki DX1200-HD kameramın housing içerisinde yüzmekte olduğunu gördüm, satın alalı daha 2 ay olmamıştı, kısacık bir bakış makinenin çöpe gittiğini anlamama yetti ve dalışı kesme gereği bile duymadım. Sonradan o makinenin sadece hafıza kartını kurtarabildim. Dalışı bitirip tekneye çıktığımızda LCD ekranı gövdeye bağlayan ince ipin housing arka kapağı kapanırken araya sıkıştığını ve suyun buradan içeriye girdiğini anladım. Altın ders numero tri en pahalısydı şu ana kadar olanların : Asla yorgunken veya uykusuzken sisteminizi kurmayın, teknede dikkatinizi vererek yapın bu işi. Bu hayat dersinin maliyeti 1000TL civarında oldu. Ama gereksiz özgüven denilen hastalıktan da eser kalmadı tabii.
Artık dalış öncesi dikkat ettiğim şeyleri iki defa kontrol ediyorum, sizlere de bunu yapmanızı tavsiye ediyorum.
Fotoğraf Maldivler Kuzey Ari Atolü / Veligandu Adası, gece dalışı f18 1/200 @ISO 400
Sezonun sonuna geldiğimiz şu günlerde herkese kazasız ve sağlıklı dalışlar diliyorum.
Namaste,





