Deprem

By , May 26, 2009 1:14 pm
Akya / Seriola dumerili 2004

Akya / Seriola dumerili 2004

sualtında yaşaması bir başka garip olan doğa olayı. 17 mayıs 2009, çeşme makri adasında dalıştayken dalış arkadaşım ile 16 metrede bulduğumuz bir dil balığını bızıklamaktayız, ortam asude su sıcak, bahar gelmiş, asayiş full artı full berkemal o derece güzel bir ortam. sonra birden bir dalga tarafından önce ada yönüne sonra da aynı hızla geriye 3 metrelik bir deplasman yaptık.

doğal olarak ilk reaksiyon la noliy? oluyor. bu derinlikte dalga olmaz, akıntı desen böyle olmaz,  solugan desen o da değil. neyse daha durumu tam olarak çözememiş ve fırsattan istifade sıvışan dil balığını aramaya koyulmuştum ki aynı hadise bir kere daha ve bir kere daha tekrar etti. dalış eşi ile bakışıp durumun azot narkozu kaynaklı olmadığını, kafayı da kırmadığımızı teyid ettikten sonra mağara, kemer, deniz tavşanları peşinde bir saat süren dalışı bitirdik.

ekipmanı verip tekneye çıktıktan sonra ayvalık merkezli bir deprem olduğunu ve teknenin de su üzerinde heyecanlı anlar yaşadığını duyarak olayı dalış defterlerimize ve hafızalara kaydettik.

Buradayım

By , May 24, 2009 10:52 pm

Buradayım.  Ama sabah gitmiş olacağım. Bu çok önceden planlayıp yarım bıraktığım bir yazı.  Yarın sabah İzmir de olacağım kısmetse ve akşamında kuş peşinde olabilirim bir yerlerde :D
Bu seyahatlerden yoruldum artık, daha fazla evde olabilmeyi isterdim. Yakın zamanda dalış ta yok, haftaya cumartesi bir doğa yürüyüşü var ailece ona katılacağız. Haziran sonu gibi de Bodrum var. Bekle beni Büyük Reef geliyorum…
Yarın erken saatte uçak, gitmem gerek. Kendi,nize iyi bakın.
Namaste,

Yeni bir hayat

By , May 21, 2009 5:10 am

Evet, uzun zamandır planladığım www.azizsaltik.com hayata geçti :)
Bu arada bunca zamandır yazdıklarımı da kendi adresime ve wordpress
altyapısına taşıma arzum var ama henüz başarabilmiş değilim.

Her şey tamamlandığında, www.azizsaltik.com/blog/ adresinde ikamet
ediyor olacağız. O zamana kadar ….

Kalın sağlıcakla,

Şehir becerileri

By , May 6, 2009 6:18 am

Şehir becerileri, hepimizin sahip olduğu beceriler aslında, hayatta kalmak için hata yapmamak üzerine kurulmuş ve kazanılmış yetiler bütünü.
Karşıdan karşıya geçerken, karanlık bir sokakta yürürken veya yeni birisiyle tanıştığımızda uyguladığımız sekansların bir yekunu.
Bu aralar, dalamıyorum iş güç ve hayat memat yüzünden, burukluğum ve tatsızlığım bu yüzden, bahar sonunda balıkçı tezgahında dile gelen levrek gibi, “Abi tadım tuzum yok” dememin, gözlerimin ferinin kaçıp yuvasına çökmesinin, en sevdiklerim dahil tüm insanlık alemine tahammülsüzlüğümün ve dahi haza hıyar olarak nitelenebilecek kıvama gelmemin sebebi de budur. Dalamıyorum, üretemiyorum. Boş beleş oturup zamanın geçişini seyrediyorum parmaklarımın arasından.
Geçen haftasonu, Ankara’dan ziyarete gelen bir arkadaş sayesinde boğazı ve civarını uzun zamandır ilk defa dolaştım. Bir kaç kare fotoğraf çektim. Bu da onlardan biri, bir anda aklıma gelen ve insiyaki olarak uygulanan bir kompozisyon. Mekan ise Bebek-Starbucks. 400 kareden fazla fotoğraf çektiğim bir günde en çok beğendiğim karelerden biri bu oldu.
Minik bir serçe, Şehir becerileri konusunda ustalaşmış, kendisine verilen yemi kapıp kaçmadan önce kaçamak bir bakışla teşekkür ederken.
f5.6 1/200 @ISO 400

Panorama Theme by Themocracy