Orton Technique Underwater ??

By , September 24, 2008 6:02 am

This is one of the few blog entries that is in english, so here we go..
There is a fabulous technique dating back from the slide photography time called “The Orton Technique“. While it is basicly a form of sandwiching two images in a single frame it gives the landscape photographs a dreamy look. The technique is developed by Mr. Michael Orton and is well explained overall in the net. You can find a detailed and very good explanation here.
In my days of meditation about what can be done underwater to enhance the picture quality, i had an idea to try out the orton technique and ortonize my underwater reef scenes.

After a few unsuccessful trials i think i came up with a somewhat successful result. While on land you will need a sturdy tripod and a cable or remote release for film. In our days of digital trickery all you need is a little knowledge of image editing softeware and a well selected base image. The image on top is shot in sharm el sheikh with a Ricoh GX camera in a Sea&Sea DX5000G housing with wide angle converter and using ambient light.
The photo below is manually ortonized so to speak, using 2 additional layers in GIMP and the commands blur, unsharp mask and curves for the required overexposure.
The result is a dreamy scene which is rich in color tones and contrasts but lacks a littlebit in sharpness. There are ready made actions for photoshop which handle the process for you but the best way is to use manual technique for full control.
This ends another day of experimenting wish you all happy diving and safe days,
Namaste,

Dreams

By , September 19, 2008 12:14 pm

Bu fotoğrafın ismi “Regina” , konusu bir Anthias anthias, daha çok tropik resifleri süsleyen bu nadide varlık, şüveyş kanalının açılması ve akdeniz ile kızıldenizin kavuşması sonucunda akdenize gelen türlerden biridir.
Sularımızda ege ve akdeniz kıyılarında bulunur, ege de maalesef 35 metrenin altında bulunduğu için bu güne kadar adam gibi bir fotoğrafını çekmek kısmet olmamıştı.
Bu kare içimde kalan uktelerden birini iyi kötü gerçekleştirdiğim bir anı belgeliyor. Çeşme Kumbara dalış noktasında 40 metrenin altında karşılaştığımız bu güzellik dekoya girmeden sadece 2 kare çekebilsem de planladıklarımın bir kısmını yapabilmeme imkan tanıdı.
Uzun ve az dalışlı bir sezonun neredeyse sonunda arka arkaya 2 gün dalıp fotoğraf çekme şansı bulduğum için kendimi iyi hissediyorum ama yakında geçeceğinden eminim.
Kendime not, bir dahaki sefere 105mm micro nikkor ile deneyeceğim.
Namaste,
Kaptanın seyir defterine düzeltme: Balık tropik değil suveyş ve lessepsian göçle de alakası yok. Sait Özgür Gedikoğlu sağolsun. Bu arada onun da bir köpekbalığı blogu var gidile görüle ..

Saklı Hazineler

By , September 8, 2008 6:01 am



Herkesin denizle uzaktan yakından bir ilişkisi vardır. Dağbaşında yaşayıp denize uzak olmak da bir ilişkidir aslında. Uzak olmak, bilmemek, tanımamak, sevmemek. Oysa denizin dibinde, yanıbaşında yaşayıp orada o sonsuz mavide neler olup bittiğinden bihaber olmak en acısıdır.

Bütün bunlar bir çift palet ve maske / şnorkel ile kafanızı suyun altına sokmanızla başlayacaktır. Ancak o zaman papaz balıklarının telaşlı dansını, gün balıklarının rengarenk salınmasını her biri ayrı bir mücevhere benzeyen deniz tavşanlarının mükemmelliğini görebileceksiniz. Ancak o zaman sinaritin asaletini, ahtapotun zekasını, akyanın süratini taktir edeceksiniz.

Maalesef bazılarımızın hayatını kaplamış bir körlük, bir marazdır bu. Oysa hediyedir deniz bize, anne sevgisi, sevgili sıcaklığı, dost desteği gibi her zaman ihtiyaç duyduğumuz ve hep daha fazlasını istediğimiz şeylerin yoğuşup biriktiği mavi sihirli bir iksirdir deniz.

Öğrendiğimiz her yeni şeyle, bize bilinmeyenlerinden yeni sayfalar açar. Sandal, yelken, maske, palet, her yeni alet bu huysuz ve tatlı kadınla flörtün yeni bir aracıdır. Başlangıçta hoyrat ve acımasız olan ilişkimiz, tanıdıkça hayranlığa, sevgiye, sevdaya dönüşür.

Zaman ve tecrübeyle hangi balığın ne zaman nerede olacağını, onlara nasıl sokulabileceğinizi, hangi canlıların nerelerde yaşayıp ne ile beslenip nasıl hayatta kaldığını öğrenirsiniz. Öğrendikçe hayranlığınız büyür. Başlangıçta elde zıpkın balık peşinde palet sallarken aynı kovalamacayı fotoğraf makinesi, video kamera ile yapmaya başlarsınız.

Siyah süngerlerin üzerinde siesta yapan orfozlar sizden kaçmaz olurlar zamanla, gözleriniz daha önce görmediği şeyleri seçmeye başlar. Minik karidesler, deniz tavşanları, süngerler, deniz atları ve daha önce görmediğiniz veya görüp te önemsemediğiniz herşeydeki mükemmelliği farketmeye başlarsınız.

Sebepsizce öldürülen her balık, atılan çöplerin, bırakılan ağların, patlatılan dinamitin öldürdüğü her canlı için üzülmeye başlarsınız. Yapabileceğiniz tek doğru şey ise sizden sonraki kuşaklara denizi sevmeyi öğretmektir. Çünkü sevdiğini korur, gözetir insan.

Havalar henüz sıcakken ve vakit daha geçmemişken hazır, bir değişiklik yapın. Kafanızı suya sokun ve etrafınıza bakın, fazlasına gerek yok er yada geç deniz gerekeni öğretecektir size.

Sağlıcakla kalın. Namaste.

 

www.siyahgazete.com

Panorama Theme by Themocracy