Bakmak Görmek Fark etmek

By , January 7, 2008 12:26 pm

Evet, yeni yılın ilk yazısı, hayırlı olur umarım. Dalış sezonunun ülkemiz sularında aklı selim sahibi kişiler için kapanmış olmasından naşi, İzmir de geçirmek zorunda olduğum haftasonları değişik uğraşılar arıyorum kendime. Bu minval üzre, geçtiğimiz cumartesi civarda namını duyduğum Uçansu şelalesine gitmeye karar verdim. Fotoğraf makinem, lenslerim, tripodum vesaire derken sırtımda 7 kiloluk bir çanta ile yola koyuldum. Çantanın bu kadar ağır olmasının sebeplerinden birisi de kuş fotoğrafı çekmek için yanıma aldığım 500mm lik rus malı Maksutov tele objektif ve diğer ıvır zıvırdı.
Şimdi, yolu biraz tarif etmek gerekirse, Aliağa dan Karakuzu köyüne doğru arabayla yol alıp, Karakuzu dan sonra Türkmen köyünde aracı park edip yola yayan devam etmek suretiyle diz boyu çamura kesen bir yolda 7km lik inişli çıkışlı (bol tarafından) bir parkurla şelaleye ulaşıyorsunuz. Yol boyunca koyun sürüleri, çobanlar, oduna giden amcalar karşınıza çıkıyor, köpekler sırtında ağır çantasıyla çamurda debelenen adama sarma gereği duymuyorlar. Yol boyu karşılaştığınız insanlarsa “Ne işin var orada?” “Aslında görülecek bir şey yok ama git bakalım” gibi yorumlarla iyice şevklendiriyor insanı. Hava sıcaklığı 0 derece, güneş tepede ama ısıtmıyor, arada bir bir tilki uzaktan seyrediyor, ağaçların arasından kızıl gerdanlar boy gösteriyor, saka kuşları ötüşüyor. Yolun yarısında fotoğraftaki amca ile karşılaşıyorum. Amca oduna gidiyor, bakımsız, beyaz , çelimsiz bir atın üzerinde. Biraz sohbet ediyoruz, 70 yaşında, adı Mustafa, çocukları şehirde yaşıyor. Atını sulamak için duruyor, izin isteyip bir kaç kare fotoğraf çekiyorum. Amcanın baltasının boyu atının bacaklarından daha uzun :) . Dinlenme bitince amca yamaca sarıyor ben yola devam ediyorum. At bakımsız, amca bakımsız, toprak yabani, hava soğuk, uzun uğraşlardan sonra şelaleye varıyorum bu sefer fotoğraf makinesinin pilleri soğuktan su koyveriyor. Kısa bir mola verip dönüş yoluna koyuluyorum. Sırt çantası daha da ağırlaşıyor, yaşlandığımı kabullenesim yok ama kabul etsen de etmesen de gerçek ortada, 14 kilometre tamamlandığında terden sucuk gibi ve yorgun ama tüm sıkıntılarımı o yola döküp bırakmış ve hafif bir şekilde arabaya oturuyorum. Daha uzun bir yol var, dönüşte gün batımı fotoğrafları için makineyi şarj etmem gerekecek.
f/16 1/80 @ISO 200
Kendinize iyi bakın,
Namaste,

Leave a Reply

Panorama Theme by Themocracy