Yakınlaşmak … .. .
Fotoğraf sanatı : Işığa ve renklere hükmederek bir anı bir fotoğraf karesine hapsetmek ve her şeyin gelip geçtiği bu yalan dünyada insanoğlunun en temel dürtülerinden biri olan “kendinden sonraya bir şey bırakmak” dürtüsünün en kolaya kaçarak yapılabilen tatmnin şeklidir.
Kolaya kaçarak diyorum çünkü bir heykel yontmak yada şiir yazmak gibi bir tarafı yok. Yeterli ekipman ve bazal teknik bilgiye sahip olan yada olmayan her kes fotoğraf çekebilir. Çekebiliyor da zaten, ortalık bu fotoğraflarla dolu. Digital teknoloji nin bu kadar gelişmesi ise kesinlikle “tüfek icat oldu mertlik bozuldu” sözünü doğruluyor.
Hal böyle iken, fotoğraf konusunda uzun süredir devam eden ama haddinden uzun duraklamalara uğramış yolculuğumun, ki hayatımın en zevkli yolculuklarından biri olmuştur dalış zevkim ile birleşerek, bana öğrettiği bilgi kırıntıları ile şöyle bir tablo çıkıyor ortaya.
İyi bir fotoğraf için, öncelikle iyi bir ekipman gerek (şart değil ama olsa iyi olur) sizin de bu ekipmanı çok ama çok iyi tanımanız gerekiyor. Dolayısıyla ecnebi dostlarımızın dediği gibi “Read the frigging manual” yada dublaj türkçesi ile ” Hey dostum, senin derdin ne ha? Kahrolası elkitabını oku adamım!”.
Sonra efendim, anlık fotoğraflar hariç, ne çekeceğinizi ve kafanızdaki kadrajı, ışığı önceden planlamanız gerek. Anlık fotoğraflar için dahi makinenizi belli bazı ayarlarda tutmak gerek geniş açı için f/8 1/200 gibi mesela, çünkü o an geldiğinde ayar yapmaya zamanınız olacağını sanmıyorum.
Sonra konuyu bulmak gerek, konuyu bulunca mümkün olan tüm varyasyonları denediğinizden emin olana kadar başından kalkmamak gerek. Dik kadraj, değişik diyafram ve enstantane değerleri, değişik flaş açıları, hepsi denenmeli. Malum tropik sularda değiliz her yer konu kaynamıyor. Burada digital çok avantajlı, film gibi 36 poz ile sınırlı değilsiniz, ateş serbest.
Sonra kompozisyon kurallarına dikkat etmek gerek, sualtı yada suüstü fark etmez. İyi fotoğrafı kötüsünden ayıran en önemli şeylerden birisidir kompozisyon, altın noktalara, altın oran ve ön plan arka plan konularının karedeki yerine dikkat etmek gerekir. Ne kadar okursanız okuyun bu konuyu en verimli şekilde öğrenmenin en iyi yolu fotoğraf çekip hata yapmak sanırım.
Sonra sualtının fotoğraf çekenler için altın kuralını uygulamaya çalışırız, fotoğraf çekmek için yaklaş ve sonra daha çok yaklaş. Şimdi burada önemli nokta şu, konu deniz tavşanı yada cansız bir nesne değilse, özellikle ilk başlarda bu yaklaşma çabalarınıza sizden jet hızıyla uzaklaşarak tepki verecektir. Burada balık davranışlarını ve deniz canlılarının temel bazı özelliklerini bilmek çok işe yarar. Eğer Sinarit (Dentex dentex) fotoğrafı çekecekseniz sadece 1 kare çekecek zamanınız olur (gece dalışları hariç tabii) çünkü sinarit sizi görünce topuklayıp uzaklaşır oradan.
Bu nedenle fotoğraf konusundaki becerileri geliştirmeye çalışırken dalış becerilerinizi de ihmal etmemelisiniz. Mükemmel bir yüzerliğe (sephiye – buoyancy) sahip olmanız gerek. Farkındalığınızın da gelişmiş olması gerekiyor, çoğu acemi dalgıç etrafında olup bitenlerin yarısından fazlasını farketmez, ya yüzerliğiyle ya havasıyla ya buddy siyle meşguldür.
Sonra fotoğrafları işlemeyi de öğrenmeniz gerek, digital teknoloji ile bozulan mertlik biz amatörlere yarıyor. Eğer RAW formatı destekleyen bir makine ile dalıyorsanız mutlaka ve mutlaka RAW çekin, fotoğrafınızı çekerken yaptığınız ufak tefek hataları RAW sayesinde düzeltebilirsiniz. Her ne kadar sevmesem de Photoshop, GIMP vesaire gibi bir fotoğraf işleme yazılımını kullanmayı iyice öğrenmeniz gerekecek. Bunlar olmadan digital çekmenin bir anlamı yok.
Dalış sayınız arttıkça fotoğraf sayınız da artacak, bu fotoğrafları gerekli bilgileri doğru olarak girip arşivlemeniz gerekecek çünkü 2 yıl sonra bir vatoz fotoğrafı gerektiğinde tüm arşivi aramanız gerekebilir. Çektiklerinizi kaybedebilirsiniz ki harcanan para ve emeğe yazık derim. Yedeklemeyi de ihmal etmemeniz gerek.
Başka sualtı ve suüstü fotoğrafçılarıyla yapacağınız sohbetlerin de çok faydası olacaktır. Fotoğrafçılar da normal insanlar gibiler çoğunlukla ısırmıyorlar ve soru sorduğunuzda doğru cevap verenleri var
)
Çok okumak ve başkalarının sivriakıllı görünen fikirlerini tecrübe etmenin inanılmaz faydası var. HDR (High Dynamic Range) haline getirilmiş dramatik fotoğraflar görüyorum sıklıkla, geçenlerde bunu sualtında denedim. Çok başarılı olmadı ama tamamen katastrofik bir sonuç ta çıkmadı, yani başarana kadar denemeye devam edeceğiz. Sualtında extension tube kullanmayı da denemek istiyorum yada kendi macro wet lensimi yapmak istiyorum. Bunları denerken mutlaka birşeyler öğrenip tecrübeler ediniyor insan.
Uzun lafın kısası, fotoğraf uzun bir yolculuk ama her adımı zevkli. Biraz da bu kareden bahsedeyim, öncelikle fotoğrafın orijinali net ve keskin
Buradaki kopyalarını ise daha düşük kaliteli koymaya karar verdim çünkü sağda solda başka web sitelerinde kendi fotoğraflarımın izinsiz kullanıldığını görmekten haz etmiyorum.
Çeşme de noname isimli dalış noktasında çekildi, derinlik 15mt civarı. Nikon D50 ve 10,5mm Fisheye ile çekildi.
Kendinize iyi bakın dostlar…


