Öncelikle, “Geri döndüm…”
Tatil kısa bile olsa iyi geldi. Daldım, çıktım, fotoğraf ve video çektim. Sevdiğim insanlarla sevdiğim işi yaptım. Darısı yapamayanların başına. Bu arada tatilin göbeğinde bir günlüğüne de olsa işe çağırılmam gerçek hayatı hatırlatan tek nadide parça oldu.
Bu arada dalış olmayan bir gün kızımın sörf sevdasına alaçatıya gittim. Sörf ayrı bir alt kültür, bir sürü karayağız genç, şişen yelkenler, atraktif hareketler, birbirinin aynısı, aynı tornadan çıkmış fantastik ablalar, Aynı nal kadar marrrrka güneş gözlükleri, topuz saçlar, kayış gibi yanık ten, mayokini, pareomsu şeyler ve aynı literatüre haiz bu kuşlar genelde bir arada duruyorlar. Sörf yapan abiler de bu ablaların önünde fantastik hareketler yaparak bir nevi çiftleşme dansı icra ediyorlar.
Neyse fotoğrafa gelelim, bu vahşi dansların arasında sörf yapan kızımı fotoğraflamak için suya girdim, bir kaç kare çektikten sonra suyun altına bakayım dedim. Şeytan dürttü derler ya…
kafamı suya sokunca önce bir kaç sinarit palazı gördüm, sonra gözüme bu zavallı takıldı, sörflerin altında salma denilen ve dengeyi sağlayan bir parça vardır. Bu parça atraktif hareketler sırasında bir şekilde kuma vurmuş ve gariban deniz yıldızını ikiye biçmişti.
Bir kaç kare çektim, sonra düşündüm, ne olacak bunun hali diye. Muhtemelen merkezi daha büyük parçasının kaldığı kısım hayatına devam edecek diğer iki kol ölecek. İşte böyleyken böyle.. Kendinize iyi bakın….
f/8 1/250 @ ISO 200
Namaste,
Yokum. Evet kısa bir süre buralarda olamayacağım. Uzun bir zamandır beklediğim, son saniyesine kadar hak ettiğime inandığım yaz tatili hikayesini gerçekleştirmek üzere gidiyorum.
Yorgunum, bir sürü aksiliğin ve modern tabiriyle negatif enerjinin biriktiği bir cendereden kısa bir süre bile olsa çıkmanın iyi olacağını düşünüyorum.
Kendinize iyi bakın, yokluğumda dünya size emanet.
Çeşme / Topuk 10.5mm Fisheye Nikkor f/10 1/100 @ISO200
Namaste,
Nikkor AF DX 10.5mm f/2.8 G ED lens fotoğraf envanterime yeni eklediğim bir lens. Lens ve dome port elime ulaşır ulaşmaz denemek için Foça tarafına şnorkel yapmaya gittim.
Bu lens hakkındaki izlenimlerimi bir kaç bölümde “olaylar gelilştikçe” anlatacağım. İlk izlenim ise “rööh” ünlemi ile özetlenebilir. Bu güne kadar kullandığım nikkor lenslerin en karmaşıklarından biri diyebilirim.
Teknik bilgileri zaten Nikon sitesinde mevcut ama ilk izlenim olarak sualtında ve üstünde insanı bu kadar derli toplu olmaya iten bir lens daha görmedim. Resmen
askeri disiplin ile fotoğraf çekmeniz gerekiyor bunun başlıca sebebi ise
180 derecelik görüş açısı. Kompozisyonla uğraşırken bir de bakıyorsun paletlerinden biri yada flaşın, birinin eli kolu kadraja girivermiş. Ancak bu görüş açışı ve düşük diyafram değerlerinde bile insanı şaşırtacak derecedeki alan derinliği fotoğrafçıyı kendine hayran bırakmaya yetiyor.
Keskinliği son derece tatmin edici özellikle f/8 ve üstü diyafram değerlerinde, bu lenslerin ortak özelliği olan
barrel distortion sualtında suyun ışığı kırması ve küçük sensörlü D-SLR makinelerdeki
crop faktörü sayesinde gözü o kadar rahatsız etmiyor. Barrel distortion aynı zamanda Nikon Capture NX yazılımı ile kolaylıkla (çoğu zaman) düzeltilebiliyor.
Tek problem, 180 derecelik görüş açışını

aydınlatacak flaş bulabilmek. Sualtında Guide Number 22 @ISO100 iki adet flaş kullanmama rağmen pek başarılı görünmüyor netice. Bu soruna ilerleyen günlerde daha fazla değineceğim.
f/16 1/80 @ISO 200
Namaste,