Tunafish anyone?

By , February 27, 2007 11:44 am

17.08.2005 Çeşme / Ildırı AquaDem Orkinos Çiftliği.

Yaklaşık 20-25 metre derinlikte geniş açı dönüştürücü lens ile flaş kullanılmadan çekildi. Kafes içerisindeki bu devler sürekli devinim halindeler. Kafesin altında ise uskumru ve kalamarla beslenen orkinosların artıklarını yemek üzerine kurulu başka bir ekosistem var. 50 metre civarında dönen kartal başlı vatozlar (eagle headed ray) bile görülebiliyor.

Dalış için Cmas ** yada Padi Advanced brövesine sahip olmak ve belirli sayıda dalış yapmış olmak gerekli. Flaş kullanmak ve bıçak bulundurmak yasak. Genellikle 60 metre çapındaki kafesin ortasına kadar yüzüp oradan alçalarak dalışa başlanıyor. Kenardan da başlanılabilir. Görüş oldukça iyi, kafesin içerisindeki bu devlerin en küçüğü yaklaşık 150-200 kg ağırlığında, gerçekten babaç olanlar ise 350-400kg a kadar çıkabiliyor.

Bu güne kadar yaptığım en ilginç dalışlardan biriydi üzerinden iki yıl geçmiş ama hala hatırlıyorum gülümseyerek.

Namaste,

Axinella verrucosa

By , February 26, 2007 12:21 pm

Açmış tentakülleri, yaymış kendini planktonların arasına, hafiften bir akıntı da var, gel keyfim gel modunda.
Efendim, mekan Ayvalık / Deli Mehmet resifi. Mor mercanlar etrafta, birden bu elemanı farketmişim, kompozisyon pek başarılı değil, suda partikül mebzul miktarda. Ortalık dalgıç kaynıyor. Fotoğraf çekmek için ne gerekmiyorsa hepsi mevcut.
Tez zamanda yapacağım bir Bodrum seferi öncesinde arşivde elime bu takıldı. Buyrunuz buradan yakınız. f/4.3 1/90 ISO 100, cloudy W/B
Namaste,

Life is a box of chocolates

By , February 20, 2007 12:44 pm

Flabellina affinis, türkçe ismiyle deniz tavşanı, sade ve gösterişsiz bir isim. Bu mahluk 1-1.5cm boyunda, genellikle deniz çayırları üzerinde beslenirken görebilirsiniz. Parlak renkleri zehirli olduğunun göstergesidir balıklar ve diğer predatörler için.

Ege ve Akdeniz dalışlarının tamamında görülebilir. Çok sevimli bir hayvandır ve ideal bir makro konusudur. Bu kare Kıbrıs / Zephyros reef te çekildi, f/18 1/100 enstantane ve diyafram değerleri ile ve tabii ki 105mm Micro Nikkor ile, ki kendisi muhteşem bir makro lensidir. Belki arka planı biraz daha karartabilsem daha da iyi bir kare olacaktı ama kıfsmet .

Havaların ısınmasıyla yeni dalış sezonunun yaklaşmaya başladığı yönündeki hislerim örümcek içgüdülerimin de alttan alttan gaz vermesiyle depreşiyor. Yeterin gari kuruduk kaldık diyorum.

Namaste,

Oooordaaa resif vaar uuuzaaaktaaaaa !

By , February 15, 2007 5:35 am

Bazen, hani çok çok bunaldığında insan, geçmişte biryerlere dönmek ister ya, işte öyle bir halet-i-ruhiye sarıyor beni.
Eski güzel günlere dönmek, en mutlu olduğun ana dönmek, seni içinde bulunduğun cendereden çıkarıp rahatlatacak beyninin ücra köşelerinde mücevher gibi sakladığın o küçük anılara dönmek.
Böyle zamanlarda ilk aklıma gelen dalıştır bu, Kızıldeniz, Ras Muhammed, Anemone Reef ten Shark Reef e geçiş. Derinlik 790 metre civarı, dip yok, deriiiin mavidesin. Hafif ama sürekli yön değiştiren sinnnsssi bir akıntı var kıyymetlimisss.
Gözün dalış liderinde, buddy ni kollayarak dalıyorsun. Etrafından ara sıra büyük balıklar geçiyor, Akyalar, Titan Triggerfish vesaire, bir sonraki resife ulaşmak için etrafı kollayarak palet basıyorsun. Daha dalışın başında flaşı tetikleyen fiber optik kablo çarşaflamış. Olsun, sonra resif başlıyor, yumuşak mercanlar, sert mercanlar, balıklar, kabuklular, cennet buralarda bir yerde olmalı diyorsun kendine. İzler sıcak fazla uzakta olamazlar. Dalış lideri ara sıra geriye dönerek grubu kesiyor, maraza var mı diye.
İşte o anda kadrajı oturtup basıyorsun deklanşöre, klik, tebrikler anı yakaladın. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin o anı senin artık. Kimsecikler onu senden alamaz. Sonra aradan yıllar geçiyor, hayat gailesiyle bunaldığın bir gün, okuduğun pis bir gazete haberinden sonra, oturup aceleyle bu satırları karalıyorsun.
Tecavüz, hırsızlık, namussuzluk haberleri arasında bakıyorsun bir yıldız daha kaymış sualtından.
Haluk Cecan vefat etmiş. Allah iyileri çabuk alıyor yanına sanırım. Mekanı cennet olsun…

Çiçek Bahçesi

By , February 14, 2007 5:48 am

Tam bir çiçek bahçesi gibi. Ayvalık, Deli Mehmet Reef, yaklaşık otuz metre derinlikte, tüplü kurtlardan oluşan bir bahçe. En ufak bir ısı yada ışık değişiminde, yada herhangi bir tehlike sezdiklerinde göz açık kapayana kadar tüplerin içine kaçıyorlar.
Zamanları kalker tüplerinden dışarıya çıkardıkları mavi tül şeklindeki dokunaçlarıyla sudaki planktonları süzerek beslenmekle geçiyor.
Bu kareyi çekmeden önce biraz oyalandım, kolumu sallayınca tüplerin içine kaçıp sonra tekrar çıkışlarını seyrettim. Muhteşem bir görüntüydü, dalış zaten başlı başına harikaydı bir de üstüne bunları bulunca keyif ikiye katlandı. Henüz Türkiyede dalmayı bitirmemiş olanlara Ayvalık resiflerini şiddetle tavsiye ederim. Türkiyede sadece burada bulabileceğiniz mor/kırmızı yumuşak mercanları görmek inanılmaz bir şey. Henüz vakit varken gidip dalmak gerek.
f/3.9 Enstantane 1/75 ISO 100 15mm.
Namaste,

Kompozisyon

By , February 13, 2007 4:05 pm

Kompozisyon önemli bir hadise, bazı kesin kuralları olsa da aslında fazlasıyla göreceli bir kavram. Bazen bir dalış sırasında hiç ummadığınız bir şeye denk gelebiliyorsunuz.
Etrafımızdaki öğeleri kullanarak canlı kompozisyonlar yaratmak olası, mesela bu testi parçası ters bir vaziyette öylesine yatıyordu. Onu çevirip yerleştirdikten sonra birincil konu (foreground subject) işi çözüldü sayılır. Arkadan geçen dalgıçlar da ikincil konu (background subject) oluverdiler. Keşke biraz daha yukarıda olsalardı.
Mekan Çeşme / Ayrıktaş, sene 2005 aylardan Mayıs.
Hayatın güzel olduğu anlardan biri :-)

Kasvet

By , February 7, 2007 6:04 am

Kasvet, günün anahtar sözcüğü budur. İtirazı olanları şuraya alalım. Kalanlar için ise bu sabahın blog incileri ve projesi az sonra….
Hayatımın çok az dönemi şu son 3 gün kadar kaotik olmuştur. Kaotik derken, her an her saniye her *okun değişmesini kastediyorum. Bazen “Bi durun ulaaaan” diye höyküresim geliyor. İsyanlardayım uzun lafın kısası ama vakitsizlikten başımı kaşıma işini dahi taşerona verecek haldeyim. O derece, ötesi yok.
Fotoğraf Monem Batığı, geçen yazdan kalma, bir geniş açı denemesi. Bu kare ile ilgili not, kadraj yaparken palet çırpmayı minimuma indirmek gerek.
Günün muhteşem projesi ise, sabahları banyoya girerken bizi neşelendirecek elektronik teşrifatçı projesi.
Şimdi alet hareket ve ışık sensörlü, banyo ışığı yanıp hareket algılanınca bir drum roll eşliğinde ” İşşşteeee Hede Bey teşrif ettiler ” , ” Kadıköy Baronesi Hödö Hanım karşınızda ….” gibi teşrifat anonsları yapacak. Bu alete ” Klozet kapağını kaldır! “, “Diş macununu ortadan sıkmaaaa! “, ” Kağıt bitmiş hacım değiştiiiir !” gibi uyarıcı anonslar da eklenebilir. Arada sırada “Aslansın sen seni kesseler acımaz!”, “Yürü beee kim tutar seni!” gibisinden gaz verebilir.
Hayat bayram olabilir. Tez zamanda kaosun sona ermesi temennilerimle.
Namaste

Panorama Theme by Themocracy